(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/8656 E. , 2010/10508 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.10.2008 gününde verilen dilekçe ile yolsuz terkin edilen irtifak hakkının tescili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki büt
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2010/8656 E. , 2010/10508 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 27.10.2008 gününde verilen dilekçe ile yolsuz terkin edilen irtifak hakkının tescili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, 450 parsel sayılı taşınmazda irtifak hakkı sahibi olduklarını ancak taşınmazın imar uygulaması sırasında ifrazı ile oluşan ve irtifak hakkının konusu olan 1106/8 parselin tapu kaydına bu hakkın işlenmediğini ileri sürerek Kadastro Müdürlüğünü de hasım göstermek suretiyle irtifak hakkının yeniden tescilini talep etmiştir. Mahkemece, tapu sicil müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti bulunmadığından, diğer davalılar yönünden ise irtifak hakkı tesisi koşulları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir. Dava, yolsuz terkin edilen irtifak hakkının yeniden tescili isteğine ilişkindir. Davacı uygulama öncesi kayıtta bulunan irtifak hakkının imar uygulaması sonucu oluşan kayda işlenmediğini ileri sürmektedir. Görülüyor ki istem irtifak hakkı tesisine yönelik olmayıp, mevcut olan ancak imar uygulaması sırasında işlenmeyen hakkın yeniden tapu kütüğünün hak ve mükellefiyetler sütununa yazılması istemine ilişkindir. Bu davanın irtifak hakkının kayda işlenmesi halinde hukuki durumu etkilenecek olan kayıt maliklerine karşı yöneltilmesi gerekir. Bilindiği gibi, usulünce açılmış bir davada zorunlu dava arkadaşlığının sözkonusu olmadığı haller dışında davanın yanlış hasma ya da husumet yöneltilmesi gereken kişilerden bir ya da bir kaçına karşı açılması durumunda dahi davaya dahil edilerek eksikliğin giderilmesi olanağı yoktur. Hukuk yargılama sistemimizde dahili dava kurumu düzenlenmemiş olup ıslahla dahi taraf değiştirme olanağı bulunmamaktadır. Davacı, davasını Kadastro Müdürlüğüne karşı yöneltmiş, yargılama aşamasında kayıt malikleri davaya dahil edilmişlerdir. Mahkeme davayı yeniden irtifak hakkı tesisi istemi gibi değerlendirmiş, irtifak hakkı tesisi koşulları oluşmadığı gerekçesiyle kayıt malikleri aleyhine açılan davayı reddetmiş, Kadastro Müdürlüğüne karşı açılan dava da dava Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilmiş gibi hüküm kurulmuştur. İstemin, kayıttan yolsuz terkin edilen irtifak hakkının yeniden yazılması istemine ilişkin olduğu ve davanın da kayıt maliklerine yöneltilmesi gerektiği, kayıt maliklerinin davaya dahil edilerek bu eksikliğin giderilmesinin mümkün olmadığı hususu gözetilerek davanın pasif husumet ehliyeti bulunmadığından reddi gerekirken yazılı gerekçelerle reddi usul ve yasaya aykırıdır. Ancak, davanın reddi sonucu itibariyle doğru olduğundan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438/son maddesi uyarınca kararın gerekçesi açıklandığı şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle yerel mahkeme kararının gerekçesinin DEĞİŞTİRİLEREK ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 14.10.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.