14. Hukuk Dairesi 2011/15075 E. , 2011/16426 K. MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.01.2011 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.07.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünü…
**14. Hukuk Dairesi 2011/15075 E. , 2011/16426 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 04.01.2011 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 07.07.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı kurulması istemine ilişkindir. Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece, davanın kabulü ile; davacıya ait 169 parsel lehine bilirkişilerin 08.06.2011 tarihli rapor ve krokisinde 2 no'lu güzergah olarak belirtilen ve bedeli depo edilen 170 parsel aleyhine geçit hakkı tesisine karar verilmiştir. Hükmü, davalı 170 parsel maliki ... temyiz etmiştir. Davacı, 169 parselin maliki olduğunu, taşınmazının ana yola bağlantısı olmadığını belirterek, davalılara ait 168 ve 170 parsel sayılı taşınmazlardan geçit hakkı tesisi için dava açmıştır. Mahkemece, davacının istemi kabul edilerek, 170 parsel sayılı taşınmazdan geçit hakkı tesisine karar verilmiştir. Dosyada mevcut bilirkişi heyetinin 08.06.2011 tarihli raporunun incelenmesinde; davalılardan ... ve diğer davalılar ..., ..., ... ve ...'e ait 168 parsel sayılı taşınmazın 170 parsele göre daha büyük olduğu görülmektedir. Tapu kayıtlarının incelenmesinde de geçit hakkı tesis edilen 170 parsel sayılı taşınmazın 7220m2, 168 parselin ise 35.320m2 olduğu anlaşılmaktadır. Geçit isteği geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit yeri objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Mahkemece yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi heyet raporunda; 168 parsel sayılı taşınmazdan geçit yeri olarak belirlenen 1 no'lu seçeneğin uygun güzergah olarak neden belirlenmediği açıklanmamıştır. Mahkemece, fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince 168 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün büyük olması nedeniyle buradan verilecek geçit hakkının uzunluğundan başka uygun güzergah olarak belirlenmemesinin bir nedeni yoksa, bu parselden geçit hakkı tesisi gerekirken bu husus gözardı edilerek daha küçük parsel olan 170 parselden geçit hakkı tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ...'ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 30.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.