10. Hukuk Dairesi 2022/2732 E. , 2023/2677 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/4881 E., 2021/2258 K. ... ... HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 28. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/740 E., 2020/166 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ta
**10. Hukuk Dairesi 2022/2732 E. , 2023/2677 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 47. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/4881 E., 2021/2258 K. ... ... HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 28. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/740 E., 2020/166 K. Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak ve davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilin davalı işverenlik bünyesinde ecza poşeti imalatında çalıştığını, 04.08.2016 tarihinde işini icra ettiği esnada, ecza poşeti imalatında kullanılan E-306 numaralı makinenin silindirine bant yapışması nedeniyle müvekkilin sol el bölgesinde ezilme ve çatlama meydana geldiğini, müvekkilin sol elinin silindir arasında kaldığı esnada makineye ait stop düğmesi bozuk olduğu için makinenin kapatılmadığını iş kazasında davalının kusuru bulunduğunu, davalıdan maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğunu beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği gibi çalıştığı makinede ve stop düğmesinde herhangi bir arıza söz konusu olmayıp müvekkil tarafından tüm iş güvenliği önlemlerinin yerine getirildiğini, tüm teçhizat ve kontrolün tam ve eksiksiz olarak sağlandığını,davacının makine çalışır haldeyken makineye müdahale etmek suretiyle elini sıkıştırdığını, müvekkile atfedilebilecek bir kusur bulunmadığını, müvekkilin iş yerinde iş güvenliğine ilişkin tüm denetimleri aldığını ve gerekli tüm önlemleri aldığını beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davanın kısmen kabulü ile, 82.012,46 TL maddi tazminatın 04.08.2016 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte, 50.000,00 TL manevi tazminatın 04.08.2016 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 02.07.2020 tarihli celsede eksik harcın tamamlanması için davacı yana süre verilmişse de eksik harç tamamlanmamış olup (yatırılması gereken harç miktarı 2.681,38TL iken, davacı tarafından yatırılan miktar 1.643,58 TL) davacının ıslahının geçersiz hale geldiğini, dava şartının sağlanmadığını, davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, davacının iddia ettiği gibi çalıştığı makinede ve stop düğmesinde herhangi bir arıza söz konusu olmayıp, davalı tarafından da tüm iş güvenliği yükümlülüklerinin yerine getirildiğini, işyerinde iş güvenliği ve işçi sağlığı açısından, talimatlar ve düzenlemeler yapılarak gerek makine gerek çalışma ortamı bakımından tüm teçhizat ve kontrol tam ve eksiksiz sağlandığını, davacının müdahalesi davacının görevi olmayıp amiri tarafından kendisine sıkışan cisme elle müdahale etmesi yönünde bir emir ya da talimat verilmediğini, makine üzerinde de uyarı mahiyetinde sıkışma durumlarında nasıl hareket edilmesi gerektiği açıkça yazdığını, davacının 2 yıldan fazladır işyerinde aynı işi yaparak çalışan aklı selim sahibi, işinde tecrübeli, deneyimli bir kişi olup vaki kaza kusuru ile meydana gelmiş olduğundan davalıya atfedilecek bir kusur bulunmadığını, makineyi durdurmadan makinede saran parçaya el uzatması/elle müdahale etmesi sebebiyle kazalı işçinin olayda ağır kusurlu olduğunu ve işveren ile illiyet bağını kesmiş olduğunun ortada olduğunu, yapılacak tedavi ile iyileşme ve herhangi bir maluliyetin kalmaması ihtimallerini kendi isteği ile tedaviye devam etmeyerek ortadan kaldırdığını, bu durumda el bileğinde hasar kaldığı, iyileşemediği, iş gücü kaybına uğradığı iddiaları ile müvekkilden tazminat talep edilmesinin haksız ve sebepsiz zenginleşme amacı taşıdığını, davacı lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat talepleri haksız ve mesnetsiz olduğunu, iyi niyet kuralları dışında sebepsiz zenginleşme amacı taşıyan bu taleplerin yerel mahkemece kabul görmüş olmasının, yasal dayanaktan yoksun olduğunu, kusur raporlarının denetime elverişli olmayıp meydana gelen olayla da uyumlu olmayan raporun hükme esas alınamayacağını, İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında davalının üzerine düşen tüm yükümlülükleri itinayla yerine getirmiş olduğunu, manevi tazminata hükmedilmesinin ayrıca hukuka aykırı olduğunu, dosyanın yeniden oluşturulacak bir bilirkişi heyetine gönderilmesi suretiyle vaki kazanın oluşuna uygun bir raporun alınmasının akabinde belirlenecek kusur oranlarına göre değerlendirmeye tabi tutulması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini istemiştir. C.Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının iş kazasında %11 oranında malul olduğu ve davacı kazazedenin olayda %30 oranında kusurunun bulunduğu hususu ile, kazanın oluş şekli, tarafların ekonomik durumları ve dosya kapsamı nazara alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek tutulduğu görülmektedir. Dosya kapsamı ve iş kazasının oluşu, tarafların etkisi, kusur durumları ve iş göremezlik oranı göz önüne alındığında takdiren 20.00,00TL manevi tazminatın tahsili uygun görülmekle bu yöndeki istinaf iddiasının kabulü gerekmektedir gerekçesiyle; davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının, H.M.K.'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile, 1-)Davacı ... tarafından davalı ... Plastik Ambalaj Sanayi ve Tic. A.Ş. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile 82.012,46 TL maddi tazminatın 04.08.2016 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-)Takdiren belirlenen 20.000,00 TL manevi tazminatın 04.08.2016 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-)Fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, dair karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili özetle, manevi tazminata dair müvekkili hakkında tayin edilen meblağın yaşanan iş kazasıyla orantısız kaldığını belirtip kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili özetle; istinaf dilekçesinde sunduğu gerekçelerle temyiz talebinde bulunmuştur. C.Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 41 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 2.Dosya içeriğine göre davacı lehine İlk Derece Mahkemesince 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmişken, Bölge Adliye Mahkemesinin 18.11.2021 tarihli kararında, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak, 20.000,00 TL manevi tazminata karar verildiği ve bu tutarın Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından, davacının ve davalının bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 3. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 4.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından maddi tazminat talebine dair kurulan hükümle ilgili temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davacı vekili ve davalı vekilinin, davacı lehine hükmedilen manevi tazminata ilişkin temyiz istemlerinin miktardan REDDİNE, 2.Davalı vekilinin, davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...