Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/146 E. , 2024/3917 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/146 Karar No : 2024/3917 TEMYİZ EDEN TARAFLAR: I- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... II- (DAVALILAR) 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 3- ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fı
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/146 E. , 2024/3917 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/146 Karar No : 2024/3917 TEMYİZ EDEN TARAFLAR: I- (DAVACI) ... VEKİLİ : Av. ... II- (DAVALILAR) 1- ... Bakanlığı VEKİLİ : Av. ... 2- ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... 3- ... Belediye Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: İstanbul İli, Avcılar İlçesi, ... Mahallesi, ... Cad. ... pafta, ... (eski ...) parselde bulunan ve davacının 1/2 hissedar olduğu A1 blok (5) nolu 130 m² kullanım alanlı bağımsız bölümün Bakanlar Kurulunca alınan Afete Maruz Bölge Kararı gereğince yıkılması üzerine, söz konusu binanın yıkımı sebebiyle uğranıldığı öne sürülen 90.000,00-TL maddi (ıslah sonucu 145.000,00TL) , 20.000,00-TL manevi zararın yıkım tarihinden (23.01.2016) itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davanın kısmen kabulü ile 11.700,00-TL maddi tazminatın ve 4.000,00 TL manevi tazminatın davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığından, 11.700,00-TL maddi tazminatın ve 4.000,00-TL manevi tazminatın davalı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığından,11.700,00-TL maddi tazminatın ve 4.000,00-TL manevi tazminatın davalı Avcılar Belediye Başkanlığından olmak üzere toplam 35.100,00-TL maddi tazminatın ve 12.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarelerden alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat talepleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince istinaf başvurularının kısmen reddi, kısmen kabulü yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 22/03/2022 tarihli ve K:2021/11122, K:2022/3387 sayılı kararı ile bozulması üzerine, bozma kararına uyularak davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 45.447,84-TL maddi tazminatın %60 kusur oranına isabet eden 27.268,70-TL’sinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca, %30 kusur oranına isabet eden 13.634,35-TL’sinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığınca, %10 kusur oranına isabet eden 4.544,79-TL’sinin ise Avcılar Belediye Başkanlığı’nca davanın açıldığı 23/06/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 99.552,16-TL maddi tazminat isteminin ise reddine, davacının manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile takdiren 12.000,00-TL manevi tazminatın %60 kusur oranına isabet eden 7.200,00-TL’sinin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nca, %30 kusur oranına isabet eden 3.600,00-TL’sinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nca, %10 kusur oranına isabet eden 1.200,00-TL’sinin ise Avcılar Belediye Başkanlığı’nca dava tarihi olan 23/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 8.000,00-TL manevi tazminat isteminin ise reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : 1- Davacı vekili tarafından; tazminat bedelinin rayiç değer üzerinden belirlenmesi gerektiği, enkaz yıkımı yapan belediye tarafından götürüldüğü halde, molozlar davacı nezdinde değerlendirilerek, enkaz bedelinde idareler lehine karar verildiği, faiz başlangıcının yıkım tarihi (23.01.2016) olması gerektiği, idarelerin sorumluluğunun müşterek/müteselsil olması gerektiği, manevi tazminatın düşük hesaplandığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. 2- Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından; davanın süresinde açılmadığı, ilgili belediyeler husumeti ile görülmesi gerektiği, zarardan dolayı idarelerinin sorumluluğu, idarelerine atfedilebilir herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. 3- İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığı, dava konusu işlem ve eylemlerle idareleri arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. 4- Avcılar Belediye Başkanlığı tarafından; idarelerinin herhangi bir kusur ve sorumluluğu bulunmadığı, yapı maliki ve müteahhidinin kusur oranlarının da hesaplanması gerektiği, manevi tazminat isteminin reddi gerektiği belirtilerek, temyize konu karardaki aleyhe hususların bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: 1- Davalı idareler tarafından; savunma verilmemiştir. 