Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2541 E. , 2024/5082 K. T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2541 Karar No : 2024/5082 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnşaat Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafınd…
Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2024/2541 E. , 2024/5082 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DÖRDÜNCÜ DAİRE Esas No : 2024/2541 Karar No : 2024/5082 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İnşaat Limited Şirketi VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, İstanbul İli, Arnavutköy İlçesi, ... Mahallesi, ... parsel sayılı taşınmazda Hafriyat Toprağı ve İnşaat/Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliğine aykırı olarak "hafriyat toprağı ve inşaat yıkıntı atıklarının, belediyenin izin verdiği yerler dışına dökülmesi" fiilinden ötürü 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 8. maddesi ile Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği'nin 13. maddesinin ihlal edildiğinden bahisle 2872 sayılı Kanunun 24. maddesi ile aynı Kanunun 20/r bendi uyarınca 2.459.403,00-TL idari para cezası verilmesine ilişkin İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı Çevre Koruma Müdürlüğü’nün ... tarih ve ... sıra numaralı işleminin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararda; dava konusu İstanbul Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı Çevre Koruma Müdürlüğü’nün ... tarih ve ... sıra numaralı işleminin davacı şirkete 08/05/2023 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihten itibaren 30 gün içerisinde dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 06/11/2023 tarihinde dava açıldığının görüldüğü, tebliğ tarihinden itibaren 30 gün içerisinde açılmayan işbu davada süre aşımı nedeniyle davanın esasının incelenmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin (1-b) bendi uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Tebligatın usulsüz olduğu, davacı şirketin eski merkezine tebliğ yapıldığı, şirketler açısından muhtarlık vasıtası ile tebligatın da usulsüz olduğu, davanın süresinde açıldığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyize konu İdari Dava Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca duruşma istemi yerinde görülmeyerek gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü hâlinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar, dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır." kuralına yer verilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun limited şirketlerin tasfiyesine ilişkin 643. maddesinde, tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiş; anonim şirketlerin sona ermesi ve tasfiyesine ilişkin hükümlerin düzenlendiği bölümde yer alan 543. maddesinde, tasfiye hâlinde bulunan şirketin borçları ödendikten ve pay bedelleri geri verildikten sonra kalan varlığın esas sözleşmede aksi kararlaştırılmamışsa pay sahipleri arasında ödedikleri sermayeler ve imtiyaz hakları oranında dağıtılacağı; 545. maddesinde, tasfiyenin sona ermesi üzerine şirkete ait ticaret ünvanının sicilden silinmesinin tasfiye memurları tarafından sicil müdürlüğünden isteneceği; "Ek tasfiye" başlıklı 547. maddesinde, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması hâlinde son tasfiye memurlarının, yönetim kurulu üyelerinin, pay sahiplerinin veya alacaklıların, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilecekleri, mahkemece istemin yerinde olduğuna kanaat getirilirse, ek tasfiye için şirketin yeniden tesciline karar verileceği ve bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurlarının veya yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanacağı ve bu hususun tescil ve ilân ettirileceği belirtilmiştir. Dava açıldıktan sonra davacı şirketin kişilik veya niteliğinde değişiklik olması nedeniyle taraf ehliyetinin sona ermesi durumunda, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 26. maddesinin 1. fıkrası gereği takip hakkı kendisine geçenin başvurusuna kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmekle birlikte, tarafların kişilik veya niteliğinde olabilecek değişikliğin kanun yolu safhasında da gerçekleşebileceği dikkate alındığında, anılan kuralın bu safhayı da kapsar biçimde anlaşılması gerektiği açıktır. Ayrıca, ticaret şirketinin tüzel kişiliğinin sona ermesi nedeniyle dosyanın işlemden kaldırılması durumunda, davanın kaldığı yerden devam edebilmesi ancak, istem üzerine asliye ticaret mahkemesinin Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi uyarınca tüzel kişiliğin ihyasına karar vermesi ile mümkün olabilecektir. Dava dosyasının ve Ticaret Sicili Gazetesinin birlikte incelenmesinden, ... tarih ve ... sayılı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi nüshasında davacı şirketin genel kurul kararına istinaden ticaret sicilinden terkin edildiği hususunun ilan edildiği görülmektedir. Bu durumda, davacı şirketin ticaret sicili kaydının terkini ile tüzel kişiliği son bularak taraf ehliyetini kaybettiği anlaşıldığından, ticaret sicilinden kaydı silinen şirketin ilgililer tarafından ihyası sağlanarak dosyanın yeniden işleme konulması isteninceye kadar, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, dosyanın işlemden kaldırılması gerekmektedir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 2. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 25/09/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.