Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/3668 E. , 2024/4184 K. T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3668 Karar No : 2024/4184 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... Başkanlığı 2- ... Üniversitesi DAVANIN ÖZETİ : Mısır'da bulunan Cairo University'den aldığı hukuk fakültesi diploması ile Yükseköğretim Kuruluna yapmış olduğu denklik başvurusu neticesinde Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 26.08.2020 tarihli toplantısında muhtelif derslerin İstanbul Üniversitesind…
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2024/3668 E. , 2024/4184 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2024/3668 Karar No : 2024/4184 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... Başkanlığı 2- ... Üniversitesi DAVANIN ÖZETİ : Mısır'da bulunan Cairo University'den aldığı hukuk fakültesi diploması ile Yükseköğretim Kuruluna yapmış olduğu denklik başvurusu neticesinde Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 26.08.2020 tarihli toplantısında muhtelif derslerin İstanbul Üniversitesinde alınarak başarılı olunması kaydı ile adına hukuk alanında lisans diploma denklik belgesi düzenlenmesine karar verilen ve bu kapsamda İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine kaydı yapılan davacı tarafından, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Tanıma ve Denklik Hizmetleri Daire Başkanlığı’nın ... tarihli ve ... sayılı "Denklik Lisans Tamamlama" konulu yazısının 3.1. ve 3.4. maddeleri ile bu düzenlemenin tarafına uygulanıp uygulanmayacağına yönelik İstanbul Üniversitesine yapılan 22.01.2024 tarihli başvuru sonucu tesis edilen İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığının .. tarih ve ... sayılı işleminin 6. maddesinin iptaline ve yürütmesinin durdurulmasına karar verilmesi istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca dava dosyası incelenerek işin gereği görüşüldü. İNCELEME VE GEREKÇE: USUL YÖNÜNDEN: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde; idarî davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı, dilekçelerde tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idarî işlemin yazılı bildirim tarihinin, tam yargı davalarında uyuşmazlık konusu miktarın gösterileceği, dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dava dilekçelerinin ve bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı; 14. maddesinin 3. fıkrasında dava dilekçelerinin, görev ve yetki, idarî merci tecavüzü, ehliyet, idarî davaya konu olabilecek kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği, aynı maddenin 6. fıkrasında, anılan hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmü uygulanacağı belirtilmiş, 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendinde; dilekçelerde 14. maddenin 3/g bendine aykırılık görülmesi halinde otuz gün içinde 3. ve 5. maddelere uygun şekilde düzenlemek veya noksanları tamamlamak üzere dilekçenin reddine karar verileceği, aynı maddenin 5. fıkrasında, 1. fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır. İdari Yargılama Usulünde geçerli olan resen araştırma ve yazılılık ilkesi gereği dava dilekçelerinin, 2577 sayılı Kanunda belirtilen şekil kurallarına uygun bir biçimde ve yargılamanın gerektirdiği bilgileri içerecek nitelikte düzenlenmesi gerekmektedir. Bunu sağlamak için, dava dilekçelerinde; dava konusu edilen işlemlerin ve dava sebeplerinin, bir başka ifadeyle; idari işlemin içerdiği iddia edilen hukuka aykırılığın dayandığı hukuk kurallarının açık ve net bir biçimde somut olarak belirtilmesi şarttır. Ayrıca birden fazla işlemin davaya konu edilmesi ya da bir işlemin birden fazla madde, fıkra veya bendinin iptalinin istenilmesi halinde söz konusu işlemler ve bu işlemlerin hangi madde veya fıkralarının iptalinin istendiğinin tek tek sayılmak suretiyle belirtilmesi de yukarıda alıntısı yapılan düzenlemeler ve idari yargılama usulü ilkelerinin bir gereğidir. Öte yandan yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idarî işlemle sınırlı olarak yargı merciince inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur. Dosyanın incelenmesinden; Dairemizin 07.05.2024 tarih ve E:2024/1855 K:2024/2585 sayılı kararıyla; dava konusu düzenleyici işlemin 3.1. ve 3.4. maddeleri yönünden ve bireysel işlemin ise 6. maddenin devamında yer alan "2023-2024 öğretim yılından önce kayıt yaptıran öğrencilerin durumlarının, gelinen