21. Hukuk Dairesi 2015/9450 E. , 2016/2469 K. "" Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki kara…
**21. Hukuk Dairesi 2015/9450 E. , 2016/2469 K.** **"İçtihat Metni"** Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. K A R A R Dava, sigortalının iş kazası sonucu vefatı nedeniyle eşi ve çocuklarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı eş yönünden 59.018,28 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, davacı yönünden 11.584,94 TL maddi, 15.000 TL manevi, davacı çocuk yönünden 1.447,20 TL maddi, 15.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar 'tan mştereken ve müteselsilin tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş, davalı yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden; davalı ile diğer davalı . arasında, İzmir ili sınırları dahilinde ve haricinde Pınarbaşı deposundan mağazalara, mağazalardan depolara bilumum malzeme taşınması konusunda nakliye sözleşmesi imzalandığı, kazalı sigortalı .'in davalı şirketinde işçi olarak çalıştığı, 10.02.2006 tarihinde bu şirkette kendine ait kamyonla şoför olarak çalışan ..'un kullandığı kamyonun, ..'e çarpması neticesinde vefat ettiği, bilirkişi kusur raporunda müteveffa sigortalının kusursuz olduğu, kusurun davalı .. arasında paylaştırıldığı anlaşılmaktadır. .../... Yargılamaya konu ihtilafın sağlıklı biçimde çözülmesi için asıl işveren-alt işveren kavramlarının açıklanmasında fayda bulunmaktadır. 4857 sayılı Kanun'un 2.maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir. İş Kanunu'nun 2.maddesinin 7.fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur. 5510 sayılı Kanun'un 12/6.maddesi ile de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu tutulmuştur.