Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/6610 E. , 2024/4752 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6610 Karar No : 2024/4752 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurul Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Profesör ünvanıyla emekli olan davacı tar…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/6610 E. , 2024/4752 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/6610 Karar No : 2024/4752 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurul Başkanlığı VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Profesör ünvanıyla emekli olan davacı tarafından, Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kurulu'nun ... tarihli, ... sayılı kararı ile ... tarihli, ... sayılı Doçentlik belgesinin iptali ve belgenin iadesine ilişkin olarak tesis edilen Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Genel Sekreterliği'nin 22/02/2022 tarihli, 2304 sayılı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; davacı tarafından 2008 yılı Mart Dönemi ÜDS sonucunun geçersiz sayılmasına ilişkin ÖSYM Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve .. sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile işlemin iptaline karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Danıştay 8. Dairesi'nin E:2021/6728 sayılı dosyasında görülen dava sonucunda verilen ... tarih ve K... sayılı karar ile; " (...) Davacının 2008 ÜDS Mart Dönemi sınav sonucunun davalı idarece olağandışı bulunması üzerine 6114 sayılı Kanun'un 9/8. maddesinin idareye verdiği yetki kapsamında toplamda üç kez eşdeğer sınava çağrılmasına karşın özellikle sınav tarihlerine denk gelen dönemlerde davacının tekrarlayan bir şekilde sağlık mazereti sunduğu görülmekte olup, 12/05/2018 ve 01/12/2019 tarihlerinde yapılan eşdeğer sınavlarda davacının sunduğu mazeretin davalı idarece kabul edilmesine ve yeni sınav tarihi belirlenmesine karşın üçüncü kez belirlenen 27/09/2020 tarihinde yapılan sınava da benzer sebeplerle katılmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre, 6114 sayılı Kanunun 9/8. maddesi ile adayın eşdeğer sınava tabi tutularak olağandışılık tespiti yapılan sınava yönelik şüphenin ortadan kaldırılması amaçlandığından, daha önce bir çok defa idarece mazereti kabul edilmesine ve yeni sınav tarihi belirlenmesine karşın benzer sebeple sınava katılmadığı görülen davacının bu mazeretinin haklı bir mazeret olarak kabulüne olanak bulunmadığı gibi sınav tarihlerine denk gelecek şekilde sağlık mazereti sunmasının eşdeğer sınava girme yükümlülüğünü de ortadan kaldırmayacağı açıktır. Bu durumda, temyiz incelemesinin yapıldığı tarih itibarıyla da eşdeğer sınav sonucunu dosyaya sunamayan davacının olağan dışı görülen 2008 ÜDS Mart Dönemi sınav sonucunun geçersiz sayılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır." gerekçeleriyle ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararının kaldırılmasına ve davanın reddine kesin olarak karar verildiği, bu durumda, davacının doçentlik dosyasında yer alan yabancı dil belgesinin iptal edilmesi nedeniyle bu belgeye dayalı olarak verilen doçentlik belgesinin iptal edildiği, davacının doçentlik için aranılan yabancı dil şartını sağlamadığı, davacının doçentlik unvanı alırken kullandığı yabancı dil belgesi ÖSYM tarafından iptal edildiğinden, 2547 sayılı Kanun'un 24. maddesi ile Doçentlik Yönetmeliği'nde aranılan yabancı dil şartını sağlamayan davacı hakkında ... tarihli, ... sayılı Doçentlik belgesinin iptali ve belgenin iadesine ilişkin olarak Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Genel Sekreterliği'nin tesis etmiş olduğu dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacının 2008 yılı Mart Dönemi ÜDS sonucunun geçersiz sayılmasına ilişkin ÖSYM Yönetim Kurulu'nun ... tarih ve ... sayılı kararının iptaline karar verilmesi istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında açılan davada, 19/08/2021 tarihinde verilen K:... sayılı iptal kararı sonrasında Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kurulu'nun ... tarihli, ... sayılı işleminin tesis edildiği, idari mercilerce İdari Yargılama Usulu Kanunu'nun 28. maddesi uyarınca Mahkeme kararlarının gereğinin yerine getirilmesinin hukuki bir zorunluluk olduğu, yerine getirilmediği takdirde ise cezai müeyyidelerle karşı karşıya kalacakları dikkate alındığında; davalı idarece anılan işlemin Mahkeme kararı uyarınca tesis edildiği, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; her ne kadar, davacı vekili tarafından, davacının girdiği 