Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7739 E. , 2024/3645 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/7739 Karar No : 2024/3645 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Çanakkale ili,…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2020/7739 E. , 2024/3645 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2020/7739 Karar No : 2024/3645 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Maden Sanayi ve Ticaret A.Ş. VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Çanakkale ili, Lapseki ilçesi sınırları dahilinde yer alan ... sicil numaralı II (a) grubu (bazalt-mıcır) işletme ruhsat sahasını uhdesinde bulunduran davacı şirket tarafından, söz konusu sahada işletme izni olmadan aynı grupta üretim yapıldığından bahisle 3213 sayılı Maden Kanunu'nun 12. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 25.098,00-TL idari para cezası ile tecziyesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile mülkiyet izni olmadan ruhsat sahasında faaliyette bulunulduğunun tespiti halinde 3213 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereğince idari para cezasının tatbik edilmesi gerektiği, söz konusu izinler alınmakla birlikte işletme izni alınmadan ruhsat sahasında faaliyette bulunulduğunun tespiti halinde ise 3213 sayılı Kanun'un 12. maddesi gereğince idari para cezasının tatbik edilmesi gerektiği, bir başka anlatımla aynı eyleme ilişkin olarak söz konusu cezai yaptırımların birlikte uygulanmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ile mülkiyet izni olmadan ruhsat sahasında faaliyette bulunduğu tespit edildiğinden bahisle davacı şirketin 3213 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereğince idari para cezası ile tecziye edilmişken aynı eylemi sebebiyle bu kez işletme izni olmadan faaliyette bulunulduğundan bahisle aynı Kanunu'nun 12. maddesinin 7. fıkrası uyarınca idari para cezası ile tecziye edildiği anlaşıldığından, işletme izni olmadan faaliyette bulunulduğundan bahisle 3213 sayılı Kanunu'nun 12. maddesinin 7. fıkrası uyarınca davacı şirketin 25.098,00-TL idari para cezası ile tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, faaliyete aykırılığın inceleme sonucu tespit edildiği ve açık olduğu, kanunun amir hükmü uyarınca idari para cezası düzenlendiği, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ... 'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacının; Çanakkale ili, Lapseki ilçesi sınırları dahilinde yer alan ... sicil numaralı II (a) grubu (bazalt-mıcır) ruhsatı mevcuttur. Söz konusu maden sahasında davalı idarece 18/04/2018 tarihinde yapılan denetimde; davacı şirketin, dava konusu maden sahasına ilişkin "Bazalt Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Ocağı" projesiyle alakalı ... tarih ve ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirme Belgesine sahip olduğu, söz konusu maden ocağına ilişkin olarak Çanakkale İl Özel İdaresince 30/03/2011 tarihli (2. Sınıf G.S.M) iş yeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlendiği, ayrıca davalı idarece düzenlenen 28/01/2012 tarihli II (a) grubu işletme izninin bulunduğu, davalı idarenin teknik personeli marifetiyle yapılan denetim sonrasında tanzim edilen teknik raporda, davacı şirketin ruhsat sahasındaki faaliyetlerini Y:477304-X:4462439 koordinatı civarında 7-8 metre işletme izni alanı dışına taştığının tespit edildiği, söz konusu tespitler üzerine çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, mülkiyet izni olmadan faaliyette bulunulduğundan bahisle Maden Kanunu'nun 7. maddesisin son fıkrası gereğince 37.646,00-TL, işletme izni olmadan aynı grupta üretim yapıldığından bahisle de aynı Kanunu'nun 12. maddesinin 7. fıkrası uyarınca 25.098,00-TL idari para cezası ile tecziyesine ilişkin Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve ...sayılı işleminin tesis edilmiştir. Davalı idarenin anılan işlemi ile düzenlenen idari para cezasının kaldırılması istemiyle ... Sulh Ceza Hakimliği nezdinde 01/10/2018 tarihinde itiraz edildiği, ... Sulh Ceza Hakimliğinin... tarih ve Değişik İş No:... sayılı kararı ile itirazın reddi yönünde karar verildiği, bu kararın kaldırılması talebiyle başvurulan ... Sulh Ceza Hakimliğinin ... tarih ve Değişik İş No:... sayılı kararı ile itirazın kabulü ve ... Sulh Ceza Hakimliğinin... tarih ve Değişik İş No:... sayılı kararının kaldırılması ile itiraza konu ... tarih ve ... sayılı başvurunun görev yönünden reddine karar verildiği, anılan karara karşı yapılan itiraz başvurusunun da ... Ceza Hakimliğinin... tarih ve Değişik İş No:... sayılı kararı ile kesin olarak reddedilmiştir. Akabinde davacı tarafından, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğünün ... tarih