(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/5570 E. , 2010/6376 K. "" MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı borçlu ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine takip yaptıklarını borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri s…
**(Kapatılan)17. Hukuk Dairesi 2010/5570 E. , 2010/6376 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin yetkisizliğine dair verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı borçlu ... tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: -K A R A R- Davacı vekili, davalı borçlu ... aleyhine takip yaptıklarını borcu karşılayacak malı bulunamadığını ileri sürerek davalı borçlunun dava konusu taşınmazını diğer davalı ...’e satışına ilişkin tasarrufun iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı borçlu ... yetki itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, HUMK’nun 13. ve devamı maddelerine göre yetkisizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili Ödemiş Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş hüküm davacı vekili ve davalı borçlu tarafından temyiz edilmiştir. Dava, İİK.277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Tasarrufun iptali davalarında, HUMK'nun 9 ve devamı maddelerinde düzenlenen yetki kuralları geçerlidir. İptal davaları ayni hakka değil, kişisel hakka dayanan davalardır. Bu nedenle davanın konusu taşınmaz olsa bile taşınmazlara ilişkin kesin yetki kurallarını düzenleyen HUMK'nun 13. maddesi hükmü bu davalarda uygulanmaz. Ayrıca icra takibinin dayanağı olan senette taraflarca İzmir mahkemelerinin yetkili kılındığı görülmektedir. HUMK'nın 22. maddesi gereğince, kamu düzeni ile ilgili bulunmayan hallerde taraflar, yetkili mahkemeyi sözleşmeyle belirleyebilirler. Genel yetkili yerde dava açma hakkı olan davacının tercihini, özel yetkili yer olan İzmir mahkemeleri yönünde kullanmasında yasaya uymayan bir durum söz konusu değildir. Bu nedenle, mahkemece borçlunun yetki itirazının reddi yerine, kabulü ile yazılı şekilde mahkemenin yetkisizliğine ve dosyanın görevli ve yetkili Ödemiş Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi doğru değildir. Hal böyle olunca mahkemece yazılı gerekçelerle ve HUMK’nun 13. maddesi ve devamı maddelerine göre yetkisizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin ve davalı borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre borçlunun sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalı ...'a geri verilmesine 5.7.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.