Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/2423 E. , 2024/2328 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2018/2423 Karar No : 2024/2328 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Şanlıurfa İli, ... İlçesi, ... Anadolu Lises
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/2423 E. , 2024/2328 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2018/2423 Karar No : 2024/2328 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı VEKİLİ: Hukuk Müşaviri ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Şanlıurfa İli, ... İlçesi, ... Anadolu Lisesinde rehber öğretmen olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan soruşturma sonucunda, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacının, Devlet memurluğundan çıkarma cezasına neden olan fiiline yönelik olarak davalı idare müfettişleri tarafından yapılan soruşturma sonucu düzenlenen soruşturma raporu ve ekleri ile davacı hakkındaki ceza yargılaması sonucunda yapılan tespitler birlikte değerlendirildiğinde; davacının üzerine atılı fiilin sadece mağdur konumundaki öğrenci tarafından dile getirildiği, öğrencinin kendisinin ayaktayken taciz edildiğini belirtmesine ve ağlayarak odadan çıktığını söylemesine rağmen öğrenci odadayken odaya giren diğer öğretmen M.A.'nın ise öğrencinin verdiği ifadenin aksine öğrencinin sandalyede oturduğunu ifade ve beyan ettiği, izlenen kamera görüntülerinde ise öğrencinin odadan ağlamadan çıktığının görüldüğü, rehber öğretmen tarafından öğrencinin odaya alınmasından sonra odadan çıkılıp sağ ve sol koridorlara göz ile bakılmasının birden fazla sebebinin olacağı, rehber öğretmenin bilgisayarrında davacının resminin olduğu ve bilgisayardaki bu resmin ise vesikalık bir resim olmadığı, öğretmenin bilgisayarından bu resmin çıkmış olması tasvip edilmemekle birlikte davacının aleyhine olan bu durumdan ve davacının öğrencisini odaya almasından sonra odadan tekrar çıkıp sağ ve sol koridorlara bakması durumundan hareketle de, özelllikle odaya giren öğretmenin odaya girdiğinde taciz olayını görmediğini ifade ve beyan ettiğinin anlaşılması karşısında, olayda tereddüte mahal bırakmayacak şekilde öğrencinin taciz olayını yaşadağı sonucuna varılamadığı, dolasıyla mevcut lehe ve aleyhe delillerden hareketle ancak ihtimal dahilinde davacı hakkında olumlu bir sonuca varılabileceği gibi olumsuz bir sonucu da varılabileceği, bu kapsamda mağdur konumundaki öğrenci açısından işlendiği iddia edilen fiilin ağırlığı ve üzerindeki etkisi davacı açısından ise isnat edilen fiil neticesinde uygulanacak müeyideler düşünüldüğünde, davacı hakkında yürütülen soruşturmanın daha detaylı ve ayrıntılı yürütülmesi gerektiği; bu kapsamda, dava dosyasında bulunan özellikle N.Ş.'nin alınan ifadesinde, rehber öğretmeninin çağırması üzerine C.'ye gitmemesini söylediğini ve benzer bir olayın S.İ. isimli arkadaşa da sarkıntılık yaptığını ifade ve beyan ettiği dikkate alındığında, özellikle S.İ. isimli öğrencinin ifadesinin bu konuda gerek soruşturma aşamasında gerekse mahkeme aşamasında alınmadığı, dolayısıyla belirtilen öğrenci ile birlikte diğer öğrencilerin de tamamının gerekirse uzman öğretmenler eşliğinde ifadesinin alınarak bir sonucuna varılması gerektiği, ancak bu hususlara yönelik bir araştırma ve inceleme yapılmadığı gibiy öğrencinin matematik öğretmeni H.K.'ye verdiği beyanında öğretmenin ... mesajlar gönderdiğini, mesajları öğretmene gösterdiğini, sakıncalı olanları ailesi görmesin diye sildiğini ve S.İ. isimli öğrencinin de telefonunu değiştirdiğini beyan etmesine rağmen soruşturmacı tarafından davacının ve öğrencilerin telefon mesajlarının irdelenmediği ve araştırılmadığı da dikkate alındığında, davacı hakkında yürütülen soruşturmanın eksik yapıldığı, dolayısıyla yapılan bu soruşturmadaki delillerden hareketle de davacının taciz fiilini işlediğinin net ve kesin olarak söylenemeyeceği ve davacının üzerine atılı fiili işlediğinin hiçbir şüpheye yer vermeyecek bir biçimde kesin ve somut olarak ortaya konulamadığı sonucuna varıldığından, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: ... DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Dosyanın incelenmesinden; Şanlıurfa İli, ... İlçesi, ... Anadolu Lisesinde rehber öğretmen olarak görev yapan davacının, 27/04/2015 günü rehberlik servisi odasında .... sınıfı öğrencisi H.C.