Başvuru, öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma riski bulunan ülkeye sınır dışı edilme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, öldürülme veya kötü muameleye maruz kalma riski bulunan ülkeye sınır dışı edilme kararı verilmesi nedeniyle kötü muamele yasağının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 30/4/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvurucu, Anayasa Mahkemesi İçtüzüğü’nün (İçtüzük) maddesi uyarınca sınır dışı işleminin yürütmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Komisyonca adli yardım talebinin geçici olarak kabulüne ayrıca kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm tarafından 20/5/2015 tarihinde -başvurucunun yaşamına ya da maddi ve manevi varlığına yönelik güncel, kişisel ve ciddi bir risk bulunmaması gerekçesiyle- tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve ilgili kurumlardan temin edilen bilgilere göre olaylar özetle şöyledir: Başvurucu 1987 doğumlu olup Afganistan İslam Cumhuriyeti vatandaşıdır. Başvurucu hangi tarihte, ne şekilde Türkiye'ye giriş yaptığına ilişkin bir bilgi sunmamıştır. Başvurucu, uluslararası koruma talebinde bulunarak Sinop'ta yaşamaya başlamıştır. Başvurucu tarafından sunulan belgelerden başvurucuya 19/3/2013 tarihinde 19/2/2014 tarihine kadar geçerli ikamet tezkeresi verildiği görülmektedir. İzmir'in Menderes ilçesinde meydana gelen göçmen kaçakçılığı suçundan başvurucu hakkında adli işlem yapılmış; daha sonra başvurucu, geri gönderme merkezinde tutulmaya başlanmıştır. Başvurucuya 30/5/2015 tarihinde, en kısa sürede Sinop İl Emniyet Müdürlüğüne müracaat etmesi gerektiğine ilişkin ihtarlı tebligat yapılmış ve aynı tarihte başvurucu salıverilmiştir. İzinsiz ikametini terk etmesi ve on beş gün içinde sevk edildiği ile gitmemesi sebebiyle Sinop Valiliğinin 9/10/2015 tarihli kararıyla 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu’nun maddesinin (1) numaralı fıkrasının (i) bendi uyarınca başvurucunun sınır dışı edilmesine karar verilmiştir. Başvurucu tarafından anılan kararın iptali için Samsun İdare Mahkemesinde (İdare Mahkemesi) dava açılmıştır. Dava dilekçesinde özetle uluslararası koruma talebinde bulunan başvurucu hakkında verilen sınır dışı etme kararının hukuka ve usule aykırı olduğu, ülkesine döndüğü takdirde Afganistan'daki şartlar ve imkânlar nedeniyle kötü muamele görme ihtimali emniyet birimlerine bildirilmesine rağmen yeterli araştırma yapılmadan sınır dışı etme kararı alındığı belirtilmiştir. İdare Mahkemesinin 2/4/2015 tarihli kararıyla başvurucunun açtığı dava kesin olarak reddedilmiştir. Kararın ilgili kısmı şöyledir: "Dosyanın incelenmesinden, Afganistan uyruklu olan davacının, 2013 yılı içinde Edirne Uzunköprü İlçesinde yakalanarak Sinop İline yerleştirildiği, İzmir Menderes İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından göçmen kaçakçılığı suçundan hakkında adli işlem yapıldığı ve hakkında yapılan inceleme sonucu, 2014-2014 tarihleri arasında geçerli davalı idare tarafından verilmiş uluslararası koruma başvuru kayıt belgesi ile 2014 tarihine kadar geçerli ikamet tezkeresi bulunduğunun anlaşılması üzerine 2014 tarihli tutanağın tutularak en kısa süre içinde Sinop İline giderek İl Emniyet Müdürlüğüne müracaat etmesi gerektiğinin kendisine anlayacağı dilde tercüman aracılığıyla anlatıldığı ve davacının bu tutanağı imzaladığı, bunun üzerine aynı gün salıverildiği ancak davacının Sinop İline hiç gelmediği, tutanak tarihinden itibaren 4 aydan fazla süre geçmesine karşın Sinop İline gelmeyen ve halen nerede olduğu bilinmeyen