2- Davacı tarafından; temyiz isteminin reddi gerekiği savunulmuştur. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi, davacının temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddi ile temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dava konusu taşınmazın bulunduğu Avcılar İlçesi için Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğü ve bazı kamu kurumlarınca farklı tarihlerde yapılan araştırma ve tespitlerde, ilçe geneline yönelik; ''Marmara denizi kıyıları killi ve marnlı serilerle örtülü bulunduğundan heyelana müsaittir, bu kısımlar gerekli önlemler alınmadıkça iskan için sakıncalıdır'' görüşüne yer verildiği, 1971 yılında yapılan bu tespitte, evlerin fazla katlı olmaması, hafif malzemeden yapılması, derin kazılar yapılmaması, yüzey suyu drenajı yapılması, kıyıdan itibaren kademeli olması ve istinat duvarı yapılması gerektiğinin ifade edildiği, yine Bakanlıkça 1977 yılında Boğaziçi Üniversitesine hazırlattırılan raporda; yamaçları heyelanlı ve heyelana müsait olmaları nedeniyle ancak düşük eğimli ve potansiyel heyelan alanlarında zemine fazla yük vermemek ve kazıdan kaçınmak şartı ile tek katlı ve bahçeli evler yapılmasının mümkün olabileceğinin belirtildiği, İller Bankasınca hazırlanan 1981 tarihli rapora göre Avcıların turistik tesis alanı olarak, kamp alanı ve iki katlı yapı alanı olarak gösterildiği, davaya konu alanın, 1981 yılında İller Bankası tarafından hazırlanan ve Bayındırlık ve İskan Bakanlığının onayladığı nazım imar planı ve 1982 tarihli Avcılar Belediye Başkanlığının hazırladığı uygulama imar planı ile yerleşime açıldığı ve zaman içerisinde çok katlı yerleşime izin verildiği, anılan planların hazırlandığı tarihlerde yürürlükte bulunan mülga 6785 sayılı İmar Kanununun 1605 sayılı Kanunla değişik 26. maddesiyle nüfus ve il veya ilçe merkezi olması ölçütlerine göre yol istikamet planları ile imar planlarını belediyelerin yaptırmaları mecburiyeti getirildiği ve 29. maddesiyle imar ve yol istikamet planlarının İmar ve İskan Bakanlığının tasdikiyle kesinleşeceği ve yürürlüğe gireceğinin hüküm altına alındığı, Bakanlığın onay yetkisi planların hukuki varlık şartlarından olduğundan, bu planlara ilişkin çok katlı yerleşime izin veren ilçe belediyesinin yanında Bakanlığın ve Mülga 3030 sayılı Kanundan kaynaklanan denetim yükümlülüğünü yerine getirmeyen, imar yükümlülüklerini ilçe belediyesi ile birlikte kullanan, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığının hizmet kusurlarının bulunduğu, Mülga 180 sayılı Bayındırlık ve İskan Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin 9. maddesinin g bendinde de, afetle ilgili daimi iskan yerleşmelerinde imar planlarını ve alt yapı tesisleri planlarını ve bunlara ait etüd, harita, proje ve keşifleri yapmak veya yaptırmak, re'sen onaylamak veya onaylanmasını sağlamak, inşaat işlerini yapmak veya yaptırmak konularında Bakanlık Yapı İşleri Genel Müdürlüğünün yetkili olduğunun hükme bağlandığı, 644 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile de Bayındırlık ve İskan Bakanlığı tarafından yürütülen görevlerin Çevre ve Şehircilik Bakanlığına geçtiği, İstanbul İli, Avcılar İlçesi, ... Mahallesi, ... Cad.... pafta, ... (eski ...) parselde bulunan ve davacının 1/2 hissedar olduğu A1 blok (5) nolu 130 m² kullanım alanlı bağımsız bölümün yıkılması üzerine, söz konusu binanın yıkımı sebebiyle uğranıldığı öne sürülen 90.000,00-TL maddi (ıslah sonucu 145.000,00-TL), 20.000,00-TL manevi zararın yasal faizi ile birlikte tazminine karar verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 125. maddesinin 1. fıkrasında idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtilmiş, son fıkrasında ise, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğu hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İdarenin hukuki sorumluluğunun kabulü için, kusursuz sorumluluğa ilişkin istisna halleri dışında, idarenin yürüttüğü kamu hizmetinin, kötü işlemesi, geç işlemesi yada hiç işlememesi sebeplerinden birisiyle kusurlandırılmış olması gerekmektedir. Hizmet kusuru, iradi bir işlem yada eylemden kaynaklanabileceği gibi, idarenin dikkatsizliğinden, tedbirsizliğinden ve ihmalinden de kaynaklanabilir. Yine zarar ile idari eylem veya işlem