(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/4518 E. , 2007/5681 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 7.12.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.2.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelen…
**(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/4518 E. , 2007/5681 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 7.12.2006 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.2.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar, murislerinin tapu kaydında “... ...” olarak yazılan isminin “... ...” olarak düzeltilmesi isteğinde bulunmuşlardır. Davalı davanın reddini savunmuştur. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş olup hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti yada tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik yada hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu nedenle de bu tür davalarla kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Böyle bir davayı tapu maliki ile mirasçıları açabilir. Bunun yanısıra 1.1.2002 tarihinde yürürlüğe giren yeni Türk Medeni Kanununun 702.maddesinin son fıkrası ile ortaklardan herbirinin topluluğa giren hakların korunmasını sağlayabileceği ve bu korumadan bütün ortakların yararlanabileceği öngörüldüğünden, elbirliği mülkiyetinde, ortaklardan herhangi biri de, tek başına tapuda miras bırakanla ilgili düzeltme isteyebilir. Ayrıca bu tür davanın, bir başka dava nedeniyle verilen yetkiye dayanılarak açılması da mümkündür. Böyle bir yetki verildiğinde, yetkiye dayanılarak dava açan kişinin, aktif dava ehliyeti vardır. Somut olaya gelince; Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yukarıda da açıklandığı üzere bu davayı tapu maliki veya mirasçıları açabileceğinden, davacıların tapu kayıt malikinin mirasçısı olduğuna dair veraset ilamı veya verasete esas nüfus aile kayıt tablosu getirtilerek davacıların aktif husumet ehliyetlerinin bulunup bulunmadığının belirlenmelidir. Mülkiyet nakline yol açmamak için de düzeltilmesi istenen kayıt malikinin ismini taşıyan bir başka kişinin bulunup bulunmadığı nüfus müdürlüğünden sorulmalı ve Cumhuriyet Savcılığı aracılığı ile taşınmaz maliki hakkında araştırma yapılmalıdır. Tüm bu hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olarak hüküm kurulması doğru olmadığından bozmayı gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda yazılı nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 15.5.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.