2008-ÜDS sınavı ile ilgili aleyhine sonuçlanan Mahkeme kararları için Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvurularda bulunulduğu, bunlardan, davacının ilk kez eşdeğer sınava çağrılmasına ilişkin işleme karşı açılan davanın reddi yönünde verilen Danıştay 8. Dairesi'nin E:2019/5546, K:2019/6639 sayılı kararı hakkında, Anayasa Mahkemesi'nin 10/05/2023 tarihli ve Başvuru No:2019/32695 sayılı kararı ile ihlal kararı verildiği ve dosyanın Danıştay 8. Dairesi'nce yeniden kayda alındığı (UYAP sorgulamasından E:2023/4014 sayılı esasa kaydedildiği görülmektedir.) ileri sürülmekte ise de, dava konusu işlemin sebep unsurunu, Ölçme Seçme ve Yerleştirme Merkezi (ÖSYM) Başkanlığı'nca davacının 2008-ÜDS sonucunun geçersiz sayıldığının davalı idareye bildirilmesi hususunun oluşturduğu, dava konusu işlem tarihi itibarıyla bu işleme karşı açılan davada Danıştay 8. Dairesinin 10/11/2021 tarih ve E:2021/6728, K:2021/5216 sayılı kararı için Anayasa Mahkemesi'nce verilmiş bir ihlal kararı ve anılan Danıştay Dairesi'nce aksi yönde verilen bir karar bulunmadığı, öte yandan, 2008-ÜDS sınavı ile ilgili işlem tesis etmeye yetkili bulunan ÖSYM Başkanlığı tarafından, söz konusu sınav hakkında davacı lehine bir yargı kararı verilmesi ve yargı kararı gereği işlem tesis edilerek davalı idareye bildirimde bulunulması durumunda davalı idarece davacının durumunun yeniden değerlendirilerek bir işlem tesis edilebileceği açık olduğundan, davacı vekilince ileri sürülen söz konusu iddianın bu aşamada incelenmesine olanak bulunmadığı, istinaf başvurusuna konu edilen karar, usul ve esas yönünden hukuka uygun olup kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, Anayasa Mahkemesi'nin 10/05/2023 tarih, Başvuru No:2019/32695 sayılı kararı ile hak ihlali olduğuna karar verildiği, bunun üzerine Danıştay 8. Dairesinin 12/09/2023 tarih, E:2023/4014, K:2023/3736 sayılı kararı ile; "davalı idarenin temyiz isteminin reddine, ... tarih, E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına ve ... İdare Mahkemesinin ... tarih, E:..., K:... sayılı iptal kararının onanmasına" karar verildiği, Üniversitelerarası Kurul işlemine esas teşkil eden işlemin iptal edildiği, Bölge İdare Mahkemesince Danıştay kararı beklenmeden karar verildiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Nisan 2009 döneminde doçentlik sınavına müracaat eden davacının, doçentlik dosyasında bulunan 2008-ÜDS Mart Dönemi yabancı dil belgesinin ÖSYM Yönetim Kurulu'nun ... tarihli, ... sayılı kararıyla geçersiz sayılması nedeniyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve Doçentlik Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenen ve doçentlik unvanının iktisabı için aranan geçerli yabancı dil şartını sağlamamış olması karşısında, davacıya verilmiş olan doçentlik unvanının ve 07/04/2010 tarihli doçentlik belgesinin iptaline ilişkin işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Profesör ünvanıyla emekli olan davacı tarafından, Nisan 2009 dönemi doçentlik sınavına başvururken aldığı ve doçentlik dosyasında bulunan 2008-ÜDS Mart Dönemi yabancı dil belgesinin, ÖSYM Yönetim Kurulu'nun ... tarihli, ... sayılı kararıyla geçersiz sayılması üzerine, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu ve Doçentlik Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenen ve doçentlik unvanının iktisabı için aranan geçerli yabancı dil şartını sağlamamış olması nedeniyle Üniversitelerarası Kurul Yönetim Kurulu'nun ... tarihli, ... sayılı kararı ile ... tarihli, ... sayılı Doçentlik belgesinin iptali ile belgenin iadesine ilişkin olarak tesis edilen Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı Genel Sekreterliği'nin ... tarihli, ... sayılı işleminin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 'Doçentlik ve atama' başlıklı 24'üncü maddesinin (a) fıkrasının 2'nci bendinde, "(...)Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır: (...) (2) Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek" hükmüne yer verilmiştir. Davacının yabancı dil sınavına girdiği tarihte yürürlükte olan 01/09/2000 tarihli, 24157 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Doçentlik Sınav Yönetmeliği'nin" 'Yabancı dil koşulu' başlıklı 5.maddesinde, "5.Yabancı dil koşulunun sağlanması için adayların İngilizce, Fransızca veya Almanca dillerinin birinden Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı'na (ÜDS) girmeleri gerekir. ÜDS, Fen Bilimleri, Sağlık Bilimleri ve Sosyal Bilimler olmak üzere üç ayrı alanda ve merkezi olarak yapılır. Bu Yönetmeliğin 3 üncü maddesinde belirtilen temel alanların hangisinde doçentlik sınavına başvurulacaksa, ÜDS'ye o alanda girmek zorunludur. ÜDS alanlarının kapsadığı temel alanlar aşağıda verilmiştir. Fen Bilimleri : Eğitim Bilimleri ve Öğretmen Yetiştirme (fen kısımları), Fen Bilimleri ve Matematik, Mesleki Eğitim (fen kısımları), Teknik Eğitim, Mimarlık, Mühendislik, Ziraat ve Ormancılık. Sağlık Bilimleri : Sağlık Bilimleri. Sosyal Bilimler : Eğitim Bilimleri ve Öğretmen Yetiştirme (sosyal kısımlar), Mesleki Eğitim (sosyal kısımlar), Filoloji, Güzel Sanatlar, Hukuk, İlahiyat, Sosyal, Beşeri ve İdari Bilimler. Yabancı dil koşulunun sağlanması için ÜDS'den yüz üzerinden en az altmışbeş puan alınması gerekir. Uluslararası düzeyde veya Türkiye'de merkezi olarak yapılan yabancı dil sınavlarının ÜDS'ye eşdeğerlik durumları Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenir. Yukarıda belirtilenlerden başka dillerde yabancı dil sınavı açılması Üniversitelerarası Kurul kararı ile olur. Bu dillerde Kamu Personeli Yabancı Dil Bilgisi Seviye Tespit Sınavı'na (KPDS) girilmesi ve bu sınavdan 100 üzerinden en az altmışbeş puan alınması gerekir. Bilim/sanat alanı belli bir dille ilgili olanlar, yabancı dil sınavına başka bir dilde girmek zorundadırlar.” hükümleri yer almaktadır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından, eşdeğer sınava çağrılmasına ilişkin işleme ilişkin olarak davanın reddi yönünde verilen Dairemizin 04/07/2019 tarih, E:2019/5546, K:2019/6639 sayılı kararı hakkında Anayasa Mahkemesi'ne başvurulduğu, Anayasa Mahkemesi'nin 10/05/2023 tarihli ve Başvuru No:2019/32695 sayılı kararı ile başvurucunun davanın sonucuna ilişkin temel iddialarının Daire tarafından karşılanmadığı gerekçesiyle başvurucunun Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkı kapsamındaki gerekçeli karar hakkının ihlal edildiğine karar verildiği, bunun üzerine Dairemizin E:2023/4014 sayılı dosyasında yeniden kayda alınan davada, 12/09/2023 tarih, K:2023/3736 sayılı kararla; "temyiz istemine konu İdare Mahkemesi kararında; davalı idarece ihbar başvurusu ve sınavlardan alınan puanların kıyaslanması haricinde 2008 yılı ÜDS Mart Dönemi sınavının şaibeli bulunması ile ilgili başkaca herhangi bir somut gerekçe sunulmadığı, davacının sınav sorularını önceden ele geçirdiği veya kopya çektiği ya da sınavın tümü ile ilgili soruların önceden alındığı, toplu kopya çekildiği vs. gibi herhangi bir durumun bu sınav bakımından mevcut olmamasına rağmen sadece davacının daha önceden girdiği sınavlarda aldığı notlar kıyaslanarak dava konusu işlemin tesis edilmesinin hukuk devleti ve hukuki güvenlik ilkelerini ihlal edeceği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, söz konusu kararın, Anayasa Mahkemesi'ni ihlal kararı vermeye yönelten sebepleri ortadan kaldırmaya yeter derecede açık ve makul gerekçe içerdiği anlaşıldığından, temyiz istemine konu İdare Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kaldırılmasına, davalı idarenin temyiz isteminin reddine, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının onanmasına karar verildiği görülmektedir. Bu durumda; davacının doçentlik dosyasında yer alan 2008 yılı Mart Dönemi Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı (ÜDS) sonucunun iptal edilmesi nedeniyle bu belgeye dayalı olarak verilen doçentlik belgesinin iptal edildiği, 2008 yılı Mart Dönemi Üniversitelerarası Kurul Yabancı Dil Sınavı (ÜDS) sonucunun ise davacının çağrıldığı eşdeğer sınava katılmaması nedeniyle geçersiz sayılmasına karar verildiği, işlemin sebep unsurunun davacının çağrıldığı eşdeğer sınava katılmaması olduğu ve Anayasa Mahkemesi'nin 10/05/2023 tarihli ve Başvuru No:2019/32695 sayılı kararı sonrasında Dairemizce davacının eşdeğer sınava çağrılmasına ilişkin işleme karşı açılan davada kesin olarak iptal kararı verildiği görüldüğünden ve davacının girdiği 2008-ÜDS sınavı ile ilgili aleyhine sonuçlanan Mahkeme kararları için Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvurularda bulunulduğu belirtildiğinden, Dairemizin yeni kararıyla birlikte ortaya çıkan ve yukarıda özetlenen yeni hukuki durum ve varsa konuya ilişkin diğer Anayasa Mahkemesi kararları değerlendirilerek karar verilmesi gerekmektedir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki Ankara 10. İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin gerekçeli olarak reddine ilişkin temyize konu Ankara Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 24/09/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.