3. Ceza Dairesi 2017/9540 E. , 2018/4497 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Adli sicil kaydına göre sanığın, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait 04.04.1996 tarih, 1995/146 Esas ve 1996/56 Karar sayılı ilam gereği mükerrir olduğu gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan netice hapis cezasının TCK'nin 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince adli para cezasına
**3. Ceza Dairesi 2017/9540 E. , 2018/4497 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi HÜKÜM : Sanığın mahkumiyetine dair Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak; Gereği görüşülüp düşünüldü: Adli sicil kaydına göre sanığın, Osmaniye 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ne ait 04.04.1996 tarih, 1995/146 Esas ve 1996/56 Karar sayılı ilam gereği mükerrir olduğu gözetilmeden, sanık hakkında hükmolunan netice hapis cezasının TCK'nin 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince adli para cezasına çevrilmesi suretiyle TCK'nin 58/1. maddesinde belirtilen tekerrür hükümlerinin uygulanamaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1) Mağdurun yaralanmasına ilişkin, Adli Tıp Kurumu Osmaniye Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen, 22/10/2014 tarihli raporda, yaralanmanın yüzde sabit iz oluşturup oluşturmadığı hususunda değerlendirme yapılmak üzere mağdurun taraflarınca muayenesinin gerektiği belirtildiği halde, mağdurun bizzat muayenesinin sağlanarak, Adli Tıp Kurumunca yüzde sabit iz yönünden düzenlenecek ek raporun sonucuna göre, gerektiğinde sanığa TCK’nin 87/1-c, 87/1-son hükümlerinin uygulanması ihtimali karşısında CMK’nin 226. maddesi gereği ek savunma hakkı tanınması ve sanık hakkında, meydana gelen yaralanmanın niteliğine göre, TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca belirlenen temel cezada TCK’nin 87/1-c ve 87-1-son hükümleri uyarınca arttırım yapılması gerekirken, yüzde sabit iz yönünden rapor aldırılmaksızın, eylem sebebiyle mağdurun vücudunda kemik kırığı meydana geldiğinden bahisle TCK’nin 87/3. maddesinin tatbik edilmesi, Kabule göre de; 2) Adli tıp kriterleri açısından kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1), orta (2-3), ağır (4-5-6) derece şeklinde sınıflandırılması ve 5237 sayılı TCK'nin 87/3. maddesinde kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisine göre cezanın en fazla 1/2'ye kadar artırımının öngörülmüş olması karşısında, şikayetçinin adli raporunda vücudundaki kemik kırığının hayat fonksiyonlarına etkisinin hafif (1.) derece olduğunun belirtilmesine rağmen, TCK'nin 3. maddesinde düzenlenen orantılılık ilkesine aykırı olarak (1/4) oranında arttırım yapılmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi, 3) Neticeten adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilen sanık hakkında, kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarına hükmedilmesi, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkı saklı kalmak kaydı ile 6723 sayılı Kanunun 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanunun 8/1 maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.03.2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.