Başvuru, meydana gelen ölümlü trafik kazasında ihmali bulunduğu ileri sürülen kamu görevlisi hakkında soruşturma izni verilmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, meydana gelen ölümlü trafik kazasında ihmali bulunduğu ileri sürülen kamu görevlisi hakkında soruşturma izni verilmemesi nedeniyle yaşam hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Başvuru 1/7/2015 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucunun eşi 6/9/2014 tarihinde saat 00 sıralarında E-87 kara yolu üzerinde (Burhaniye-İzmir istikameti) meydana gelen trafik kazasında hayatını kaybetmiştir. Söz konusu kazada başvurucunun eşi dışında iki kişi daha hayatını kaybetmiştir. Saat 20 sıralarında olay yerine gelen Cumhuriyet savcısı refakatinde Olay Yeri ve Görgü Tespit Tutanağı düzenlenmiştir. Tutanaktaki tespitler şöyledir:i. Kaza, İzmir istikametinden Burhaniye istikametine doğru E-87 kara yolunda Burhaniye'ye yaklaşık 20 km kala Pelitköy Kavşağı'nda gerçekleşmiştir.ii. Trafik, yol çalışması nedeniyle tek şeritli ve çift yönlü olarak İzmir istikametine giden duble yoldan verilmektedir.Zemin kuru ve yağsızdır.iii. Kaza mahallinden İzmir istikametine doğru 200 m geride azami hızın 50 km olduğunu gösteren trafik levhası bulunmakta, aracın sağ tarafının yaklaşık 2 m uzağında “Ana yolda iki yönlü trafik vardır. Dikkatli çıkınız.” yazılı ve “Dur” yazılı trafik levhaları ile sağa dönüşün yasak olduğunu belirten levhalar bulunmaktadır. Dosya kapsamında ayrıca polis memuru bilirkişisinden rapor alınmıştır. Bilirkişi raporundaki tespitler şöyledir:i. Yapılan yol çalışması nedeniyle bölünmüş yolun bir istikameti trafiğe kapatılmış ve 5 km boyunca yol iki yönlü olarak kullanılmaktadır.ii. İki yönlü kullanılan yol boyunca ortalama 500 metrede bir "İki Yönlü Yol" trafik işareti ve "50 km azami hız" levhaları bulunmaktadır. Kaza yerinde yan yoldan ana yola çıkış kısmında ise "Ana yolda iki yönlü trafik vardır. Dikkatli çıkınız." uyarı işareti ile "iki yönlü yol" bilgi işaretlemesi bulunmaktadır. İki yönlü yolda görüşü engelleyen herhangi bir unsur bulunmamakta, yan yoldan çıkan araçların ise öncelikle durarak akan trafiği kontrol etmeleri gerekmektedir.iii. Bakım nedeniyle yolun iki yönlü trafiğe alınmasıyla ilgili olarak kara yolunun bakım ve onarımından sorumlu kuruluşlar tarafından gerekli işaretlemeler yapılmıştır.iv. Kavşak içindeki işaretlemelere karşın sürücüler işaret levhalarının yerlerini değiştirerek geçişlerini tamamlayabilmektedir. Yapılan işaretlemelerin yanı sıra fiziki engellemeler koyulması bu yönde fayda sağlayacaktır.v. Netice olarak ölen G. ana yol üzerinde bulunan araçlara ilk geçiş hakkı vermemesi nedeniyle asli kusurludur. R.G. ise azami hız levhaları bulunmasına karşın hızını azaltmaması nedeniyle tali kusurludur. Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında kazada hayatını kaybedenlerin yakınları müşteki sıfatıyla soruşturmada yer almıştır. Başvurucunun da içinde bulunduğu müştekiler, Karayolları Bölge Müdürlüğü görevlilerinin de olayda kusurları bulunduğunu ileri sürmüştür. Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca 13/10/2014 tarihinde, Karayolları Bölge Müdürlüğü görevlileri ile kazaya karışan R.G. açısından dosyanın tefrikine karar verilmiştir.A. R.G. Yönünden Yürütülen Süreç Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca açılan dava sonucunda Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesinin 4/11/2015 tarihli kararıyla, kazaya karışan R.G.nin taksirle birden fazla kişinin ölümüne ve yaralanmasına neden olmak suçundan hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Anılan dosyanın temyiz incelemesi aşamasında olduğu anlaşılmaktadır.B. Karayolları Bölge Müdürlüğü Görevlileri Yönünden Yürütülen Süreç Müştekilerin iddiasına konu sorumluların kontrol mühendisi G. ile şantiye şefi K. olduğu, G. hakkında işlem yapılmasının soruşturma iznine tabi olduğu ancak K.nın yüklenici personel olması nedeniyle soruşturma iznine tabi olmadığı İzmir Valiliğince tarafından bildirilmiştir. Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca, anılan iki şüpheli hakkında yürütülen soruşturmanın tefrikine karar verilmiştir. Kontrol Mühendisi G. Hakkında Karayolları Bölge Müdürlüğü Kontrol Mühendisi G. hakkında 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun kapsamında Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma izni talebinde bulunulmuştur. İzmir Valiliği tarafından anılan kişi yönünden İzmir Karayolları Bölge Müdürlüğüne ön inceleme yaptırılmıştır. 