ve... sayılı işleminin iptali istemiyle idari yargıda açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep sonuç ilişkisi bulunmayan iki farklı fiile dayalı olarak verilen iki farklı müeyyide olan Maden Kanunu'nun 7. maddesi uyarınca verilen 37.646,00-TL idari para cezasına karşı ayrı, aynı Kanun'un 12. maddesi uyarınca verilen 25.098,00-TL idari para cezasına karşı ayrı dava açılması gerektiğinden dava dilekçesinin reddine karar verildiği, bunun üzerine davacı tarafından 37.646,00-TL idari para cezasına karşı ayrı, 25.098,00-TL idari para cezasına karşı ayrı dava açıldığı, çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, mülkiyet izni olmadan faaliyette bulunulduğundan bahisle Maden Kanunu'nun 7. maddesinin 21. fıkrası gereğince düzenlenen 37.646,00-TL idari para cezasının iptali istemiyle açılan davada ... İdare Mahkemesi'nin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmemesi sonucu kesinleştiği görülmüş olup, aynı Kanun'un 12. maddesi uyarınca verilen 25.098,00-TL idari para cezasının iptali istemiyle de bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 2. maddesinde, "Kabahat" deyiminin, Kanun'un karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlamına geldiği; 3. maddesinde, bu Kanun'un, idarî yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması hâlinde, diğer genel hükümlerinin, idarî para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı; "Zaman Bakımından Uygulama" başlıklı 5. maddesinde, 26/09/2004 günlü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun zaman bakımından uygulamaya ilişkin hükümlerinin kabahatler bakımından da uygulanacağı, kabahatler karşılığında öngörülen idarî yaptırımlara ilişkin kararların yerine getirilmesi bakımından ise derhâl uygulama kuralının geçerli olduğu; bu maddenin atıf yaptığı 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 7. maddesinin ikinci fıkrasında da, suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanunun uygulanacağı ve infaz olunacağı kurala bağlanmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "Fikri içtima" başlıklı 44. maddesinde, "İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır." kuralına yer verilmiştir. 5326 sayılı Kanun'un "İçtima" başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasında, bir fiil ile birden fazla kabahatin işlenmesi hâlinde bu kabahatlere ilişkin tanımlarda sadece idarî para cezası öngörülmüşse, en ağır idarî para cezası verileceği kurala bağlanmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 7 numaralı Ek Protokolü'nün "Aynı suçtan iki kez yargılanmama ve cezalandırılmama hakkı" başlıklı 4. maddesinin ilk fıkrasında, "Hiç kimse bir devletin ceza yargılaması usulüne ve yasaya uygun olarak kesin bir hükümle mahkûm edildiği ya da beraat ettiği bir suçtan dolayı aynı devletin yargısal yetkisi altındaki yargılama usulleri çerçevesinde yeniden yargılanamaz veya mahkûm edilemez." kuralı yer almıştır. 3213 sayılı Maden Kanunu'nun işlem tarihinde yürürlükte bulunan 7. maddesinin 21. fıkrasında; "(Değişik 21. fıkra: 04.02.2015 - 6592 S.K/Madde 4)Çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, mülkiyet izni olmadan veya on üçüncü fıkraya aykırı faaliyette bulunulduğunun tespiti halinde 30.000 TL tutarında idari para cezası uygulanarak bu alandaki işletme faaliyetleri durdurulur. Bu ihlallerin üç yıl içinde üç kez veya daha fazla yapıldığının tespiti halinde ise ruhsat iptal edilir.'' düzenlemesine, "Üretim ve sevkiyat" başlıklı 12. maddesinin 7. fıkrasında ise; "Ruhsatlı, ancak üretim veya işletme izni olmadan aynı grupta üretim yapıldığının tespiti halinde, üretim faaliyetleri durdurularak 20.000 TL idari para cezası uygulanır." hükmüne, "Ruhsat bedeli, cezalar ve diğer yaptırımlar" başlıklı 13. maddesinin 2. fıkrasında; "Arama ruhsatlarında ruhsat taban bedeli 1.000 TL, işletme ruhsatlarında ruhsat taban bedeli 10.000 TL olup, bu bedeller ile bu Kanun gereğince uygulanan idari para cezaları her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranı nispetinde artırılır..." