T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/252 KARAR NO:2026/274 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:26/10/2022 NUMARASI: 2020/328 Esas - 2022/811 Karar DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ:05/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Da…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2023/252 KARAR NO:2026/274 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:26/10/2022 NUMARASI: 2020/328 Esas - 2022/811 Karar DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ:05/02/2026 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekilinin dava dilekçesi özetle; Müvekkili şirkete ... Sigorta Poliçesi ile sigorta edilen ... plakalı aracın çalındığını, müvekkili şirkete ihbar edilmesi ile hasar dosyası açıldığını, araç malikine şirket tarafından 29/06/2017 tarihinde 48.971,00-TL hasar tazminatı ödendiğini, şirket tarafından yaptırılan araştırma ile üretici firmadan alınan yazıyla söz konusu aracın hiç üretilmediği, sahte (naylon) faturalar kesilerek işlem yapıldığı ve aracın sahte evraklar ile tescil edildiği tespit edildiğini, söz konusu aracın olmadığı, aracın üreticisi görülen firmadan alınan yazı ile alım satımı ile ilgili olarak düzenlenen faturaların sahte olduğu ve aracın trafik tescil işlemlerinin sahte evraklar ile yapıldığını, müvekkili şirketin sigortalısı davalıya yapılan hasar tazminatı ödemesi gerçek bir hasar ve ... poliçesi teminatı kapsamında olmadığını, davalıya yapılan hasar ödemesi var olan bir araca dayanmadığı ile geçerli bir hasara ve sebebe dayanmadığının sabit olduğunu, yapılan ödemenin davalıdan iadesi için davayı açma zorunluluğu ortaya çıktığını belirterek 48.971,00-TL tazminatın ödeme tarihi olan 29/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekilinin cevap dilekçesi özetle; Söz konusu tarihlerde tır şoförlüğü yapan ve taşımacılık sektöründe faaliyet gösteren müvekkilinin ihtiyaç gereği bir dorse satın almak istediğini, yapmış olduğu araştırmalarda ... adlı araç alım-satım sitesinde ... plakalı dorsenin satılık olduğunu gördüğü ve bedelini ödeyerek trafik sicilde kayıtlı sahibi olan ... isimli kişiden 20/01/2017 tarihli Gaziosmanpaşa ... Noterliği'nin ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile kullanılmış olarak iktisap ettiğini, satıcı...'un (... Nakliyat) işbu araç-dorse satışa istinaden fatura düzenleyerek müvekkiline verdiğini, müvekkilinin akabinde resmi şekilde noter kanalı ile satın almış olduğu dorseyi davacı nezdinde ... nolu ... Sigorta Poliçesi ile sigorta ettirdiğini, dorsenin ilerleyen süreçte çalındığını, müvekkili tarafından işbu durumun 16/03/2017 tarihinde Alibeyköy Şehit Atıf Ödül Polis Merkezi Amirliği'ne ... Suç Nolu Oto Hırsızlığı Müracaat Formu ile bildirildiğini, aracın emniyet tarafından bulunamadığından davacı sigorta şirketi tarafından müvekkiline ödeme yapıldığını, davacı sigorta şirketine, sigorta başvurusu sırasında istenen tüm belge ve evraklar müvekkil tarafından sunulduğunu, davacı sigorta şirketi de yasal olarak gerekli kontrolleri yaparak bu başvuruya olumlu cevap verdiğini, müvekkiline ait ... plakalı dorseyi sigorta yaptığını ve bunun bedelini de tahsil ettiğini, bu aşamada huzurdaki işbu davanın açılmasının tamamen kötüniyetli olduğunu, müvekkilinin ... plakalı aracın, dorsenin üreticisi yada ilk sahibi olmadığını, dorseyi ... adlı araç alım-satım sitesinde gördüğünü ve bedelini ödeyerek noter aracılığı ile sicilde kayıtlı sahibinden kullanılmış olarak satın aldığını, davacının iddia ettiği gibi söz konusu aracın üretim aşamasında yapılmış ise usulsüzlüklerinden yada sahte faturalar ile tescil edilip edilmediğinden herhangi bir bilgisi bulunmadığını, davacının yükümlülüklerini yerine getirdiğine dair dosyada somut bir delil de bulunmadığını, davanın haksız ve kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Dosyaya sunulan evraklar, bilirkişi raporlarında yer alan tespitler, dava konusu ... plakalı aracın hiç üretilmediğini, sahte evraklar ile tescilinin yapıldığını, sahte fatura ile satıldığını ortaya koymasına rağmen sadece inceleme ve değerlendirme kısımları ile çelişen bilirkişi raporlarının sonuç bölümleri esas alınarak eksik inceleme ve değerlendirme sonucu maddi gerçeğe ve hukuka aykırı verilen yerel mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava, ... poliçesi kapsamında çalınan aracın sigorta şirketi tarafından ödenen bedelinin istirdatı istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Mal sigortaları türünden olan ... sigortası poliçesinin teminat kapsamını belirleyen ... Sigortası Genel Şartları 'nın A/1 maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, müsademesi, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütününün sigortanın teminat kapsamındadır.Diğer taraftan, olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nun 1409. maddesinin 1. fıkrası uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2. fıkrası hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise bu oluş şeklinin ... Sigortası Genel Şartlarının A.5 maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı ... Poliçesi Genel Şartlarının 1.5. maddesi ve TTK 1446/2 maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içindeymiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer. ... Sigortası Genel Şartları 'nın A.4. Ek Sözleşme ile Teminat Kapsamına Dahil Edilebilecek Zararlar maddesi "Aşağıda belirtilen haller ancak ek sözleşmeyle teminat altına alınabilir: ... 4.11.Araç anahtarının ek sözleşmede belirtilen haller sonucunda ele geçirilmesi suretiyle aracın çalınması ve çalınmaya teşebbüsü sonucu meydana gelecek ziya ve hasarlar, 4.12.Ek sözleşmede belirtilen haller sonucunda kaybolan ve çalınan anahtarlar dolayısıyla aracın kilit mekanizmasının değiştirilmesi nedeniyle uğranılan zararlar... " şeklinde düzenlenmiştir. Taraflar arasında ... plakalı araç için düzenlenen ... poliçesinin vade tarihinin 20.01.2017/2018 olduğu, poliçede A.Genişletilmiş ... Sigortası başlığı altında e bendine göre "Aracın veya araç parçalarının çalınması veya çalınmaya teşebbüs edilmesi" sigorta poliçe kapsamında olduğu belirlenmiştir.Dosya kapsamında davalının emniyette alınan ifadesinde aracın yedek anahtarının olmadığını, galeriden tek anahtarlı olarak satın aldığını, 15/03/2017 günün saat 16.00 sıralarında aracını park ettiğini ve ikametine geçtiğini 17/03/2017 günü saat 05.30 sırlarında aracını almaya gittiğinde park ettiği yerde bulamadığını ve hemen polis merkezine gelerek bilgi verdiğini, şikayetçi olduğunu ve aracın anahtarını polis merkezine bıraktığını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Emsal Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/5281 E. ve 2024/10262 K. sayılı kararında " 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1439 ve 1445. maddeleri ile... Sigortası Genel Şartlarının 3.3.3 maddeleri gereğince davacıdan talep edilen riskin gerçekleştiği dönemden önceki yakıt fişi, hafriyat işine ilişkin irsaliye, kantar fişi ve HGS kayıtlarının sunulmasının istenildiği, ancak aracın uzun süredir kullanımda olmadığının tespit edildiği, son çalışıldığı iddia edilen firmadan alınan belgeye göre aracın çalındığı dönemi de kapsar şekilde bilgi verildiği, tüm bu bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1439. maddesi gereğince davacı ve dava dışı sürücünün doğru beyanda bulunma mükellefiyetini kasıt derecesinde ihlal ettiği, sigorta ettirenin kast derecesindeki beyan yükümlülüğünü ihlal etmesinin davalının tazminat ve bedel ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldıracağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. ...aracın park edildiği yerden çalındığı iddiasının dosya kapsamına göre davacı tarafça şüpheye yer vermeyecek şekilde somut delillerle kanıtlanamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir."Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/9478E -2024/5154K Sayılı ilamında "Davacıya ait ticari aracın, 09.12.2020-09.12.2021 vadeli poliçeyle davalı şirket nezdinde kaskolu olduğu ve davacı tarafından gerçekleştiği ileri sürülen hırsızlık rizikosu tarihinin poliçe yürürlük süresi içerisinde olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, kaskolu aracın gerçekten çalınıp çalınmadığı ve poliçede teminat verilen hırsızlık rizikosunun gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.Mal sigortaları türünden olan ... sigortasının teminat kapsamını belirleyen ... Sigortası Genel Şartları A/1-b maddesine göre; gerek hareket gerekse durma halinde iken sigortalının veya aracı kullananın iradesi dışında araca ani ve harici etkiler neticesinde sabit veya hareketli bir cismin çarpması veya aracın böyle bir cisme çarpması, devrilmesi, düşmesi, yuvarlanması gibi kazalar ile 3. kişilerin kötüniyet ve muziplikle yaptıkları hareketler ve fiil ehliyetine sahip olmayan kişilerin yol açacağı zararlar, aracın yanması, çalınması veya çalınmaya teşebbüs sonucu oluşan maddi zararların bütünü sigortanın teminatı kapsamındadır. Diğer taraftan, poliçe tanzim tarihi ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 1409/1 inci maddesi uyarınca, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2 nci fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin ... Sigortası