Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil bankanın ..... Mobilya Aksesuarları ve Yapı Malzemeleri San. Tic. Ltd. Şti. ile 15/02/2010 ve 07/12/2013 tarihli iki adet Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesi ve bir adet Business Card Sözleşmesi imzaladığını, İlgili sözleşmeler uyarınca düzenlenen geri ödeme planlarına uymayıp teminatları karşılıksız çıkan ve kredi kartı ödemelerini düzenli yapmayan şirkete karşı icra işlemlerine başlandığını, Borçlu ..... Mobilya Aksesuarları ve Yapı Malzemeleri San. Ti
davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; dava ... Anonim Şirketi'nin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ... sicil numarasıyla kayıtlı anonim şirket olduğunu, şirketin toplam sermayesi 20.000.000 TL olup bu tutar her biri 2.000 TL değerinde olan 10.000 adet hisseye ayrıldığını, davacı ... dava dışı şirkette pay sahibi olup ortak sıfatını haiz olduğunu, ... Anonim Şirketi hissedarlarından aynı zamanda müvekkilimizin babası ..., 16 Temmuz 2020 tarihinde vefat etmiştir. Dava dışı ... şirketinde yönetim kurulu üyesi olan ..., ... ve ... müvekkilimizin öz kardeşleri olduğunu, öte yandan şirkette sadece ortak sıfatını haiz olan ... ise müvekkilinin annesi olduğunu, (Ek-2: ... T.C.K.N. ...'a ait nüfus kayıt örneği ve veraset ilamı.) Müvekkili ...’e gerek hisse devir sözleşmeleri ile devredilen paylar gerekse de Düzenleme Şeklinde Vasiyetname ile mütevaffa ...’tan intikal eden paylar davalı yönetim kurulu üyeleri tarafından hukuka aykırı bir biçimde dava dışı ...’in pay defterine geçirilmediğini, bu kapsamda Sayın Mahkemenize müvekkilimizin ... A.Ş’ de %42 gibi en yüksek pay oranına sahip ortak olmasına rağmen davalı yönetim kurulu üyelerinin hukuka aykırılığı açıkça belli olan eylemleri dolayısıyla pay defteri kayıtlarına göre sadece 60 adet hissenin sahibi olarak gösterildiğini, davalı yönetim kurulu üyeleri ... A.Ş’yi hukuka aykırı eylemleri ile sistematik ve muvazaalı bir şekilde zarara uğratmakta olduklarını, Davalılar ... A.Ş’ nin hissedarı ve aynı zamanda yönetim kurulu üyeleri olduğunu, Davalılar bir yandan ... A.Ş’nin ortağı ve yöneticileri iken diğer yandan da ... A.Ş' le aynı adreste faaliyet gösteren ... Ltd. Şti.'nin (Bundan sonra kısaca ... olarak anılacaktır) hissedarları ve temsile yetkili üyeleri olduğunu, davalı yönetim kurulu üyeleri özellikle hisse devri sözleşmesi ve vasiyetname ile müvekkilimize intikal eden payları öğrendikten sonra ... A.Ş’nin malvarlığını sistematik bir şekilde boşaltmaya başladıklarını, yargılama boyunca şirketin yönetim ve temsil kayyımına devrine ve eğer bu mümkün değilse davalı yönetim kurulu üyelerinin temsil ve yönetim yetkisinin ihtiyaten kaldırılmasına, yargılama sonucunda haklı davamızın kabulüne, dava dışı ... A.Ş’ de yönetim kurulu üyeleri olan davalıların dava dışı şirketi uğratmış oldukları zararlara karşılık, ileride yapılacak hesaplama sonucu artırılmak üzere şimdilik 750.000 TL’nin hukuka aykırı eylemlerin gerçekleştiği tarihten itibaren ticari işlerde uygulanan TCMB Kısa Vadeli Avans Faiz oranı üzerinden hesaplanacak faizi ile birlikte hesaplanarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile ... A.Ş’ye ödenmesine, yargılama gideri ile ücret-i vekaletin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, cevap dilekçesinde özetle ; dava dilekçesinde 15.101.043,71 TL ve 2.605.089,91 TL'den bahsetmekte ise de 750.000 TL'lik HMK 107 uyarınca belirsiz alacak davası açtıklarını, davanın niteliği itibarı ile belirsiz alacak davası açılamayacağını, Nitekim dava dilekçelerinde rakam belirttiklerinden ve bu bedelin altında dava açtıklarından HMK 109 uyarınca kısmi dava açılması gerektiğini, Bu sebeple HMK 107 uyarınca bu dava açılamayacağından davanın usulden reddi gerektiğini, davacı taraf işbu davayı TTK m. 558'de düzenlenen hak düşümü süresinin geçmesinden sonra açtığını, Davacı taraf iddia ve talepleri ile müvekkillerin zarar, hukuka aykırılık, illiyet bağı ve kusur koşullarının oluştuğunu ispatlayamadığını, yeni delil sunmalarına ve davalarını genişletmelerine muvafakatları olmadığını, Davacı taraf 10/12/2018 tarihli hisse devri sözleşmesi ile ... tarafından davalıya 1755 adet 3.510.000 TL bedelli; 04/01/2019 tarihli hisse devri sözleşmesinde ise ... tarafından 2060 hisse 4.120.000 TL bedelli olarak devir olduğundan bahisle Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2021/212 esas ile dava açmış ise de 04.01.2019 tarihli ... paylı ... bedelli hisse devir sözleşmesini hiç sunamadığını, bu iki hisse devir sözleşmesi sahte olduğundan Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/196 esas sayılı dava açılmış olup dava halen derdest olduğunu, ayrıca CMK 158/2 uyarınca sahtecilik suçundan dolayı Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/212 esas sayılı dosya kapsamında bu mahkemeye şikayette bulunulduğunu, davacı taraf ... tarafından vasiyet düzenlendiğini bildirmiş ise de bu vasiyetin iptali için Büyükçekmece 6. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/14 esas sayılı; vasiyetnamenin sahteliği için Büyükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2021/320 esas sayılı davalar açılmış olup davalar halen derdest olduğunu, müteveffa ... için atfedilen bu devir ve vasiyet tarihlerinde, 84 yaşında hem kan kanseri hem akciğer kanseri idi, hisse devri yapması veya vasiyet düzenlenmesi olağan hayat akışına aykırı olduğunu, ...'ın imzaları da taklit edildiğini, ..., vasiyetnamenin düzenlenmesinin üzerinden 4 ay geçtikten sonra vefat ettiğini belirterek davanın belirsiz alacak davası olarak açıldığı gözetilerek usulden reddini, davanın hak düşürücü sürenin geçmesi sebebiyle, davanın zamanaşımı geçmesi sebebiyle reddini, yönetim kayyumu atanması taleplerinin ihtiyati tedbir ve esas yönden reddini, davanın esastan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.