İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 16/02/2026 YAZIM TARİHİ : 16/02/2026 Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... esas ve 2022/... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davalı arasında 05/09/2019 tarihli ön ödemeli satış sözleşmesi akdedildiğini, davalı tarafça sözleşme gereği yerine getirilmediği için…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2023/52 KARAR NO : 2026/298 KARAR TARİHİ : 16/02/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : MERSİN 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/11/2022 NUMARASI : 2022/... Esas, 2022/... Karar DAVACILAR : ... -TCK NO:... VEKİLLERİ : Av. ..., DAVALI : ... - VEKİLLERİ : Av. ..., DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 16/02/2026 YAZIM TARİHİ : 16/02/2026 Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... esas ve 2022/... karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ile davalı arasında 05/09/2019 tarihli ön ödemeli satış sözleşmesi akdedildiğini, davalı tarafça sözleşme gereği yerine getirilmediği için 600.000,00.TL asıl alacak ve icra takip tarihine kadar işlemiş 2.219,18.TL faiz alacağının tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın aktif husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, esas yönünden ispat külfetinin davacı tarafta olduğunu ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; Davacı tarafından delil olarak dayanılan 05.09.2019 tarihli dosya arasında fotokopisi bulunan “ön ödemeli satış sözleşmesi” başlıklı belgede satıcı olarak davacı ... ve ...'un imzalarının yer almasına rağmen alıcı imzalarının yer almadığı, celp edilen tapu kaydı ve satış senedine göre ise; Mersin ili, ... parselde bulunan zemin kat, 1 nolu bağımsız bölüm dükkan, Mersin ili, ... parselde bulunan zemin kat, 2 nolu bağımsız bölüm dükkan, Mersin ili, ... parselde bulunan zemin kat, 3 nolu bağımsız bölüm dükkan, Mersin il, ... parselde bulunan zemin kat, 4 nolu bağımsız bölüm dükkan, Mersin ili, ... parselde bulunan zemin kat, 5 nolu bağımsız bölüm dükkan olan taşınmazların 1/2 hisse davacı ... adına 1/2 hisse ise dava dışı ... adına olup, 12/09/2019 tarihli satış senedi ile her bir hissedarın taşınmazlardaki 1/4 oranındaki hisselerini davalı şirket ile 1/4 oranındaki hisselerini dava dışı şirkete her bir bağımsız bölüm dükkan niteliğindeki taşınmaz ayrı ayrı 100.000,00.er TL olmak üzere toplam 2.000.000,00.TL bedel karşılığında sattıkları, satış senedinde satış bedelinin nakten ve tamamen alındığının yazılı bulunduğu, davacı tarafından satışa konu edilen taşınmazlardaki davalıya satılan hisse bedelinin satış senedinde belirtilen satış değerinden fazla olduğunu, senede karşı senetle ispat kuralı gereği yazılı belge ile ispat etmesi gerekmesine rağmen bu kapsamda yazılı belge sunulmadığı, 05.09.2019 tarihli dosya arasında fotokopisi bulunan “ön ödemeli satış sözleşmesi” başlıklı belgede davalı alıcının imzasının yer almadığı, tanık dinletme talebinin reddine karar verildiği, bu kapsamda davacının davalıdan alacaklı olduğunun ispat edilemediği gerekçesi ile ispat edilemeyen davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her iki tarafın da imzasını içeren 05.09.2019 tarihli ön ödemeli satış sözleşmesinin dava dilekçesi ekinde dosyaya sunulduğunu, yerel mahkemece hatalı olarak davalı tarafın cevap dilekçesi ekinde sunduğu ve davalının imzasının bulunmadığı sözleşme suretinin dikkate alınarak hüküm kurulduğunu, hâkimin davayı aydınlatma yükümlülüğü ile taleple bağlılık ilkesine açıkça aykırı olduğunu, dosyadaki eksiklikler giderilmeden hüküm kurulduğunu, hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğünün ihlal edildiğini, davalı tarafın davaya dayanak olan sözleşmeye ve sözleşme içeriğine herhangi bir itirazının bulunmaması nedeni ile Mahkemece kurulan hükmün taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili, müvekkilleri ile davalı arasında imzalanan 05/09/2019 tarihli ön ödemeli satış sözleşmesi uyarınca müvekkillerine ait 5 adet dükkanın davalıya satıldığını, satış bedelinin 3.800.000,00.TL olduğunu, ancak davalı tarafından bakiye satış bedeli olan 600.000,00.TL'nin ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiş olup, davalı ise satış bedelinin ödendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Neticede mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş olup, işbu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. İkrar, yapıldığı