7. Ceza Dairesi 2023/5601 E. , 2024/5102 K. MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/449 E., 2022/669 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı …
**7. Ceza Dairesi 2023/5601 E. , 2024/5102 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/449 E., 2022/669 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; pişman olduğunu belirten sanık hakkında eksik inceleme ile hüküm tesis edildiğine, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmasının sağlanmadığına ve re'sen gözetilecek diğer sebeplere ilişkindir. II. GEREKÇE Kolluk birimlerince yürütülen devriye faaliyeti sırasında, otogar civarında elinde üç valizle görülen ve durumundan şüphelenilen sanığa ait valizler kontrol edilmekle üzerinde Arapça ibareler bulunan, 61 çeşitte toplam 3.217 adet ilaç ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanığın savunmasında; Suriye’de eczacı olduğunu, ilaçların bir kısmını Türkiye’de bulunan akrabalarına getirdiğini, bir kısmını da mültecilere aldığı fiyattan satacağını, kâr amacı bulunmadığını beyan ettiği görülmüştür. Dosyada mevcut eczacı bilirkişi raporunda; ele geçen ilaçların kapsül-şurup-iğne şeklinde, ağrı kesici, antibiyotik ve soğuk algınlığı ilaçları olduklarının, içeriğinde sağlığa zararlı madde bulunmadığının tespit edildiği görülmüştür. Kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Olayın oluş biçimi, ele geçen eşya miktarı, sanığın aşamalardaki savunmaları, bozma ilâmı ve tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suça konu kaçak eşyanın, gümrük kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması halinde, eylemin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) kapsamında kalacağı, sanığın, aynı gün ... Köyü karşısından Türkiye’ye illegal yollardan giriş yaptığını belirtmesi karşısında, atılı eylemin kül halinde 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (2) nci cümlesi kapsamında kaldığı cihetle; sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açıldığı halde ek savunma hakkı tanınmadan aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrasının (1) inci cümlesi uyarınca hüküm tesisi, 2.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmesi için mahkemece kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yer alan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarı ödemesi hususunda ihtarat yapılması ve ödeme yapması halinde, soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca daha önce sanığa bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği halde; sanığa buna ilişkin herhangi bir ihtarat yapılmadan ve ödeme yapması halinde yasal düzenlemeden yararlanabileceği hakkında bilgilendirilmeden ilgili hükümlerin sanık hakkında uygulanmaması, 3.Hükmün katılan kurum lehine vekâlet ücreti tesisine ilişkin (3) üncü bendinde, dosya ile ilgisiz şekilde "sanık İsmail Bilgiç" ifadesinin kullanılması hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.