8. Hukuk Dairesi 2018/13175 E. , 2020/1925 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Men'i Müdahale Ve Kal Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, davalının Bağla Koyunda Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kıyıda ve deniz yüze…
**8. Hukuk Dairesi 2018/13175 E. , 2020/1925 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Men'i Müdahale Ve Kal Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup, hükmün davacı Hazine vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, davalının Bağla Koyunda Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan kıyıda ve deniz yüzeyinde beton dolgu, kıyı düzenlemesi yapmak, Ilgın Koyunda da kıyının beton duvarla çevrilerek önüne büyük beton iskele yapılmak ve kıyının da toprakla doldurulmak suretiyle işgal ettiğinin idarece yapılan denetimlerle tespit edildiğini belirterek davalının kıyıya ve deniz yüzeyine yönelik müdahalesinin men'i ve üzerindeki muhdesatların kâl'ine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmesi üzerine; hüküm, davacı Hazine vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve kal istemine ilişkindir. 1. Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı Hazine vekilinin vekalet ücretine ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava dilekçesinde belirtilen dava değerine itiraz edilmemişse; avukatlık ücretinin dilekçede belirtilen değer üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenmesi, harç hesabında dava dilekçesindeki değerin dikkate alınması; dava dilekçesindeki dava değerine itiraz edilmişse ya da keşifte re'sen değer belirlenmişse bu takdirde ortaya çıkan yeni değer üzerinden karar tarihine kadar veya hakimin vereceği süre içerisinde noksan harç tamamlandıktan sonra saptanan bu değer üzerinden harç hesaplanıp avukatlık ücreti takdir edilmesi gerekmektedir. Ne var ki; somut olayda, davacı Hazine harçtan muaf olup keşfen belirlenen değer üzerinden avukatlık ücreti takdir edilmelidir. Davanın kabul edilmesine rağmen karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesi gereğince; “Tarifenin İkinci Kısmının İkinci Bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin Üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” hükmü gereğince nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.