arasında uygun illiyet bağının da bulunması gerekmektedir. Kusur oranı, maddi tazminat bedelinin enkaz bedeli dışında kalan kısmı, manevi tazminatın bedel kısmı yönünden; Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Maddi tazminat bedelinin enkaz bedeline ilişkin kısmı ile maddi ve manevi tazminata uygulanacak faiz başlangıcı ve yargılama giderleri yönünden ise; Maddi tazminat bedeli hesaplanırken, aynı konuya ilişkin benzer dosyalarda da Dairemiz içtihadı olarak belirlendiği üzere; zararın hangi tarihte ortaya çıktığı Mahkeme tarafından belirlenerek, maddi tazminat bedeline ilişkin değer tespitinin zarara uğranıldığı tarih itibarıyla tespit edilmesi gerektiği gibi binanın maliyet bedeli tespit edilirken her yıl güncellenen, Mimarlık ve Mühendislik Hizmet Bedellerinin Hesabında Kullanılacak Yapı Yaklaşık Birim Maliyetleri Hakkında Tebliğ hükümlerine göre hesaplama yapılması ve bu hesaplama yapılırken dairenin yapı maliyet bedeli belirlendikten ve bu bedelden yıpranma payı düşüldükten sonra, ortaya çıkacak miktara hesap edilen arsa değer kaybının da eklenmesi ve enkaz bedelinin düşülmesi (enkazın davacı uhdesinde kalması durumunda) suretiyle ulaşılması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinden; bozma kararı sonrasında maddi tazminat hesabı için ek bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği ve bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde 14.06.2023 tarihli ek bilirkişi raporunun dosyaya sunulduğu, temyize konu İdari Dava Dairesi kararında hükme esas alınan söz konusu ek rapor incelendiğinde, maddi tazminat bedelinin belirlenmesine dair hesaplama yapılırken, yukarıda belirtilen hesaplama yöntemine uygun olarak hesaplama yapılmakla birlikte, enkaz bedeli yönünden, söz konusu enkaz bedelinin davacının uhdesinde kaldığı kabulü ile, yapı yaklaşık maliyet bedeli ve arsa değer kaybından oluşan toplam maddi tazminat bedelinden, 2.437,50-TL olarak belirlenen enkaz bedelinin düşülmesi suretiyle, nihai maddi tazminat bedelinin hesaplanmış olduğu görülmektedir. Oysa ki; dosyadaki bilgi ve belgeler incelendiğinde, davaya konu binanın 23.01.2016 tarihinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi ekipleri tarafından yıkıldığı, enkazın davacı uhdesinde kaldığına dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; yukarıda belirtilen açıklamalar çerçevesinde, enkaz bedelinin davacının uhdesinde kaldığının kabulü mümkün olmadığından, 2.437,50-TL olarak belirlenen enkaz bedelinin, yapı yaklaşık maliyet bedeli ve arsa değer kaybından oluşan toplam maddi tazminat bedelinden düşülmesi suretiyle belirlenen nihai maddi tazminat bedeli dikkate alınarak verilen temyize konu İdari Dava Dairesi kararında, belirtilen kısım yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Ayrıca dosyadaki belgeler incelendiğinde; davanın ilk olarak maddi ve manevi tazminat istemli olarak ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyası ile 21.03.2016 tarihinde açıldığı, söz konusu dosyada verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı dilekçe ret kararının 10.05.2017 tarihinde tebliği üzerine, yasal süresi içerisinde 26.05.2017 tarihinde yeniden işbu davanın açıldığı anlaşıldığından, davanın ilk olarak açıldığı 21.03.2016 tarihi, maddi ve manevi tazminat bedelleri için faiz başlangıcı olarak belirlenmesi gerekirken, maddi ve manevi tazminat bedelleri için faiz başlangıcı olarak davanın açıldığı 23.06.2017 tarihinin belirlenmesine dair temyize konu İdari Dava Dairesi kararında belirtilen yönden de hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Diğer yandan; bozmaya uyulması durumunda yapılacak yargılamada (tekerrüre sebebiyet verilmeyecek şekilde) yargılama giderleri hususunda da yeniden karar verilmesi gerekeceği tabiidir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalıların temyiz istemlerinin reddine; davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının; kusur oranı, maddi tazminat bedelinin enkaz bedeli dışında kalan kısmı, manevi tazminatın bedel kısmı yönünden ONANMASINA, 3. Anılan İdare Dava Dairesi kararının; maddi tazminat bedelinin enkaz bedeline ilişkin kısmı ile maddi ve manevi tazminata uygulanacak faiz başlangıcı ve yargılama giderleri yönünden ise BOZULMASINA, 4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 12/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.