Genel Şartlarının A.5. maddesinde sayılan teminat dışında kalan hallerden olması gerekmektedir. İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, ... Sigortası Genel Şartları'nın A.5. maddesi ve TTK'nın 1446/2. maddesi uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde imiş gibi ihbar ederse ispat yer değiştirip oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer.Bu ilkeler doğrultusunda somut olaya bakıldığında; sigortalı aracın, davacı şirketin bir çalışanı olan...'in kullanımı esnasında arızalanması nedeniyle bulunduğu sokağın bitimindeki boş araziye park edildiği, sigortalı araç sürücüsünün aracı park edildiği yerde 15.04.2021 tarihinde bulamaması üzerine çalındığını iddia ederek polis merkezine başvurması sonrasında, davalı sigortacıya hasar ihbarında bulunulduğu; davalı sigortacının ihbar üzerine yaptırdığı araştırma üzerine alınan tarihsiz araştırma raporunda, sigortalı araç sürücüsünün 02.04.2021 ve 15.04.2021 tarihlerinde konum bilgileri kapalı olduğundan beyan ettiği yerlere gidip gitmediği konusunda tespit yapılamadığı, polis merkezinde verdiği ifadesinde davacı şirket yetkililerini arayarak bilgi verdiğini beyan etmiş ise de, beyan edilen tarih ve saat aralığında ilgili aramaları yapmadığı tespitinde bulunulmuş, yapılan araştırmalar sonucunda arızalanan bir aracın boş araziye terk ya da park edilerek 15 gün sonra aracın yanına gidilmesinin inandırıcı bulunmadığı, aracın arızadan sonra park edilerek 15 gün sonra park edildiği yerde bulunamaması üzerine çalındığından bahisle yapıldığı söylenen görüşmelerin yapılmamasının şüpheli bulunmuş olup, sigortalı aracın meydana gelen bir motor ya da şanzıman arızası nedeniyle çalıntı kaydı verilmiş olabileceği belirtilmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, rizikonun teminat dışı kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiği, davalı sigorta şirketinin aracın çalınmadığı iddiasını somut delillerle ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve davalı vekilinin rizikonun gerçekleşmediğine ilişkin itirazları İtiraz Hakem Heyetince reddedilmiştir. Yukarıda anılan kanun ve sigorta genel şartları gereği, kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü, davalı sigortacıda bulunsa da rizikonun gerçekleştiğini ispat yükümlülüğü davacı sigortalıdadır. Somut olayın özellikleri ve toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, hırsızlık rizikosunun gerçekleştiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının aracın çalındığı yönündeki iddiasının sübut bulmadığı anlaşılmakta olduğundan rizikonun gerçekleştiğinin sigortalı tarafından inandırıcı delillerle ispat edildiği söylenemez."Yukarıda yapılan açıklamalar karşısında somut olaya bakıldığında; ... sigortalı aracın davalı tarafından noter satış sözleşmesiyle 20/01/2017 tarihinde satın alındığı, aynı tarihte ... poliçesinin düzenlendiği, aracın sahte evraklarla üretildiği ve tescil edildiğinin dosya kapsamına yansıdığı, davalının beyanlarından aracın 15/03/2017 günü saat 16.00 sıralarında park edildiği yerden çalındığının anlaşıldığı, davalının şikayet dilekçesi dışında, aracın park halinde bulunduğu yere ilişkin kamera kaydı incelemesi yapılmadığı, görgü tanık beyanı bulunmadığı, olay yeri kroki ve inceleme tutanağının düzenlenmediği salt beyana göre işlem yapıldığı, salt beyana göre işlem yapıldığı, olayın üzerinden zaman geçmesine rağmen aracın halen de bulunamadığı, sahte evraklarla tescil edildiği sabit olan ticari nitelikteki aracın gerçekte var olup olmadığı ve davalı tarafından kullanılıp kullanılmadığının dosya kapsamından anlaşılamadığından hırsızlık rizikosunun gerçekleştiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olması nedeniyle ispat külfeti yer değiştirmiş ve aracın gerçekten anlatıldığı şekilde çalındığının ispatı davalı sigortalı geçmiştir.O halde İlk Derece Mahkemesince sigortalı aracın hiç üretilmediğine ilişkin iddia ve dosyaya yansıyan belgelere göre aracın sahte evraklarla üretilmiş gibi gösterilmesi ve devredilmiş olması iddiası üzerinde durularak, bu bağlamda olay tarihinden önce araç plakasına ait HGS, OGS kaydı olup olmadığı, bu araca ilişkin taşıma yapıldığını gösterir irsaliye, fatura, fiş, vergi kaydı vb evrak olup olmadığının araştırılması, taraflara beyan için süre verilmesi, elde edilecek deliller ve tüm dosya kapsamına göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden hukuki konuda bilirkişi raporu alınarak eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere : 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine, 4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.05/02/2026