10. Hukuk Dairesi 2023/1727 E. , 2023/1440 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1714 E., 2022/1299 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/422 E., 2017/355 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B
**10. Hukuk Dairesi 2023/1727 E. , 2023/1440 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1714 E., 2022/1299 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/422 E., 2017/355 K. Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından ve davacının temyiz talebinin reddine dair ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, davacının davalı işverene ait işyerinde 2001 ile 2015 yılları arasında geçen hizmetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili arasında hizmet akdi bulunmadığını, davacının kendi nam ve hesabına serbest piyasa hamallığı yaptığını, müvekkili şirketin 01.10.2001 tarihinde faaliyete geçtiğini, davacının 2001 yılında işe başladığını iddia etmesinin gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinmeye yönelik olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Feri Müdahil Kurum vekili, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 26.12.2017 tarihli ve 2015/422 Esas 2017/355 Karar sayılı kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davacının davalı işverene ait ... sicil numaralı işyerinde 13.10.2003-31.12.2014 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 4039 gün çalıştığı, 4039 günlük çalışmasının kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 30.12.2019 tarihli ve 2018/624 Esas 2019/1926 Karar sayılı kararıyla; davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kısmen kabulüne davacının 01.11.2010-31.12.2014 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 1500 gün çalıştığı ve bu çalışmasının Kuruma bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalı vekili ile feri müdahil vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Daire kararında; davacı adına düzenlenen ilk makbuz tarihi 13.10.2003 olup, dönem bordrolarında 2003 yılı ve öncesinde kayıtlı bordro tanıklarının davacıyı öncesinde çalışırken görmediklerine dair beyanı ile davacının 13.10.2003 öncesi bakımından çalışma iddiasının kanıtlanamadığı bu nedenle bu döneme ilişkin hizmet tespiti isteminin reddinin isabetli olduğu, davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulmadığından bu yönde bir inceleme de yapılmadığı, Bölge Adliye Mahkemesinin 01.11.2010 tarihinden davacı adına son gider pusulasının bulunduğu 31.12.2014 tarihine kadar hizmetin tespitine ilişkin kabulü yerinde bulunduğu, ancak, hamaliye işi olduğunda sadece davacıyı çağırdıklarını,davacının sürekli olarak çalıştığını beyan eden ve davalı işyerinde tespiti istenen dönemde veznedar,satış elemanı olarak çalışan bir kısım bordro tanıklarının beyanlarının, davacı adına yılın hemen hemen tüm aylarında, ayda birden fazla olacak şekilde gider makbuzu düzenlenmesi, gider makbuzlarının tamamının incelenmesinden davacı adına kesilen makbuzların yoğunluğu ve tüm yıla yaygın olması, davacı ile hamaliye bedel arttırımına ilişkin sözleşmelerde ücretin davalı tarafından belirlenmesi olgusu ile desteklenmesi nedeniyle, davacının hizmet akdi ile çalıştığı, ancak bu çalışmasının kısmi süreli çalışma niteliğinde olduğu kanaatine varıldığı, davacının 13.10.2003 tarihinden itibaren hizmet akdi ile çalıştığını kabul ederek, düzenlenen gider makbuzları ve yapılan ödemeleri göz önünde bulundurarak ve tanıkların bu yönde beyanına başvurarak, günde kaç saat çalışmış olabileceğini belirlemek, giderek haftalık ve aylık çalışma sürelerini tespit etmek, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 63 üncü maddesi gereğince 7,5 saat çalışma bir günlük çalışma hesabı ile kaç iş gününe karşılık olduğu hususunu açıkça saptayarak açık ve infaza elverişli şekilde hüküm kurmak gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının davalı işverene ait ... sicil numaralı işyerinde, 2003 yılı Ekim ayında 1 gün, 2004 yılı Aralık aynda 2 gün, 2005 yılı Aralık ayında 4 gün, 2006 yılı Aralık ayında 6 gün, 2007 yılı Aralık ayında 7 gün, 2008 yılı Aralık ayında 6 gün, 2009 yılı Aralık ayında 6 gün, 2010 yılında Eylül ayında 7 gün kısmi süreli olarak asgari ücretle; aynı işverene ait ... sicil numaralı işyerinde, 01.11.2010-31.12.2014 tarihleri arasında ise hizmet akdine dayalı olarak asgari ücretle 1500 gün sürekli olarak çalıştığı ve bu çalışmalarının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğinin tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. C.Bölge Adliye Mahkemesince Davacı Vekilinin Temyiz Talebi Hakkında Verilen Ek Karar Bölge Adliye Mahkemesinin 16.12.2022 tarihli 2021/1714 Esas, 2022/1299 Karar sayılı ilamı ile, HMK 336/3 üncü maddesinde "Kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebi Bölge Adliye Mahkemesine veya Yargıtaya yapılır." düzenlemesine yer verilmiş olmakla birlikte; Yargıtay 10.Hukuk Dairesi'nin 10.10.2022 tarih, 2022/1047 E-2022/12066 sayılı ilamıyla, HMK 344 üncü maddesinde öngörülen prosedürün işletilmesi gereğine yer verildiği; davacı vekilince temyiz harçları yatırılmadığından harçların tamamlanması için yazılan 19.07.2022 tarihli muhtıranın 24.07.2022 tarihinde tebliğ edildiği ve tebliğden itibaren bir haftalık kesin süre içerisinde harçların tamamlanmadığı gerekçesi ile davacı vekili tarafından temyiz harçları tamamlanmadığından HMK 344/1 inci maddesi uyarınca temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, davacının 2001 yılından itibaren hizmet akdiyle çalıştığını belirterek reddedilen dönem yönünden kararın bozulmasını talep etmiştir. Davacı vekili ek kararı temyiz dilekçesinde, mahkemece adli yardım talebi değerlendirilmeden temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasının yerinde olmadığını belirtmiştir. 