5. Hukuk Dairesi 2023/11329 E. , 2024/518 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1075 Esas, 2023/1505 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/1205 Esas, 2021/469 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın bir kısım davalılar vekili ve dahili
**5. Hukuk Dairesi 2023/11329 E. , 2024/518 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1075 Esas, 2023/1505 Karar KARAR : Yeniden esas hakkında verilen karar İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/1205 Esas, 2021/469 Karar Taraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın bir kısım davalılar vekili ve dahili davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak sureti ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA [adres satırı maskelendi] II. CEVAP Davalılar vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Mahfesığmaz Mahallesi 79019 Sk. ... Döner Çukurova Adana adresindeki ... Döner isimli iş yerini 2016 yılı mayıs ayında Emlak market isimli emlak ofisi ... İsimli emlakçı aracılığı ile ...’den kiraladığını, bahse konu iş yerinin ...’a satıldığı için bu kez ... ile kira kontratı yapıldığını, iş yerinin tek kiracısının ... olduğunu, davanın aynı zamanda davalı ...’a yöneltilmesinin de davanın davalı husumet yönünden reddini gerektiren başka bir neden olduğunu, davacının davalı ... hakkında dava ikamesinde hiçbir hukuki yararı bulunmadığını, bahsi geçen iddiaya dair alanın davalı müvekkiller tarafından yapıldığı hususunun ispatının da davacı tarafa ait olduğunu, ihbar olunması talep olunan 3. Kişi olan ...'a davanın ihbar edilmesini, usule ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddini, haksız ve yersiz açılan davanın reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekâletin davacıya tahmiline karar verilmesini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece yargılamanın sonunda resen taraf olarak ihbar olunan ...'ın dahili davalı olarak davaya eklendiğini, hatalı bir biçimde tüm davalılar yönünden ortak bir karara hükmettiğini, her ne kadar kararda “tarafların kat maliklerinden ilgili müdahale için muvafakat name almak üzere kat maliklerine başvurdukları” gibi bir ibare yer alsa da davalı ...’in böyle bir eylemi olmadığının dosya kapsamından anlaşıldığını, ayrıca tanık beyanlarında taşınmazın mevcut haliyle kiralandığı tentenin davalı müvekkilleri tarafından konmadığı belirtilmesine rağmen bu hususun esas alınmadığını, tanıkların beyanlarının hatalı yorumlandığını, davalıların sanki mevcut yere kasten tecavüzde bulunduklarının belirtildiğini, bu yönü ile de mahkemenin tespitinin hatalı olduğunu, davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla; davacı tarafça iddia olunan ortak kullanım alanına sözde davalılarca müdahale edildiği iddiası gerçek dışı olup iddiaya konu ve sözde kanuna aykırı yapılar var ise müvekkilleri tarafından yapılmadığının dosyaya sunulan delillerden anlaşıldığını, işyerinin ve eklentilerinin tamamı ihbar olunan ...’a ait olduğunu, davalı müvekkillerince yapılmış hiçbir yapım, onarım ve eklenti işi bulunmadığını, bu durumda müvekkilleri yönünden davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerekli iken mülk sahibi ...’ın davaya dahil edilerek karar verilmesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (6100 sayılı Kanun) ve 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'na (634 sayılı Kanun) aykırılık teşkil edeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla bilirkişi raporlarına itiraz dilekçesinde de belirttikleri üzere verilecek herhangi bir eski hale iade kararında bu kararın ifasının kanun gereği kim tarafından yapılması gerektiği hususu da gerekçeli kararda net olarak zikredilmediğini ve duraksamaya yer verilmeyecek şekilde hüküm kurulması şartı yerine gelmediğini, davacı tarafın davayı ikame etmesi için kat malikleri kurulundan yetki alması gerektiğini, bu yönde alınmış herhangi bir yetki de bulunmadığını belirtip, usul ve kanuna aykırı İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Dahili davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece 19.01.2021 tarihli duruşmada, davacı tarafın bu yönde bir talebi olmadığı halde, davacıya müvekkillerini davaya dahil etmesi için süre verilmesinin açık olarak hukuka aykırılık oluşturduğunu, ayrıca davanın son aşamasında yapıldığından taraflarının savunma hakkının ihlal edildiğini, müvekkilinin keşif, tanık dinleme ve bilirkişi raporu düzenlenme aşamalarında davalı sıfatı bulunmadığını, tüm bu işlemlerden sonra davaya dahil edildiğini, bu nedenle savunma haklarının kullanılmasının engellendiğini, diğer davalılar ile müvekkili arasında kanunlarda belirtilen zorunlu dava arkadaşlığı durumu bulunmadığını, dava konusu taşınmazın aynına ilişkin bir konu olmadığını, ayrıca mahkeme kararı esas açısındanda hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin dava konusu olan taşınmazı bu hali ile ... isimli şahıstan tapu siciline güven ilkesi uyarınca satın aldığını, satın aldığı tarihtede diğer davalılar kiracı olarak bulunduklarını, davaya konu edilen hususların müvekkili tarafından yapılmadığını, dava konusu edilen yer ile komşu diğer iş işyerleri uzun süreden beri aynı şekilde kullanıldığını, davacının bu kullanıma uzun süredir izin verdiğinin aşikar olduğunu, mahkemece bu yönde bir araştırma yapılmaksızın hüküm verilmiş olması eksik inceleme sonucu karar verildiğini gösterdiğini, bilirkişi raporuna yapılan itirazların mahkemece dikkate alınmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporlarında davaya konu olayın yanlış değerlendirildiğini, mahkeme hüküm kısmında, "davacı tarafından yapılacak eski hale getirme masraflarının davalılardan tahsil edilmesine" şeklinde karar verildiğini, ancak eski hale getirme aşamasında davacının bu hakkını ne şekilde kullanacağı açık olarak belirlenmediğini, bu hali ile kararın icra edilebilirlik yönünden belirli olmadığını, muğlak bir hüküm içerdiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte sunulan bilirkişi raporunda eski hale getirme masrafının bedeli açısından da bir tespit yapılmadığını belirtip, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine veya kararın düzeltilmesi için mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkeme kararında kanuna aykırı yön bulunmadığı; ancak Mahkemece yapılacak işe hükmedilmesi ile yetinilmesi gerekirken eski hale getirme işlemleri için yapılacak masrafların davalılardan tahsili hususunun hatalı olduğu belirtilerek yeniden hüküm tesis etmek sureti ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek, davacıların kötüniyetli olup kararın eksik inceleme sonucu verildiğini ileri sürmüştür. 2. Dahili davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek, davacıların kötüniyetli olup kararın eksik inceleme sonucu verildiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, tarafların kat maliki oldukları ana gayrimenkulde mimari projeye aykırı imalatların eski hale getirilmesi ve müdahalenin önlenmesi istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Dava konusu ana gayrimenkulde davalının mimari projeye aykırı imalatlar dolayısı ile ortak alana müdahalede bulunduğu, yapılan müdahaleye ilişkin herhangi bir tadilat projesi yahut yeterli nisapta kat maliklerinin muvafakat verdiğine ilişkin belgenin dosyaya sunulamadığı anlaşılmaktadır. 3. 634 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca her kat maliki ana gayrimenkulün mimari durum ve güzelliğini korumaya mecbur olup, dosya kapsamı ile aksinin ispatlanamadığı ve yapılan müdahalenin ortak alanlardaki kat maliklerinin mülkiyet hakkı aleyhine olduğu gözetildiğinde mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi yerindedir. 4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Davalılar ... ve Hüseyin Altın vd.'den peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.