6. Hukuk Dairesi 2024/627 E. , 2025/949 K. MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/980 E., 2023/1891 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1352 E., 2021/97 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırl…
**6. Hukuk Dairesi 2024/627 E. , 2025/949 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/980 E., 2023/1891 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/1352 E., 2021/97 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili (..... İnşaat Taaah ve Mühendislik) firması ile davalı firma arasında, davalının 105 ada, 36 parsel sayılı taşınmazı üzerinde istinat perde duvar inşaatı için 03.08.2015 tarihli bir eser sözleşmesi düzenlendiğini, ancak davalının geç yer teslimi yaparak müvekkilinin işçilik maliyetlerini keyfi bir biçimde arttırdığını, sözleşme konusu yapılacak işleri neredeyse tamamen değiştirerek imalat aşamasına gelindiğinde keyfi ve tek taraflı bir fiyat belirlemesi ile müvekkilini mağdur etmeye çalıştığını, haksız ve hukuka aykırı olarak nefaset kestiğini, sözleşme konusu işlerde yaptığı değişiklikler ile sözleşmenin mali hacmini küçülterek müvekkilinin bu işten umduğu kazancı daralttığını ve böylece müvekkilinin zarara uğratıldığını, müvekkilinin davalı firma ile bu konularda uzlaşmak istediğini, isteği ret edilince İnegöl Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2016/22 D. İş sayılı dosyası ile tespit yapılıp bilirkişi raporu alındığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 170.000,00 TL alacağın tespit bilirkişi raporunun davalıya tebliğ tarihi olan 28.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmasının söz konusu olamayacağını, davacı tarafın tüm taleplerine dayanak tuttuğu tespitin, müvekkilİ şirkete hiçbir bildirim yapılmadan, şirketin yokluğunda yapıldığını, alınan bu tespit raporuna müvekkili şirket tarafından itiraz edildiğini, tespit raporunun delil niteliğinin bulunmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere, yer tesliminde yaşanan gecikme nedeniyle uğranıldığı iddia edilen zararIN mesnetsiz olduğunu, taraflar arasında akdedilmiş bulunan 03.08.2015 tarihli sözleşme uyarınca, yüklenici işe sözleşme konusu yerin, ...tarafından işe ve işin gerektirdiği şartlara uygun olarak hazırlanıp teslimi yapıldıktan sonra başladığını, davacı tarafından da imzalanmak suretiyle kabul edilen sözleşme kapsamında varılmış mutabakat, süre uzatımının yapılabileceği ancak herhangi bir fiyat artışının söz konusu olmayacağı, işin azaldığı ve bu nedenle maliyetin arttığı tespitinin doğru olmadığını, devir yasağına rağmen işlerin taşerona devredildiğini, projede yapılan değişikliğin işin orijinal gayesine uygun olduğunu ve maliyet artışına sebebiyet vermeyeceğini, projedeki değişikliğin istinat perdesinin yüksekliğinin en fazla 3 metre artırılması şeklinde olduğunu, orjinal gayesine uygun yapılması nedeni ile sözleşme bedelinde herhangi bir tadilat ‘artış ve azalış’ yapmanın gerekmediğinin sabit olduğunu, ayrıca iddianın aksine, zayii olduğu iddia edilen demir miktarının, teknik normlar kapsamında, kabul edilemez bir zaiyat olmadığını, zaiyat oranının, teknik normlara göre, öngörülebilir, kabul edilebilir bir oran olduğunu, sözleşme fiyatının ve projenin içinde olan ahşap kalıp iskelesi ve vinç bedelinin ayrıca talep edilmesi ve buna dair bir hesaplama yapılmasının da yerinde olmadığını, fazla nefaset kesildiği iddiasının yersiz olduğunu, davacı tarafın iyiniyetli olmadığını, müvekkili şirketi yanıltmak suretiyle haketmediği bedelleri tahsil etmeye çalıştığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından kâr mahrumiyeti nedeniyle alacak talebinde bulunulmuş, proje revizyonları nedeniyle iş bedelinin 2.100.840,00 TL'den 1.525.85,63TL'ye düştüğü, aradaki farkın % 25'i ölçüsünde kâr kaybı olduğu ve bu miktarın talep edildiği ileri sürülmüş ise de sözleşme bedelinin düzenlendiği 10.1. maddede "işbu tutar, ortalama piyasa fiyatlarına göre hesaplanmış olup, ...açısından bağlayıcı değildir." hükmünün yer aldığı gözetildiğinde projede yapılan değişiklik ve malzeme değişiklikleri, birim fiyat değişiklikleri nedeniyle proje bedelinin bağlayıcı olmayacağının düzenlendiği, bu haliyle proje bedelinin sözleşmede yer alan tutarın altında yer almasının açık sözleşme hükmü nedeniyle kâr kaybı talep hakkı doğurmayacağı, davacı ile davalı arasında imzalanan eser sözleşmesine konu projenin yapımı sırasında projede yapılan revizyonlar nedeniyle davacının maliyetlerinin arttığı, bu artışın bilirkişi incelemesi neticesinde 15.984,86 TL+KDV olduğu, KDV dahil tutarın 18.862,13 TL olduğu, davacı tarafça yer tesliminin geç yapılmasından dolayı, vinç ödemesinden dolayı, kalıp iskelesi, zayi demir bedelleri, iş iskelesi ve benzeri diğer imalat kalemleri ile kâr mahrumiyeti nedeniyle alacak talebinde bulunmuş ise de dosyaya sunulan 25.