aşama dikkate alınarak, final ve bütünleme sınavlarının neticelerine göre öğretim yılı sonunda değerlendirilmesine" kısmı yönünden hukuka aykırılık iddiasında bulunulduğu, işlemlerin diğer maddeleri hakkında herhangi bir hukuka aykırılık iddiasına yer verilmediği halde dava konusu Yükseköğretim Kurulu işleminin ve bireysel işlemin tamamının iptalinin istenildiği, buna göre, dava konusu işlemlerin tamamının iptali istenilmekle birlikte bu hususta sahip olunan menfaatin ve hukuki sebeplerin dava dilekçesinde belirtilmediği, diğer maddelerde yer alan düzenlemelerin davacının menfaatini nasıl etkilediğinin ortaya konulmadığı, dava konusu işlemlerin davacıya yönelik olan madde veya kısımlarının iptali isteniyorsa, iptali istenen kısımlarının açıkça, tek tek ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde gerekçeleri ile belirtilmesi gerektiği gerekçesiyle dilekçe ret kararı verildiği anlaşılmaktadır. Dairemiz kararının davacı vekiline tebliği üzerine yasal süresi içinde yenilenen dava dilekçesi incelendiğinde; dilekçe ret kararının gereği yerine getirilmek suretiyle davaya konu edilen düzenleyici işlemin 3.1. ve 3.4. maddeleri yönünden iptali istemine yer verildiği, buna karşın dilekçenin konu ve içerik kısmında İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanlığının ... tarih ve ... sayılı işleminin 6. maddesinin tamamının iptalinin istenildiği, "sonuç" kısmında ise, 6. maddenin ikinci fıkrasının iptali istemine yer verildiği görülmektedir. Davaya konu edilen ve davacının bilgi edinme başvurusuna da cevap mahiyeti taşıyan bireysel işleme bakıldığında, İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesinde lisans tamamlaması uygun görülen öğrenciler için 2023-2024 öğretim yılından itibaren uygulanmak üzere Fakültelerinin 19.09.2023 tarihli ilke kararının davaya konu YÖK Tanıma ve Denklik Hizmetleri Başkanlığının ... tarihli ve ... sayılı yazısı üzerine revize edilmesinin görüşülmesi sonucunda alınan birtakım kararların davacıya bildiriminden ibaret olduğu, bireysel işleme konu yazının 6. maddesinin 1. fıkrasında; "2023-2024 öğretim yılından itibaren kayıt yaptıran öğrencilerin azami dört yıl içinde fark derslerini tamamlamalarına, tamamlanması istenilen ders/derslerin herhangi birinden iki kez başarısız olmaları durumunda bir defaya mahsus olmak üzere Yükseköğretim Kurulunca belirlenecek bir devlet üniversitesine yerleştirilmek üzere YÖK'e bilgi verilmesine" düzenlemesinin; aynı maddenin 2. fıkrasında ise; "2023-2024 öğretim yılından önce kayıt yaptıran öğrencilerin durumlarının, gelinen aşama dikkate alınarak, final ve bütünleme sınavlarının neticelerine göre öğretim yılı sonunda değerlendirilmesine" şeklinde ilke kararı alındığı anlaşılmaktadır. Buna göre, davacının 18.06.2021 tarihinde İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesine kaydını yaptırdığı da dikkate alındığında, bireysel işlemin 6. maddesinin 1. fıkrasında yer alan düzenlemenin davacının menfaatini etkilemediği, anılan düzenlemenin 2023-2024 öğretim yılından itibaren kayıt yaptıran öğrencilere yönelik düzenleme içerdiği, bu çerçevede 6. maddenin tamamının iptalinin istenilmesinde davacının menfaatinin nasıl etkilediğinin ortaya konulmadığı, öte yandan dava dilekçesinin konu, sonuç ve içerik itibarıyla iptali istenen düzenlemeler yönünden tutarsız olduğu görüldüğünden bu haliyle 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Yenilenecek dava dilekçesinde, dava konusu işlemlerin davacıya yönelik olan (davacının menfaatini etkileyen) madde veya kısımlarının açıkça, tek tek ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde gerekçeleri ile belirtilmesi ve dilekçenin konu, sonuç ve içeriği itibarıyla birbiriyle uyumlu olması gerekmektedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan DAVA DİLEKÇESİNİN aynı Kanunun 15. maddesinin 1/d bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde usulüne uygun biçimde düzenlenecek dilekçe ile yeniden dava açılabilmek üzere REDDİNE, 2. Yeniden açılacak dava için ayrıca harç alınmayacağının ve aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddine karar verileceğinin davacı vekiline bildirilmesine, 3. Davanın yenilenmemesi durumunda kullanılmayan ve fazla yatırıldığı anlaşılan ... TL yürütmeyi durdurma harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 05/07/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.