3. Ceza Dairesi 2024/7 E. , 2024/5267 K. "İçtihat Metni" ¸ T. C. Y A R G I T A Y 3. C E Z A D A İ R E S İ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Y A R G I T A Y İ L Â M I İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/718 E., 2020/914K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 21.11.2023 tarihli ve 2022/19645 Esas, 2023/9077 s
**3. Ceza Dairesi 2024/7 E. , 2024/5267 K.** **"İçtihat Metni"** ¸ T. C. Y A R G I T A Y 3. C E Z A D A İ R E S İ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Y A R G I T A Y İ L Â M I İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/718 E., 2020/914K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi İTİRAZNAME GÖRÜŞÜ : Onama İTİRAZA KONU KARAR : Bozma İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 21.11.2023 tarihli ve 2022/19645 Esas, 2023/9077 sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.12.2023 tarihli ve KD-3-2020/103868 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan lehe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, öğretmen olan sanığın örgüte müzahir bekar evinde ev abiliği yaptığı, bu kapsamda örgütsel içeriği tespit edilemeyen dini sohbetler verdiği, kendi savunmasına göre 17/25 Aralık 2013 sürecinden sonra tanık ...'nın anlatımına göre 2013 Mayıs ayı MİT tırları hadisesinden sonra göre içinde bulunduğu örgütün gerçek yüzünü gördüğü ve örgütten ayrılacağını evdekilere söylediği, onlara da ayrılma tavsiyesinde bulunduğu ve 2014 yılı içinde de tayini çıktıktan sonra da evden ayrıldığı, bu tarihten sonrasına dair herhangi bir eyleminin tespit edilemediği, sanığın ByLock kullanmadığı ve kod adı almadığı anlaşılan somut olayda, örgütün gerçek yüzü ortaya çıktıktan sonra kısa bir zaman diliminde örgütle bağını kopardığı anlaşılan sanığın, konumu ve kişilik özelliklerine göre o tarihe kadar içinde bulunduğu örgütün gerçek amacını bildiğine dair kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, içinde bulunduğu örgütün bir iyilik ve ahlak hareketi olduğu zannıyla hareket ederek esaslı bir hataya düştüğü ve silahlı terör örgütü suçu yönünden kastının bulunmadığı bahisle bozma ilamının kaldırılmasına ve Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına karar verilmesi talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Yargıtay (Kapatılan) 16. Ceza Dairesinin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ve Dairemizin müstakar kararlarında açıklandığı üzere, Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm İşlemek İçin Örgütlenme, s. 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu Özel Kısım s. 263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt s. 28, Özgenç Genel Hükümler s. 280). Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Öğretmen olarak görev yapan sanığın tanık beyanlarına göre örgüte müzahir evlerde kaldığı, ev abiliği yaptığı ve örgütsel sohbetler verdiğinin anlaşılması karşısında sanığın örgüt hiyerarşisine girmek suretiyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk oluşturan eylem ve faaliyetlerinin bulunması nedeniyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. III. KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ oy birliğiyle REDDİNE, 2. 5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca Yargıtay 3. Ceza Dairesinin, 21.11.2023 tarihli ve 2022/19645 Esas, 2023/9077 sayılı bozma kararı ile ilgili itirazı incelemek üzere dava dosyasının, Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.04.2024 tarihinde karar verildi.