12. Ceza Dairesi 2012/16906 E. , 2012/20416 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Özel hayat, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin
**12. Ceza Dairesi 2012/16906 E. , 2012/20416 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 134/2, 53/1. maddeleri uyarınca mahkumiyet Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm sanık tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Özel hayat, herkesin bilmediği veya bilmemesi gereken, istenildiğinde başka kişilere açıklanabilen, tamamen kişiye özel hayat olayları ve bilgilerin tamamını içermektedir. Özel hayat kapsamında yer alan bir görüntü ya da sesin, ilgilisinin bilgisi ve rızası dışında, resim çekme veya kaydetme özelliğine sahip aletle belli bir elektronik, dijital, manyetik yere sabitlenmesi 5237 sayılı TCK'nın 134/1. maddesinin 2. cümlesinde yaptırıma bağlanmış olup, bu kayıtların, taksirle ya da tamamen hukuka uygun elde edilmiş olsa dahi, kasten ilgilisinin bilgisi ve rızası dışında ifşa edilmesi, başka bir anlatımla içeriğini öğrenme yetkisi bulunmayan kişi veya kişilerin bilgisine sunulması ise maddenin ikinci fıkrasında yaptırıma bağlanmış olup, her iki fıkrada birbirinden bağımsız iki ayrı suç düzenlenmiştir. İlk fıkradaki suçun oluşması için, görüntüdeki kişinin tanınabilir ya da sesin anlaşılabilir olması gerekmeyip, özel hayat kapsamına giren ses veya görüntülerin anlaşılmaz olsa dahi, gizlice kaydedilmesi ilk fıkradaki suçun oluşumu için yeterlidir. Suç özel hayata ilişkin görüntü veya sesin kaydedilmesiyle tamamlanır. İkinci fıkradaki suçun oluşabilmesi için ise ses veya görüntüyle özel hayatı ihlale uğrayan kişinin anlaşılması, en azından anlaşılabilir olması ya da açıklanması gerekmekte olup, özel hayat görüntüsü veya sesin, yetkisi bulunmayan kişi veya kişiler tarafından içeriğinin öğrenilmesiyle suç tamamlanmış sayılır. İlk fıkra açısından, görüntü veya sesin kaydedilmesi, ikinci fıkra açısından ise bu kayıtların ifşa edilmesi yeterli olup, başkaca bir neticenin doğması veya mağdurun zarara uğramış olması gerekmez. Sanığın kaydedilen görüntüleri izlememiş ya da sesleri dinlememiş olmasının da suçun oluşumuna bir etkisi bulunmamaktadır. Her iki fıkrada düzenlenen suç, genel kast ile işlenebilmekte ise de kastın varlığından söz edebilmek için sanığın hukuka aykırı hareket ettiğini bilmesi ve bu biçimde hareket etmeye devam etmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında, oluşa ve dosya içeriğine göre; şikayetçiyle cinsel yakınlık boyutuna varan arkadaşlık ilişkisi içerisine girdikleri dönemde, şikayetçinin günlük kıyafetleriyle, zaman zaman çekim yapan makineye bakıp gülümseyerek, samimi, rahat ve “poz verir” şekilde, sanıkla beraber veya yalnız olarak; bir kısmında ise; göğüs, kalça, bacak gibi erojen bölgeleri görünür tamamen çıplak vaziyette çektirdiği fotoğraflarını elde eden sanığın, arkadaşlıklarının sona ermesi ve şikayetçinin başka biriyle evlenmesi üzerine, zarf içerisine koyduğu, “komşularınızı iyi tanıyın, ... Keçiören tarafında 30 TL para karşılığı erkeklerle birlikte olmakta” şeklindeki yazıyla beraber kendisi ve şikayetçinin çıplak haldeki fotoğrafını, şikayetçinin eşi ve kayınvalidesiyle birlikte oturdukları apartmandaki komşuları tanık ...'ye; ayrıca, fotoğraflardan oluşturduğu CD'yi, şikayetçinin eşi ve ailesine hitaben yazdığı mektupla birlikte kargo firması aracılığıyla şikayetçinin kayınvalidesinin adresine göndererek, şikayetçinin özel hayatına ilişkin görüntülerinin yayılmasına sebebiyet veren sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sübuta, hükmolunan hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi gerektiğine ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, 02.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.