(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/6543 E. , 2012/7682 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.10.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.01.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtla…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2012/6543 E. , 2012/7682 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 26.10.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, mera olarak sınırlandırma istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 31.01.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı Hazine, 113 ada 24 sayılı parselin meradan kazanıldığını ileri sürerek davalı adına oluşan tapu kaydının iptali ile taşınmazın mera niteliği ile özel siciline yazılmasına karar verilmesini istemiştir. Davalı, çekişmeli parselin tarım arazisi olduğunu, üzerinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğinin bulunduğunu, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmü, davalı temyiz etmiştir. Kadastro işlemleri sırasında 4359.76 m2 yüzölçümündeki 113 ada 24 sayılı parselin senetsizden ev, ahır ve arsa vasfı ile davalı adına tescil edildiği görülmektedir. 4342 sayılı Mera Kanununun 3. maddesinde yapılan tanıma göre; mera hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Bu yerler Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğundan özel mülkiyete konu teşkil etmez. Mahkemece çekişmeli taşınmazın kamu orta malı mera niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın kabulü yönünden hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır.