Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/4769 E. , 2024/1570 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/4769 Karar No : 2024/1570 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davalı): … Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. … İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığın…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2020/4769 E. , 2024/1570 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2020/4769 Karar No : 2024/1570 Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı): … Vekili : Av. … Karşı Taraf (Davalı): … Bakanlığı / ANKARA Vekili : Av. … İstemin Özeti : Davalı idare bünyesinde görev yapmakta iken, 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin Geçici 35/B maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılan davacı tarafından, kamu görevinden çıkarılmasına ilişkin Milli Savunma Bakanlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davanın reddi yolunda verilen ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. Temyiz İsteminde Bulunan Davacının İddialarının Özeti: Kamu görevinden çıkarma işleminin hukuka aykırı olduğu, adil yargılanma hakkına ve masumiyet karinesine aykırı hareket edildiği, 30 Mayıs 2016 tarihinden sonraki iradi faaliyet ya da kasti hareketlerinden dolayı sorumlu tutulabileceği, eksik inceleme neticesinde karar verildiği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği iddia edilmektedir. Davalı İdarenin Savunmasının Özeti: Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi : … Düşüncesi : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Dava Dairesi kararının gerekçe eklenmek suretiyle onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 334. maddesi uyarınca daha önce adli yardım talebi kabul edilmiş olan davacının, aynı Kanun'un 335. maddesinin 3. fıkrasında yer alan "adli yardım, hükmün kesinleşmesine kadar devam eder." düzenlemesi gereğince temyiz aşamasındaki adli yardım talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek gereği görüşüldü: Bölge idare mahkemesi idare dava daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin varlığı halinde mümkün olup, davacı tarafından ileri sürülen hususlar bunlardan hiçbirisine uymamaktadır. Bununla birlikte, davacı hakkında yürütülen ceza yargılaması neticesinde silahlı terör örgütüne üye olma suçundan 1 yıl 8 ay 18 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 231. maddesinin 5. fıkrası uyarınca davacı hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar veren ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararında yer alan; ''...Tanık S.A. beyanında özetle; İlk Malatya'ya geldiğinde … isimli kişi ile tanıştığını, …'un da kendisini sanıkla tanıştırdığını, Evde S.Y., .. ve kendisinin kaldığını, ...'tan sonra ise kendileriyle Y.E. isimli kişinin ilgilendiğini, evlerinde buluştuklarını belirtmiştir. Tanık Y.E. beyanında özetle; 2008 - 2010 yılında Malatya'da sanıkla ilgilendiğini, Grupta ayrıca S.Y. ve S.A.'ın olduğunu, orada buluştuklarını, daha sonra askere gittiğini, askerden geldikten sonra, Serkan ile sanığın gelip gitmemeye başladığını, bu yapıdan ayrıldığını, kendilerine başka bir ev tuttuğunu, ... kod F.D. isimli kişinin olduğunu, bu kişi müdür olarak görev yaptığını, bu kişinin bunların adresini tespit ettiğini, görüşmeye gittiğinde ancak kapıyı açmadıklarını, yapıdan ayrıldık dediklerini, Daha sonra sanığın İzmir iline tayini çıktığını, sanığın Devir işlemini yaptığını, sanığın İzmir'de kime devredildiğini bilmediğini, Sanığın herhangi bir kod adı olmadığını, Buluşmalarda rutin namaz kılma, cevşen okuma, kuran okuma, Gülen'in videolarını izleme yapıldığını, Aralarındaki haberleşmeyi kontörlü telefon üzerinden yaptıklarını belirtmiştir... ...Askeri personel olan sanığın ardışık arama yöntemi ile silahlı terör örgütünün mahrem yapılanması içerisinde bulunan örgüt üyeleriyle irtibat kurmak sureti ile örgütün hiyerarşik yapısı içerisine girdiği anlaşılmıştır. Sanığın Cumhuriyet Başsavcılığında, kovuşturma aşamasında yapılan yargılama sırasında alınan savunmalarında açıkça FETÖ/PDY silahlı terör örgütü içerisinde bulunmaktan pişmanlık duyduğunu, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini beyan ederek, örgüt içerisindeki konum ve hiyerarşisi ile uygun olacak bir biçimde örgütle hangi tarihte ve nasıl tanıştığını, hangi tarihler arasında örgüt içerisinde ne tür faaliyetlerde bulunduğunu, örgüt ile ilk temasının 2003 yılında lise son sınıfta ders çalışmak için örgütün evine davet edildiği dönemde başladığını, liseden mezun olduktan sonra ders çalışmalarında yardımcı olan ... isimli şahsın Asker olması yönünde telkinlerde bulunduğunu, akabinde Hava Astsubaylı MYO yu kazandığını, 2005 yılında İzmir Gazi Emir Hava Astsubaylığı okuluna gittiğini, o dönemde sabit hatlardan arandığını ve Halil İsimli şahsın kendisi ile ilgilendiğini, 2007 yılında Malatya ya tayin olduğunu, burada da Halil isimli şahsın kendisini sabit hattan aradığını, örgüte iki şahıs ile kendisini tanıştırdığını, sonrasında Halil isimli şahsın kendisini başka bir örgüt mensubuna teslim ettiğini, ismini hatırlamadığı bu şahsın kendilerinden birlikte bulundukları askeri personel hakkında çeşitli bilgiler istediğini, 2009 yılında Yunus isimli örgüt mensubuna devredildiğini, 2012 yılında tayininin İzmir'e çıktığını, burada da tanımadığı bir şahıs tarafından sabit hattan arandığını, tüm bildiklerini, ayrıntılı bir şekilde anlattığı ve bu şekilde FETÖ/PDY silahlı terör örgütünün ilçe yapılanmasının çözülmesi yönünde önemli bilgiler vererek katkı sağladığı...'' tespitleri, bakılmakta olan dava dosyasında yer alan diğer tespitler ile birlikte değerlendirildiğinde, davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisak ve irtibatının bulunduğu sonucuna varılmıştır. Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup, bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, temyiz isteminin reddi ile anılan kararın yukarıda belirtilen gerekçenin eklenmesi suretiyle ONANMASINA, temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, adli yardım talebinin daha önce kabul edilmiş olması nedeniyle temyiz aşamasında tahsil edilmeyen yargılama giderinin tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, 26/02/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.