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda yer alan teknik tespitler doğrultusunda talep edilebilecek imalat bedelinin KDV dahil 18.862,13 TL olduğu, kâr kaybı bedelinin sözleşmede proje bedelinin davalıyı bağlayıcı olmadığı kaydı bulunduğu gözetilerek talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 18.862,13 TL alacağın dava tarihinden itibaren işletilecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemenin bilirkişilerden gerekçeli ve açık itirazları doğrultusunda ek rapor alma cihetine gitmediğini, projede yapılan değişiklik ve malzeme değişiklikleri birim fiyat değişiklikleri nedeniyle proje bedelinin bağlayıcı olmadığını, kâr kaybı talep hakkı doğurmayacağını değerlendirdiğini, bu değerlendirmenin yanlış ve hukuka uygun olmadığını, proje değişiklikleri ile imalatın bambaşka bir hal aldığını, proje bedelindeki değişikliğin %10’u aştığını, kaldı ki üst üste proje değişiklikleri ve davalı şirketin kararsızlıkları, teslimin geç olması ve kısa sürede bitecek işin kış aylarına sarkması nedeniyle dilekçelerinde de defalarca açıkladıkları üzere müvekkili firmanın tazmini gereken zararlarının ortaya çıktığını, davalının, toplam 1.550.915,73 TL’yi hak edişlerle kabul ettiğini, 1.525.850,63 TL'nin ödediğini, ödenmeyen farkın 25.065,10 TL olduğunu, ancak bu alacaklarının verilmeyerek hata yapıldığını, özellikle 25.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda sözleşmenin 10/1 maddesine göre piyasa fiyatları ile inceleme yapılması gerekirken Bayındırlık İskân Genel Şartnamesi fiyatları ile inceleme yapıldığını, ...ve korege borunun karşılıklı fiyat oluru olmasına rağmen bu alacakları konusundaki bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini beyan etmektedir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; betonarme demirinde zayiat olduğu gerekçesiyle davacının alacaklı olduğunun kabulünün haksız ve hatalı olduğunu, sözleşmede ilgili poz açıklamasında zayiatın birim fiyata dahil olduğunu, sözleşme fiyatının ve projenin içinde olan ahşap kalıp iskelesi bedelinin ayrıca talep edilmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, sözleşme gereği işin ifası için lüzumlu her türlü malzeme, vinç, iskele ve benzerinin müteahhit tarafından temin edilmesinin, sözleşme kapsamında olduğunun açık olduğunu, kalıp iskelesi bakımından bedelinin davacıya ödenmesi hususundaki tespitin taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, perde yüksekliğinin sadece Tip 8 için artmışken, hükme esas alınan bilirkişi raporunu hazırlayan bilirkişilerce diğer yedi tip için ortalama bir hesap yapılmış olmasının dosya kapsamına uygun olmadığını, keşifte olmayan ve yerinde yapılması ihtiyacı doğan, “Q100 PVC ...Borusu ve Q400 Koruge Boru Döşenmesi” ek işine ilişkin bedel tespitinin de hatalı olduğunu, davacı tarafla ayrıca mutabakata varılarak, bir fiyat belirleme yoluna gidilmesi yönteminin seçildiğini, bu iki kalem imalatın birim fiyatının müvekkili şirketçe onaylandığını gösterir herhangi bir belge sunulmadığını, ...ve koruge birim fiyatlarına ilişkin tutanak olmaması nedeniyle bu imalatların hak edişten çıkartılarak düzenlendiğini ve bu imalatlara yönelik birim fiyatların tespitine ilişkin tutanağın iletilmesini mütakip kesin hakedişe ilave edilmek üzere 4 no.lu hakedişin onaylandığını, mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının 18.862,13 TL alacaklı olduğuna hükmedilmesinin haksız ve hatalı olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince, dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktar 18.862,13 TL'dir ve Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL' nin altında kalmaktadır. Davacı vekilince de temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, Mahkeme gerekçesinde davacının talepleri tek tek karşılanmak suretiyle hüküm kurulduğu dikkate alınarak kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Davacı vekilince temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının talep halinde davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.