Ö. adlı öğrenciye sarılarak öpmeye çalışmak suretiyle tacizde bulunduğu iddiasıyla hakkında yapılan soruşturma sonucunda düzenlenen ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporunda; mağdur öğrencinin öğrenci arkadaşına, ders öğretmenine, okul idarecilerine ve müfettişliğe olmak üzere farklı zamanlarda verdiği ifadelerin çok benzer özellikler taşıdığı, aynı şeyleri farklı zamanda aynı şekilde dile getirdiği, öğrencinin rehberlik servisi ve sınıfa giriş-çıkış davranışı/eyleminin okuldaki kamera kayıtlarıyla da örtüştüğünden hareketle, mağdur öğrencinin bireysel rehberlik odasında öğretmen tarafından tacizi kurgusal şekilde anlatmasının mümkün olmadığı, olaydan öğrencinin psikolojik durumunun çok olumsuz etkilendiği yönünde doktor raporunun bulunduğu, tanık ifadelerinin de mağdur öğrencinin olay günü yaşadıklarını teyit ettiği; rehber öğretmenin öncelikle öğrencilere örnek olması, makamına ve öğretmenlik mesleğinin saygınlığına uygun hareket etmesi gerekirken, rehberlik hizmetine aykırı davrandığı, aynı okulun öğrencisi ile öğrenci-öğretmen davranışının dışında bir ilişki/diyalog/iletişim kurduğu, öğrencinin psikolojik durumunun ve öğrenim hayatının olumsuz etkilendiği, konunun kamuoyuna malolduğu, basın yayın organlarına yansıdığı, öğretmenlik mesleğine duyulan güven ve itibarın zedelendiği, kamu görevinin veya hizmet ilişkisinin sağladığı nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiilini işlediği gerekçesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasının teklif edildiği, getirilen teklif üzerine Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işlemi ile davacının Devlet memurluğundan çakırma cezası ile cezalandırılması üzerine, temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır. Aynı Kanunun 131. maddesinde; "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturulmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 657 sayılı Kanun'un yukarıda metnine yer verilen hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda Ceza Kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır. Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden fiil, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur. Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de disiplin hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır. Bir memura isnat olunan disiplin cezasına konu fiillerin, Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre cezalandırılmasının gerekli olması durumunda, disiplin cezası hakkında karar verilmesi için mevcut deliller yeterli görülmeyerek Ceza Mahkemesi kararına ihtiyaç duyulduğu kanaati hasıl olmuş ise, disiplin cezasına konu fiilin hukuki denetiminden önce ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerekmektedir. Uyuşmazlık konusu olayda; disiplin cezasına konu fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç olması nedeniyle, davacının "Çocuğun cinsel istismarı," suçundan yargılandığı davada, ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraatine karar verildiği; yapılan temyiz başvurusu üzerine, .... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla beraat kararının bozulduğu ve yargılamanın ... Ağır Ceza Mahkemesinin E:...sayılı dosyasında devam ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; davacının işlediği iddia edilen fiiller sebebiyle yargılandığı ceza davasının sonucunun araştırılması ve ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi.... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 09/05/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.