2.Feri Müdahil Kurum vekili davacının piyasa hamalı olduğunu, diğer işyerlerine göre davalı tarafından daha fazla çağrılıyor olmasının bu durumu değiştirmeyeceğini belirterek temyiz yoluna başvurmuştur. 3.Davalı işveren vekili, davacının hizmet akdi ile çalışmadığını, piyasa hamalı olduğunu, çalıştığı kabul edilecekse de kısmi süreli olarak çalıştığının değerlendirilmesi gerektiğini belirterek karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, Bölge Adliye Mahkemesince davacının adli yardım talebinin değerlendirilmesi gerekip gerekmediği, buna göre davacının temyiz dilekçesinin reddine ilişkin ek kararın yerinde olup olmadığı ile ilgilidir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK 334 ve 336, 366 ncı madde yollamasıyla 343 ilâ 349 ve 352’nci maddeleri hükümleri 3. Değerlendirme Somut olayda, " Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2022 tarihli 2021/1714 Esas, 2022/1299 Karar sayılı ilamının davacı vekiline 03.07.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin 08.07.2022 tarihli dilekçesi ile kararı temyiz ettiği, ancak temyiz yoluna başvuru için gerekli harçları yatırmadığı, Bölge Adliye Mahkemesinin 19.07.2022 tarihli muhtıra ile miktarı belirtilen temyiz harçlarının yatırılmasını ihtar ettiği, davacıya bu muhtıranın 24.07.2022 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekili tarafından 27.07.2022 havale tarihli dilekçe ile Bölge Adliye Mahkemesinden adli yardım talebinde bulunulduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin davacının adli yardım ve temyiz talebi ile ilgili karar vermeden dosyayı temyiz incelemesi yapılmak üzerine Dairemize gönderdiği, Dairemizin 2022/10047 Esas 2022/12066 Karar sayılı ilamı ile" davacının adli yardım talebi olduğu da dikkate alınarak, HMK’nın 344 üncü maddesinde öngörülen prosedürün davacı yönünden işletilmesi ve şayet temyiz başvurusunun yapılmamış sayılması yoluna gidilirse bu yöndeki ek kararın hükmü temyiz eden davacıya tebliğ edilerek, tebligat parçasının dosyaya eklendikten sonra dosyanın Dairemize gönderilmesi " gereği belirtilerek dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine geri çevrilmesine karar verildiği, bölge adliye mahkemesinin yukarıda belirtilen ek karar ile temyiz harçlarının tamamlanmadığı gerekçesi ile temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verdiği, ek kararın davacı vekili tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır. HMK 336 ncı maddesinin 3 üncü fıkrasında kanun yollarına başvuru sırasında adli yardım talebinin Bölge Adliye Mahkemesine veya Yargıtay'a yapılacağı belirtilmiştir. Adli yardım 6100 sayılı Kanun’un 334 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddelere göre gerçek kişiler ile kamuya yararlı dernek ve vakıfların yararlanabileceği adli yardımın şartları, ödeme gücünden yoksun olma ve talebin açıkça dayanaktan yoksun olmamasıdır. Adli yardım talebinde bulunan gerçek kişi veya tüzel kişinin yargılama giderlerini karşılayabilecek durumda olmadığını gösteren mali durumuna ilişkin belgeleri de mahkemeye ibraz etmesi gerekir. Adli yardım talebinde bulunanın ödeme gücünden yoksun olup olmadığı, bu belgeler incelenerek belirlenecektir. Davacının Bölge Adliye Mahkemesi Başkanlığına hitaben verdiği adli yardım talebine ilişkin dilekçe değerlendirilerek, bölge adliye mahkemesince öncelikle davacının adli yardım talebi hakkında bir karar verilmesi, adli yardım talebinin reddine karar verilirse kararın, talebi reddedilen tarafa “6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 337 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğinden itibaren bir hafta içinde mahkemeye dilekçe vermek suretiyle karara itiraz edebileceği” şerhini içeren davetiye ile tebliğ edilmesi ve itiraz prosedürünün işletilmesi, adli yardım talebinin reddi kararına karşı itiraz edilmemesi hâlinde, 6100 sayılı Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 344 üncü maddesi uyarınca; temyiz harçlarının bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanması, aksi hâlde temyiz başvurusundan vazgeçmiş sayılacağı hususunun başvurana yazılı olarak bildirilmesi, verilen kesin süre içinde temyiz harçları tamamlanmadığı takdirde temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına karar verilerek başvurana tebliğ edilmesi, verilen kesin süre içinde; temyiz harçlarının tamamlanması hâlinde, veya temyiz harçlarının tamamlanmaması sebebiyle temyiz başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair verilen kararın tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde temyiz edilmesi durumunda ise temyiz harç ve giderleri de yatırıldıktan sonra, dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi gerekirken davacının adli yardım talebi değerlendirilmeden temyiz isteminin reddine karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmeksizin BOZULMASINA, Temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.