12. Ceza Dairesi 2021/9672 E. , 2024/5543 K. MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1813 E., 2020/437 K. SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve şikayetçi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Duruşmanı…
**12. Ceza Dairesi 2021/9672 E. , 2024/5543 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/1813 E., 2020/437 K. SUÇ : Özel hayatın gizliliğini ihlal HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve şikayetçi vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde; Duruşmanın 05.12.2017 tarihli birinci oturumuna mazeret dilekçesi veren vekili aracılığı ile duruşmadan haberdar olan şikayetçinin İlk Derece Mahkemesince hüküm verilinceye kadar davaya katılama talebinde bulunmaması nedeniyle şikayetçi vekilinin hükmü temyiz hak ve yetkisinin bulunmadığı tespit edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcının temyiz istemi yönünden 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 134/1-1.cümle, 139/1-2.cümle, 62/1, 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin istinaf başvurusu üzerine, duruşmalı yapılan inceleme sonunda 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyete ilişkin hükmünün kaldırılarak sanık hakkında özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanığın eyleminin özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında kaldığı gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Şikayetçi vekilinin temyiz sebepleri; sanığın eylemini önceden plan ve kurgu yaparak gerçekleştirdiğine, suçun unsurlarının oluştuğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanığa karşı işlenen ve ani gelişen bir durum bulunmaması nedeniyle sanığın önceden planlı şekilde gerçekleştirdiği ses kaydının atılı suçu oluşturduğuna, sanığın cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; boşanma aşamasında olduğu eşi şikayetçi ile yapmış olduğu yüz yüze konuşmayı şikayetçinin rızası dışında kaydedip, şikayetçi aleyhine açmış olduğu boşanma ve mal paylaşımı davalarına sunan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 134/1. cümlesindeki özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi duruşmalı yapılan inceleme sonunda, sanığın açacağı boşanma ve mal paylaşımı davasına delil olarak sunmak üzere kaydettiği sesleri, sadece mahkemeye ibraz etmiş olması, başka kişilere yaymadığı gibi başkaca yerde de kullanmaması, ibraz edildiği mahkemelerce de delil olarak kabul edilip değerlendirilmesi, sanığın başkaca şekilde delil elde etmesinin o an için mümkün olmaması karşısında suç işleme kastından bahsedilemeyeceği gibi eylemin bu hali ile kanunda suç olarak düzenlenmediği gerekçesi ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet hükmünün kaldırılarak sanık hakkında 5271 sayılı CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir. IV. GEREKÇE VE KARAR A) Şikayetçi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Duruşmanın 05.12.2017 tarihli birinci oturumuna mazeret dilekçesi veren vekili aracılığı ile duruşmadan haberdar olan şikayetçinin İlk Derece Mahkemesince hüküm verilinceye kadar davaya katılama talebinde bulunmaması nedeniyle şikayetçinin hükmü temyiz hak ve yetkisi bulunmadığından şikayetçi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B) Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olduğunun belirlendiği anlaşılmakla, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin kararında Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen tüm temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2024 tarihinde karar verildi.