Başvuru, kolluk görevlileri tarafından dilekçe hakkının gereği gibi kullandırılmaması nedeniyle ifade hürriyetinin; gözaltında darp ve yüksek sesle müzik dinlemeye maruz bırakılma ile bu konuda yapılan yargılamanın etkili olmayıp makul sürede tamamlanmaması nedenleriyle de kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, kolluk görevlileri tarafından dilekçe hakkının gereği gibi kullandırılmaması nedeniyle ifade hürriyetinin; gözaltında darp ve yüksek sesle müzik dinlemeye maruz bırakılma ile bu konuda yapılan yargılamanın etkili olmayıp makul sürede tamamlanmaması nedenleriyle de kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 9/1/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 22/12/1960 doğumlu olup Diyarbakır'da ikamet etmektedir. Başvurucu ve beraberindeki bir grup kişi, toplu dilekçe vermek amacıyla 16/8/2004 tarihinde Diyarbakır Valiliğine (Valilik) gitmiştir. Burada başvurucu ve kolluk görevlileri arasında birtakım olaylar yaşanmıştır. Başvurucunun iddiasına göre dilekçe verdiklerine dair belge istemeleri üzerine Valilik görevlisi tarafından hazırlanan teslim tutanağı kolluk görevlilerince yırtılmış, yeniden belge tanzim edilmesini istemeleri üzerine başvurucu ve yanındakiler kolluk görevlilerinin sert muamelesiyle gözaltına alınmıştır. Başvurucu, gözaltında kaldığı esnada saat 00 ile 00 arasında kolluk görevlilerince kendilerine radyodan yüksek sesle müzik dinletilerek uyumalarına mani olunduğunu, bu hususta kolluk görevlilerini uyardıklarında ise hakarete maruz kaldıklarını ve emniyet müdür yardımcısı tarafından tehdit edildiğini iddia etmiştir. Kolluk tarafından olaya ilişkin olarak düzenlenen tutanaklara göre ise başvurucunun da içinde bulunduğu bir grubun 16/8/2014 tarihinde Valiliğe doğru izinsiz yürüyüşe geçmesi, sesli uyarıya terör örgütü lehine slogan atarak karşılık vermesi, yasak içerikli döviz açması nedeniyle gruba müdahale edilmiştir. Başvurucu iddialarıyla ilgili olarak 20/8/2014 tarihinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığına (Cumhuriyet Başsavcılığı) suç duyurusunda bulunmuş ve ilgili tüm kolluk personelinden şikâyetçi olmuştur. Cumhuriyet Başsavcılığınca aynı tarihte adli soruşturma başlatılmış, 21/12/2004 tarihinde ise on yedi kolluk görevlisi hakkında yeterli delil elde edilemediği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilmiştir. Cumhuriyet Başsavcılığı iki kolluk görevlisi hakkında ise -başvurucu ve yanındakilere gece 00 ile 00 arasında yüksek sesle müzik dinlettiği gerekçesiyle- 21/12/2004 tarihinde efrada sui muamelede bulunmak suçundan iddianame tanzim etmiştir. Başvurucu, on yedi kolluk görevlisi hakkında verilen karara itiraz etmiştir. İtirazın akıbetine ilişkin olarak başvuru formu ve ekinde bir bilgi ya da belgeye yer verilmemiştir. UYAP aracılığıyla yapılan kontrolde de bir sonuca ulaşılamamıştır. Diyarbakır Asliye Ceza Mahkemesince, iki kolluk görevlisi hakkındaki davada 13/11/2007 tarihinde görevsizlik kararı verilmiştir. Bu karardan sonra kovuşturmayı yürüten Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesince de 16/1/2008 tarihinde karşı görevsizlik kararı verilmiş, Yargıtay Ceza Dairesinin 18/12/2008 tarihli ilamı ile görevli mahkemenin Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesi (Mahkeme) olduğuna karar verilmiştir. Mahkeme tarafından yapılan yargılama sonucunda kolluk görevlileri hakkında 5/11/2009 tarihinde beraat kararı verilmiştir. Başvurucu bu kararı temyiz etmiştir. Yargıtay Ceza Dairesinin (Daire) 8/5/2012 tarihli ilamı ile söz konusu karar bozulmuştur. Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkeme tarafından 9/10/2012 tarihinde tekrar beraat kararı verilmiştir. Tekrar temyiz edilen bu karar, Dairenin 6/2/2014 tarihli kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Dairenin onadığı karara ilişkin olarak Mahkeme tarafından kolluk görevlileri hakkında 11/3/2014 tarihinde kesinleşme şerhleri düzenlenmiştir. Başvurucu, başvuru formunda nihai kararın 11/12/2014 tarihinde tebliğ edildiğini belirtmiştir. Ancak buna ilişkin olarak sunulan belgenin tebliğ belgesi değil çağrı kâğıdı olduğu ve üzerindeki posta kodundan tebliğ bilgilerine erişilemediği görülmüştür. Söz konusu evrakın UYAP ortamında açık tebligat olarak 3/12/2014 tarihinde oluşturulduğu anlaşılmıştır. Başvurucu 9/1/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur.