Ceza Genel Kurulu 2016/701 E. , 2018/415 K. "" Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 20. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 253-50 Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'ün TCK'nın 188/3, 62, 52/2, 53, 54 ve 63. maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis ve 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 25.03.2015 tarihli ve 253-50 sayılı hükmün, sanık müdafisi tarafından temy…
**Ceza Genel Kurulu 2016/701 E. , 2018/415 K.** **"İçtihat Metni"** Kararı Veren Yargıtay Dairesi : 20. Ceza Dairesi Mahkemesi :Ağır Ceza Sayısı : 253-50 Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ...'ün TCK'nın 188/3, 62, 52/2, 53, 54 ve 63. maddeleri gereğince 8 yıl 4 ay hapis ve 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye ve mahsuba ilişkin Trabzon 2. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 25.03.2015 tarihli ve 253-50 sayılı hükmün, sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 20. Ceza Dairesince 24.02.2016 tarih ve 15385-1056 sayı ile; "1- Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2013/610-2014/512, 2013/84-2014/513 ve 2014/166-514 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; 'adli arama kararı' alınmasını gerektiren olayda arama kararı alınmadan 'önleme arama kararı' ile arama yapılması hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu bulunan ve suçun maddi konusunu oluşturan deliller ya da suçun maddi konusu 'hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş' olacağından, Anayasa'nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile CMK'nın 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi, 217. maddesinin 2. fıkrası, 230. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca hükme esas alınamaz. Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ...'nin .... plakalı araçla İstanbul'dan Trabzon'a uyuşturucu sevkiyatı yapacağı bilgisinin alınması üzerine olay tarihinde kolluk kuvvetleri tarafından yapılan yol uygulamasında sanığın içinde bulunduğu araç durdurularak, CMK’nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde 'adli arama kararı' veya 'yazılı adli arama emri' alınmadan araç içinde 21.10.2014 tarihinde verilen önleme arama kararına dayanılarak yapılan aramada uyuşturucu maddenin ele geçirildiği anlaşılmakla, arama yapılmadan önce usulüne uygun arama kararı ya da yazılı arama emri alınıp alınmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve değerlendirilmesi gerektiğinin düşünülmemesi, 2- Kabule göre de; a) Adli Tıp Kurumu Trabzon Grup Başkanlığının 08.12.2014 tarihli raporuna göre sanıkta ele geçen haplardan uyuşturucu ve uyarıcı özelliği olmayan 1091 tanesinin sanığa iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi, b) Adli Tıp Kurumu Trabzon Grup Başkanlığınca suça konu uyuşturucu maddeden alınan şahit numunenin de müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, c) Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarih ve E.2014/140; K.2015/85 sayılı kararının 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiş olması nedeniyle TCK'nın 53. maddesiyle ilgili olarak yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması" isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 15.03.2016 tarih ve 308004 sayı ile;