4. Hukuk Dairesi 2009/7876 E. , 2010/3639 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/04/2006 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/06/2007 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rap…
**4. Hukuk Dairesi 2009/7876 E. , 2010/3639 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 06/04/2006 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12/06/2007 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazına gelince; dava, haksız şikayet nedeni ile kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Davacı, haksız şikayeti nedeniyle ağır ve haksız suçlamalar ile karşı karşıya bırakılarak kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu belirterek, uğradığı manevi zararın ödetilmesini istemiştir. Davalı ise, anayasa ile korunan hak arama özgürlüğü sınırları içinde şikayet hakkını kullandığını belirterek, istemin reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. Yerel mahkemece, şikayet hakkının yasal sınırlar içinde kullanıldığının kabul edilebilmesi için suç işlendiğine ilişkin az da olsa belirti (emare) bulunması gerektiği, dava konusu suçlamada ise suç işlendiğine ilişkin bir belirti bulunmadığı; davacı hakkında icra takibi başlatan davalının, kin ve kötülük (garez) amacı ile şikayette bulunduğu sonucuna varılarak istemin bir bölümünün kabulüne karar verilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Yargıç, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda yargıcın, hukuk ve adalete uygun (hak ve nasfetle) karar vereceği Medeni Yasa'nın 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Taraflar arasındaki olayların gelişimi ve yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde davacı yararına takdir edilen 4.000,00 TL manevi tazminat fazladır. Daha alt düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere kararın bozulması gerekirse de belirlenen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 438/son maddesi gereğince, davacı yararına 2.000,00 TL manevi tazminat takdir olunmak suretiyle, kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenle, gerekçesinde ve hüküm fıkrasının 1 nolu bendinde yer alan “…4.000,00…” ve “…4.000…” biçimindeki sayı dizilerinin ayrı ayrı silinerek yerlerine “…2.000,00…” sayı dizilerinin yazılmasına; harç alınmasına ilişkin 2 nolu bendinin tümden silinerek yerine 2 nolu bent olarak “2-Davanın kabul edilen tutarı üzerinden hesaplanan 108,00 TL karar harcının peşin olarak alınan 135,00 TL harçtan indirilerek artan tutarın, karar kesinleştiğinde ve isteği durumunda davacıya geri verilmesine,” biçimindeki tümcenin yazılmasına; yargılama giderlerine ilişkin 3 nolu bendinde yer alan “…11,80…” ve “…146,80…” biçimindeki sayı dizilerinin ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…5,90…” ve “…140,90…” sayı dizilerinin yazılmasına; taraflar yararına vekalet ücreti takdirine ilişkin 4 ve 5 nolu bentlerinde yer alan “…480,00…” biçimindeki sayı dizilerinin ayrı ayrı silinerek yerlerine sırası ile “…450,00…” sayı dizilerinin yazılmasına; davalının öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 30/03/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.