davacının 6458 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca uluslararası koruma başvurusundan vazgeçmiş sayılarak aynı Kanun'un 54/i maddesi uyarınca sınır dışı edilmesine ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği, bu işlemin adresinin bilinmemesi ve kendisinin bulunamaması nedeniyle davacıya tebliğ edilemediği, davacının Sinop Barosundan adli yardım talep etmesi üzerine davacı hakkındaki işlemlerin davalı idareden istenildiği, işlemlerin gönderilmesi üzerine de sınır dışı etme kararının iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.28 Temmuz 1951 tarihinde imzalanan ve 05/09/1961 günlü, 10898 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle taraf olduğumuz ve Anayasanın maddesi uyarınca iç hukukumuzun bir parçası haline gelen 1951 tarihli Mültecilerin Hukuki Statüsüne İlişkin Cenevre Sözleşmesinin maddesinde; "Her mültecinin, bulunduğu ülkeye karşı, özellikle yasalara, yönetmeliklere ve kamu düzeni için alınan önlemlere uymayı öngören yükümlülükleri vardır." kuralı getirilmiştir.Bu durumda, 6458 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca Sinop İlinde ikamet etmekte olan davacının, bu ilden habersiz bir şekilde ayrılarak gittiği İzmir İli Menderes İlçesinde yakalandığı ve hakkında göçmen kaçakçılığı kapsamında adli işlem yapıldığı, yapılan araştırma sonucu Sinop İlinde ikamet tezkeresi bulunduğunun anlaşılması üzerine ise tutanak tutularak en kısa sürede Sinop İline giderek İl Emniyet Müdürlüğüne başvurması gerektiğinin anlayabileceği bir dilde ve tercüman vasıtası ile kendisine anlatılmasına karşın 4 ay gibi uzun bir süre geçmesine rağmen Sinop İline giderek İl Emniyet Müdürlüğüne başvurmadığı açık olduğundan, ülkenin egemenlik hakları kapsamında göçmenlere yönelik olarak belirlediği ve taraf olduğu uluslararası sözleşmelere aykırı olmayan ve doğrudan kamu düzeni ile ilgili olduğu kuşkusuz bulunan barınma ve kabul merkezlerinde veya gösterilen herhangi bir yerde ikamet zorunluluğuna ilişkin kurala uymayan davacının, yakalanması üzerine kendisine verilen süre içinde de ikamet ettiği il resmi makamlarına başvurarak adresini beyan etmediği ve halen adresinin bilinmediği gözetildiğinde, bu kapsamda 6458 sayılı Kanun'un maddesi uyarınca uluslararası koruma başvurusundan vazgeçmiş sayılarak aynı Kanun'un 54/i maddesi uyarınca sınırdışı edilmesine ilişkin dava konusu işlemde anılan mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır.Öte yandan, davacı vekili tarafından, davacının sınır dışı edilmesi halinde insanlık dışı ve onur kırıcı muameleye ve işkenceye maruz kalabileceği bir ülkeye gönderileceği, bu nedenle sınır dışı edilmesine olanak bulunmadığı belirtilmekle birlikte, Afganistan'da yaşanan genel kargaşa ve asayiş ortamı dışında davacının özellikli konumundan kaynaklı insanlık dışı ve onur kırıcı muameleye ve işkenceye maruz kalabileceğine ilişkin ciddi bir emarenin dosya kapsamında yer almadığı, her Afgan kadar risk altında bulunmanın doğrudan insanlık dışı ve onur kırıcı muameleye ve işkenceye maruz kalabileceği şeklinde yorumlanmasına olanak bulunmaması nedeniyle anılan davacı vekili iddiası yerinde bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davanın reddine..." Verilen karar başvurucuya 13/4/2015 tarihinde tebliğ edilmiş ve 30/4/2015 tarihinde bireysel başvuruda bulunulmuştur. İlgili hukuk için bkz. Yusuf Ahmed Abdelazim Elsayad, (B. No: 2016/5604, 24/5/2018, §§ 37, 38), A.A. ve A.A. ([GK], (B. No: 2015/3941, 1/3/2017, §§ 28-38); Abdolghafoor Rezaeı (B. No: 2015/17762, 6/12/2017, §§ 20-31) kararları.