9. Ceza Dairesi 2021/6458 E. , 2023/7529 K. MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/65 E., 2015/77 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebil…
**9. Ceza Dairesi 2021/6458 E. , 2023/7529 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/65 E., 2015/77 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.04.2015 tarihli ve 2013/65 Esas, 2015/77 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuğun, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan 6545 sayılı Kanun ile getirilen değişiklik öncesi 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 11.10.2018 tarihli ve 14-2015/196684 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Mağdure ve tanık beyanlarının çelişkili olması, olay tarihinden iki yıl kadar sonra şikayetçi olunması ve mağdure beyanı dışında suça sürüklenen çocuğun cezalandırılmasına yeter delil bulunmadığından masumiyet karinesi de dikkate alınarak kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mahkeme, "...Olay tarihinde SSÇ ... kız arkadaşı olan ve suç tarihi itibari ile 15 yaşını doldurmayan mağdur ...'i konuşmak amacıyla mağdurenin oturduğu evin bulunduğu binanın zemin katında bulunan çalışmakta olduğu beyaz eşya servisi dükkanına çağırdığı,mağdurenin saat 18:00'den sonraki zaman diliminde ssç'nin çalıştığı iş yerine gittiği bu sırada iş yerinde ssç dışında kimsenin bulunmadığı,mağdureyi iş yerine alan ssç'nin dükkanın giriş kapısını kapatarak mağduru dükkanın arka tarafındaki depo gibi kullanılan bölmeye götürdüğü,burada bir süre mağdur ile ssç'nin konuştukları daha sonra ssç'nin getirdiği meşrubatı içtikleri, mağdurenin meşrubat içtikten kısa bir süre sonra kendinden geçtiği,saat 20:00 sularında kendine gelen mağdurenin kıyafetinin ve iç çamaşılarının çıkarılmış vaziyete çıplak olarak karton üzerinde yatar vaziyette kendini bulduğu, ssç'nin kendisine evleneceğiz, bir şey olmayacak şeklinde söylediği, sonraki bir buçuk yıllık süre içerisinde ssç ile ssç'nin yaşadıkları ilişkiyi ailesine söyleyeceği tehdidi ile bir çok kez cinsel ilişkiye girdiği,daha sonra ssç'nin kendisinden ayrılması nedeni ile bunalıma girerek intihara kalkıştığı, yönündeki beyanlarından özellikle ssç'nin kendisine meşrubat içirerek kendisinden geçmesini sağlayıp daha sonrada organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği yönündeki beyanlarına itibar edilmesi gerektiği zira; mağdurenin bu beyanlarının genel, soyut beyanlar değil, tarih ve saat belirtir şekilde ayrıntılı ve somut beyanlar olduğu, mağdurenin beyanlarını mağdurenin adli raporları ve tanık Işıl Şekerci'nin beyanları ile de doğruladığı, her ne kadar mağdure bu olaydan sonra ssç'nin tehditleri nedeni ile ssç ile yaklaşık bir buçuk yıl boyunca ilişkiye girdiğini belirtmiş ise de; ssç'nin mağdureyi tehdit ettiğini söylemesine rağmen buna ilişkin delil bulunmaması, yaklaşık bir buçuk yıl boyunca devam eden ilişkiye dair de her hangi bir görgü tanığı yada delilin olmaması kaldı ki; mağdurenin anlatımı ve nüfus kaydı nazara alındığında mağdurenin yaşadığı ilk istismar olayından sonra 15 yaşını doldurduğu , ssç'nin ailene söylerim şeklindeki soyut tehdit iddiaları dışında başka iddiananın bulunmadığı bu dönemde mağdurenin ilk yaşadığı cinsel istismardan dolayı ssç'nin kendisinden ayrılmaması için rızası ile ilişkiye girmiş olabileceği ,15 yaşını tamamlamış mağdurenin rızası ile cinsel ilişkinin suç olmaması nedeni ile mağdurenin bu yöndeki beyanlarına itibar edilmemiş, her ne kadar ssç savunmasında suçlamayı soyut anlatımlarla inkar etmiş ise de; inkar yollu savunmasına herhangi bir dayanak sunamamış aksine mağdure ile 3-4 ay arkadaşlık yaptığı ve zaman zaman dışarıda buluştuklarını belirtmek suretiyle tevilli ikrarda bulunduğu,mağdurenin ssç'ye iftira etmesi için hiç bir neden bulunmadığı kanaatine varılmakla ssç'nin inkar yollu savunmasına itibar edilmeyerek,ssç'nin mağdureye yönelik organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel istismar suçunu işlediği kanaatine varılmış..." şeklindeki gerekçesiyle suça sürüklenen çocuğun mahkumiyetine karar vermiştir. IV. GEREKÇE Olayın intikal şekli ve süresi, mağdurenin başka delillerle doğrulanmayan soyut beyanları, çelişkili tanık anlatımları, raporlar, savunma ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, suça sürüklenen çocuğun savunmasının aksine mağdure ile 2010 yılı Eylül ayında ve sonrasında cinsel ilişki yaşadıklarına yönelik mağdurenin soyut beyanları dışında mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından suça sürüklenen çocuğun beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. 2. Bozma sebebine uygun olarak Tebliğnamede onama isteyen görüşe iştirak edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Silivri Ağır Ceza Mahkemesinin, 03.04.2015 tarihli ve 2013/65 Esas, 2015/77 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2023 tarihinde karar verildi.