2/2/2014 tarihli ön inceleme raporunda; yapım çalışması kapsamında yolun Karayolları Genel Müdürlüğünün yol yapım bakım ve onarımlarında trafik işaretleme standartlarına uygun olarak 4/9/2014 tarihinde saat 00'da trafiğe kapatıldığı, trafik tespit tutanağında kazaya etken yol sorununun bulunmadığının tespit edilmiş olduğu, hakkında soruşturma izni istenen kontrol mühendisinin Karayolları Bölge Müdürlüğünce onaylanan Trafik İşaretleme Projesi'ne uygun olarak trafik işaretlerinin konulmasını sağladığı, Trafik İşaretleme Tutanağı düzenlediği, yapılan işaretlemelerin sürekliliğini sağladığı, görevlerini ihmal ettiğine ilişkin bir bulgu bulunmadığı belirtilerek hakkında soruşturma izni verilmesine gerek bulunmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir. 2/2/2015 tarihli ön inceleme raporu İzmir Valiliği İl İdare Kuruluna sunulmuş ve İzmir Valisi tarafından 4/2/2015 tarihinde ilgili kişi hakkında soruşturma izni verilmemesine karar verilmiştir. Anılan karara karşı başvurucunun da içinde bulunduğu müştekiler tarafından karara itiraz edilmiş, İzmir Bölge İdare Mahkemesince 28/4/2015 tarihinde "ön inceleme raporu ve eki belgelerin, isnat edilen fiilden dolayı Cumhuriyet Başsavcılığınca soruşturma yapılmasını gerektirecek nitelik ve yeterlikte olmadığı anlaşıldığından, adı geçen hakkında soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara karşı yapılan itirazların reddine" karar verilmiştir. Anılan itirazın reddi kararı başvurucuya 1/6/2015 tarihinde tebliğ edilmiştir. Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığının 28/5/2015 tarihli kararıyla, hakkında ön inceleme yapılan için soruşturma izni verilmediği için soruşturma ve kovuşturma yapılamayacağından hakkında ön inceleme yapılan G. hakkında yüklenen suçtan inceleme yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Başvurucu 1/7/2015 tarihinde soruşturma izni verilmemesi ve inceleme yapılmasına yer olmadığı kararlarına karşı bireysel başvuruda bulunmuştur. Şantiye Şefi K. Hakkında Şüpheli K. hakkında Burhaniye Cumhuriyet Başsavcılığınca 29/5/2015 tarihinde, bilirkişi raporunda ve kaza tespit tutanağında şantiye sorumlusu olan şüpheliye herhangi bir kusurun atfedilmediği, kontrol mühendisi G. hakkında yapılan soruşturmada yapılan incelemede olay yerinde Karayolları Bölge Müdürlüğünce onaylanan Trafik İşaretleme Projesi'ne uygun olarak trafik işaretlerinin konulmasının sağladığının belirtilmiş olduğu, şüphelinin olayda kusurunun bulunduğuna dair hakkında kamu davası açılmasını haklı gösterecek nitelikte delil ve şüphe bulunmadığı gerekçeleriyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir. Karara karşı yapılan itiraz Burhaniye Sulh Ceza Hâkimliğince 8/7/2015 tarihinde, 23/01/2015 tarihli heyet raporunda trafik kazasında ölen G.nin asli kusurlu, R.G.nin ise tali kusurlu olduğu, Karayolları Bölge müdürlüğünde kontrol mühendisi G.nın trafik işaretleme projesine uygun olarak trafik işaretlerinin konulmasını sağladığı hizmet eksikliği nedeniyle kusuru bulunmadığının belirtildiği, Karayolları Bölge Müdürlüğü Bölge Trafik Amirliğinde şantiye şefi olan şüpheli K.nın meydana gelen trafik kazasında kusurunun bulunmadığı, bu nedenle verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. 4483 sayılı Kanun'un "Amaç" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Bu Kanunun amacı, memurlar ve diğer kamu görevlilerinin görevleri sebebiyle işledikleri suçlardan dolayı yargılanabilmeleri için izin vermeye yetkili mercileri belirtmek ve izlenecek usulü düzenlemektir." 4483 sayılı Kanun'un "Ön inceleme" kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"İzin vermeye yetkili merci, bu Kanun kapsamına giren bir suç işlediğini bizzat veya yukarıdaki maddede yazılı şekilde öğrendiğinde bir ön inceleme başlatır." 4483 sayılı Kanun'un "Ön inceleme yapanların yetkisi ve rapor" kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir:"Ön inceleme ile görevlendirilen kişi veya kişiler, bakanlık müfettişleri ile kendilerini görevlendiren merciin bütün yetkilerini haiz olup, bu Kanunda hüküm bulunmayan hususlarda Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununa göre işlem yapabilirler; hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisinin ifadesini de almak suretiyle yetkileri dahilinde bulunan gerekli bilgi ve belgeleri toplayıp, görüşlerini içeren bir rapor düzenleyerek durumu izin vermeye yetkili mercie sunarlar. Ön inceleme birden çok kişi tarafından yapılmışsa, farklı görüşler raporda gerekçeleriyle ayrı ayrı belirtilir.Yetkili merci bu rapor üzerine soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine karar verir. Bu kararlarda gerekçe gösterilmesi zorunludur." 4483 sayılı Kanun'un "İtiraz" kenar başlıklı maddesinin birinci fıkrası şöyledir: "Yetkili merci, soruşturma izni verilmesine veya verilmemesine ilişkin kararını Cumhuriyet başsavcılığına, hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisine ve varsa şikayetçiye bildirir.Soruşturma izni verilmesine ilişkin karara karşı hakkında inceleme yapılan memur veya diğer kamu görevlisi; soruşturma izni verilmemesine ilişkin karara karşı ise Cumhuriyet başsavcılığı veya şikayetçi, izin vermeye yetkili merciler tarafından verilen işleme koymama kararına karşı da şikâyetçi itiraz yoluna gidebilir...... Verilen kararlar kesindir."