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Tek fiile tek ceza bir genel hukuk ilkesi olup, bir kimsenin aynı fiilinden dolayı birden fazla yargılanamamasını ve cezalandırılamamasını ifade etmektedir. Bu ilke kural olarak idarî cezalar için de geçerlidir. Bu bağlamda bir kimseye aynı fiili nedeniyle birden fazla idarî ceza verilmesi durumunda, non bis in idem ilkesine aykırılık nedeniyle ilk cezadan sonraki ceza veya cezalar hukuka aykırı kabul edilecektir. Bu ilkenin arka planında yatan düşünce, bir kimsenin aynı fiilinden dolayı birden fazla yargılanması durumunda, yargılamanın birinde suçlu diğerinde suçsuz görülmesi veya farklı yargılamalarda sorumluluğunun ağırlığının farklı seviyelerde görülmesi gibi olası kaotik sonuçların engellenmesi ve ayrıca, aynı fiil nedeniyle mükerrer cezalandırmanın adil görülmemesidir. Bu konuda Kabahatler Kanunu'nun m.15/1 hükmü özel bir düzenleme getirmektedir. Buna göre, aynı fiil nedeniyle iki ayrı idarî para cezası öngörülmüşse, bu cezaların her ikisi de uygulanamayacak ve sadece biri ve en ağırı uygulanacaktır. Maden Kanunu ve yönetmelikleri ile madencilik faaliyetleri bir takım izin ve şartlara bağlanmıştır. Yukarıda yer alan ve somut uyuşmazlığa uygulanan Maden Kanunu hükümlerinden "Üretim ve sevkiyat" başlıklı 12. maddesinin 7. fıkrasında ruhsatlı, ancak üretim veya işletme izni olmadan aynı grupta üretim yapılması halinde uygulanacak idari para cezası düzenlenmiştir. Madde metni incelendiğinde öngörülen yaptırım; ruhsat sahibi olmasına karşın, işletme veya üretim izni olmayan kişilere uygulanacaktır. Ruhsat sahibi fakat maden mevzuatı gereği alınması gereken izinleri almayan/alamayan kişilere işletme veya üretim izni verilemez. Bu durumda söz konusu izni olmaksızın sadece ruhsata dayalı olarak üretim yapılması halinde kanun koyucu tarafından idari yaptırım öngörülmüştür. 7. maddesinin 21. fıkrasında ise; çevresel etki değerlendirmesi ile ilgili karar, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, mülkiyet izni olmadan veya on üçüncü fıkraya aykırı faaliyette bulunulması halinde uygulanacak idari para cezası düzenlenmiştir. Söz konusu maddede maden ruhsatları mevcut olan madencilere, işletme izni için alınması gereken çevresel etki değerlendirmesi kararı, işyeri açma ve çalışma ruhsatı, mülkiyet izni olmaksızın veya 13. fıkraya aykırı olarak üretim yapmaları halinde yaptırım uygulanması öngörülmüştür. Her iki maddede de genel olarak izinsiz üretim yapılması halinde yaptırım uygulanması öngörülmüş ise de; 12. maddesinin 7. fıkrasında alınmış bir işletme/üretim izninden veya çevresel etki değerlendirmesi kararı, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ve mülkiyet izninden söz edilmezken, 7. maddesinin 21. fıkrasında ise; sayma usulü ile işletme izni verilebilmesi için alınması gereken izinlerden biri olmadan maden faaliyeti yapılması halinde idari yaptırım uygulanması öngörülmüştür. Maddeler arasındaki temel farkın işletme izni veya işletme izni için alınması gereken izinlerde toplanmaktadır. Somut uyuşmazlıklar karşısında da madencilerin işletme/üretim izninin veya alınması gereken izinlerin hangilerinin olup olmadığının tespit edilmesi gerekmektedir. Bir madencinin maden ruhsatı mevcut ancak üretim/işletme izni olmaksızın üretim yapması halinde ayrı bir ceza, maden ruhsatı ve işletme izni mevcut ancak işyeri açma ve çalışma ruhsatının, ÇED alanının veya mülkiyet izinli alanının dışında faaliyette bulunuyor ise ayrı bir ceza uygulanacaktır. Diğer bir ifade ile Kanunun 12. maddesinin 7. fıkrasında; işletme veya üretim izninin olmaması halinde yaptırım öngörülmüş iken, 7. maddesinin 21. fıkrasında ise madencinin hem işletme izni hem de ÇED kararı, işyeri açma ve çalışma ruhsatı ve mülkiyet izni mevcut olmasına karşın bu izinlerden herhangi birinin alanının dışında çalışması durumunda uygulanması gereken yaptırım hüküm altına alınmıştır. Bu nedenle tüm açıklamalardan hareketle, iki maddenin farklı durumları düzenlediği, farklı koşullara bağlanan idari yaptırımları öngördüğü anlaşıldığından, söz edilen iki madde arasında fikri içtima olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır. Uyuşmazlıkta; davacı şirketin, dava konusu maden sahasına ilişkin "Bazalt Ocağı ve Kırma Eleme Tesisi Ocağı" projesiyle alakalı ... tarih ve ... sayılı Çevresel Etki Değerlendirme Belgesine sahip olduğu, söz konusu maden ocağına ilişkin olarak Çanakkale İl Özel İdaresince 30/03/2011 tarihli (2. Sınıf G.S.M) iş yeri açma ve çalışma ruhsatının düzenlendiği, ayrıca davalı idarece düzenlenen 28/01/2012 tarihli II (a) grubu işletme izninin bulunduğu, davalı idarenin teknik personeli marifetiyle yapılan denetim sonrasında tanzim edilen teknik raporda, davacı şirketin ruhsat sahasındaki faaliyetlerini Y:477304-X:4462439 koordinatı civarında 7-8 metre işletme izni alanı dışına taştığının tespit edilmesi nedeniyle dava konusu idari para cezaları tesis edilmiştir. Somut olayda; davacının gerekli izinleri ve işletme izni olduğu halde mevcut izin alanının dışında üretim yapıldığının tespiti üzerine idari para cezaları düzenlenmiş olup, söz konusu fiil sebebiyle Maden Kanunun hem 12. maddesinin 7. fıkrası hem de 7. maddesinin 21. fıkrasının ihlal edildiği sonucuna ulaşıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 11/06/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.