yere göre “mahkeme dışında ikrar” ve “mahkeme önünde ikrar” olmak üzere ikiye ayrılır. Mahkeme dışında ikrar, bir tarafın karşı taraf veya başka kişiler veyahut da (idari) kurumlar önünde karşı tarafın ileri sürdüğü bir vakıayı kabul etmesidir. Mahkeme dışı ikrar takdiri delil niteliğinde olup, hâkim tarafından bunu doğrulayacak delilin veya belirtinin (emarenin) bulunması hâlinde hükme esas alınabilir. Hem mahkeme dışında ikrar hem de mahkeme önünde ikrar mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nda (HUMK) düzenlenmesine rağmen olay ve dava tarihi itibariyle somut uyuşmazlıkta uygulanması gereken 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (HMK) sadece mahkeme önünde ikrar düzenlenmiş, mahkeme dışı ikrar ise düzenlenmemiştir. HMK’nın 188/1 maddesi; “Taraflar veya vekillerinin mahkeme önünde ikrar ettikleri vakıalar, çekişmeli olmaktan çıkar ve ispatı gerekmez” hükmünü haizdir. Buna göre mahkeme önünde ikrarın, taraflardan ya da onların yetkili temsilcilerinden sadır olması ve yargılama içinde, mahkemeye karşı tek taraflı açık bir irade beyanı ile sözlü veya yazılı olarak yapılması gerekir. İkrarın yapılmasıyla birlikte artık o vakıa, taraflar arasında çekişmeli olmaktan çıkar ve bunun sonucu olarak ispatı gerekmez. İkrarın taraf usul işlemi olması ve mahkeme önünde yapılması nedeniyle yetkisiz veya görevsiz mahkemede veyahut da bir başka mahkemede (davada) yapılması hâllerinde de ikrar geçerliliğini koruyacaktır. Burada önemli olan husus önünde ikrar edilen kurumun, mahkeme niteliği taşımasıdır. Bu sebeple ihtiyati tedbir ve delil tespiti dosyalarındaki ikrarlar ile keşif tutanağındaki ikrarlar da mahkeme önünde ikrar olarak değerlendirilir. Bununla birlikte ceza davasındaki (mahkemesindeki) ikrar da hukuk davasında geçerlidir (Kuru, s. 2047). Dolayısıyla hukuk davasında iddia edilen veya savunulan bir vakıanın ceza davası sırasında hukuk davasının taraflarınca kabul edilmesi yönündeki beyanları, hukuk davası için HMK’nın 188. maddesi gereğince mahkeme önünde ikrar niteliğindedir. Somut olayda; her ne kadar ilk derece mahkemesince, satış sözleşmesinde davalının imzasının bulunmadığı ve taşınmaz satışına ilişkin resmi senedin aksinin davacı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, işbu gerekçenin dosya kapsamına uygun düşmediği, zira davacı taraf dava dilekçesinde 05/09/2019 tarihli ön ödemeli satış sözleşmesi uyarınca 5 adet dükkanın davalıya 3.800.000,00.TL bedel ile satıldığını ve bakiye satış bedelinin ödenmediğini iddia etmiş olup, davalı vekili tarafından sunulan ikinci cevap dilekçesinin 3. sayfasında işbu sözleşme ve sözleşme bedeli ikrar edilmiş, ayrıca ödeme savunmasında bulunulmuştur. Şu halde sözleşmenin varlığı ve sözleşme bedeli tartışmalı olmaktan çıkmıştır. Mahkemece davalının işbu savunması ve ikrarı ile ispat yükünü üzerine aldığı dikkate alınarak bu doğrultuda inceleme yapılıp karar verilmesi gerekirken yetersiz inceleme ve dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı vekilinin bu sebeple istinaf talebinde haklı olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile istinafa konu kararın kaldırılmasına ve dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1)-Davacı vekili tarafından Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... esas ve 2022/... karar sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2)-Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/... esas ve 2022/... karar sayılı kararının HMK'nin 353/1-a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3)-Dava dosyasının yeniden yargılama yapılmak üzere Mersin 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 4)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak alınan 80,70.TL istinaf karar harcının kararın kesinleşmesi ile talep halinde davacıya İADESİNE, 5)-Davacı tarafından istinaf için yapılan yargılama giderlerinin esas hüküm ile birlikte İlk Derece Mahkemesince karara BAĞLANMASINA, 6)-6100 Sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesi'ne İADESİNE, 7)-İnceleme dosya üzerinden yapıldığından lehe vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8)-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi'nce taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nin 353/1-a/6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle kesin olmak üzere 16/02/2026 tarihinde karar verildi. ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır