3. Ceza Dairesi 2021/15793 E. , 2023/1516 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2110 E., 2018/2651 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe gir
**3. Ceza Dairesi 2021/15793 E. , 2023/1516 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN; MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2110 E., 2018/2651 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kesin kararın; 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29 uncu maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyize tabi hale gediği, anılan Kanuna eklenen geçici 5 inci maddenin 1/f bendinde belirtilen süre içerisinde temyiz talebinde bulunduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2018 tarihli ve 2017/304 Esas, 2018/198 sayılı Kararı ile sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 314/3 üncü ve 220/7 nci maddeleri yollaması ile 314/2, 220/7, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62., 53. üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. 2. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/2110 Esas, 2018/ sayılı Kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusu üzerine, suçun adının silahlı terör örgütüne yardım etmek olması gerekirken gerekçeli karar başlığında silahlı terör örgütüne üye olmak şeklinde yazılması eleştirilmiş, silahlı terör örgütüne yardım etmek suçunun temadi eden bir suç olması nedeniyle suç tarihinin son yardım tarihi olan (Bank Asyada katılım hesabı açtığı) 16.03.2015 tarihi olduğu gözetilmeksizin gerekçeli karar başlığında hatalı olarak 24.08.2016 tarihi yazılması bir maddi hata olduğu değerlendirilmek suretiyle 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 3. Dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 03.10.2021 tarihli ve onama görüşünü içerir Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz istemi; 1-Sanığın Bank ... hesabına örgüt talimatıyla para yatırmadığı, 2- Suçta kast unsurunun oluşmadığı, kararın sanık lehine kaldırılması ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği ve sair nedenlere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü "Salihli İlçe Devlet Hastanesinde Göğüs cerrahisi uzmanı olarak görev yapan sanığın örgütün kriptolu iletişim ağı olan ByLock iletişim sistemini kullanmadığı ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda (31.12.2013 tarihinde 0,99 TL iken 31.01.2014 tarihinde 6.970,00 TL, 31.03.2014 tarihinde 102.431,00 TL) Bank Asyaya para yatırdığı, yine sanığın çocuğu O.A.İ.'yi 2015-2016 eğitim-öğretim yılının sonuna kadar FETÖ/PDY ile iltisaklı olması nedeniyle kapatılan Özel Zuhal okuluna göndererek bu yolla da terör örgütüne destekte bulunduğu ve örgütün sohbet toplantılarına katıldığı anlaşılan sanığın eylemlerinin silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluluk içermemesi karşısında örgüt üyesi olarak kabul edilmesine yasal olanak bulunmadığı, konusu suç oluşturmayan ancak örgüt liderinin talimatı doğrultusunda amaca hizmet eden Bankasya’ya para yatırma ve örgütle iltisakı bulunan okula çocuğunu gönderme şeklindeki faaliyetlerinin yardım suçunu oluşturacağı Mahkememizce değerlendirilerek; Sanık ...’ın üzerine atılı değişen ve dönüşen vasfıyla silahlı terör örgütüne yardım suçu sübut bulduğu " kabul edilerek sanığın mahkumiyetine yönelik hüküm kurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, "İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay, olgu ve hukuki nitelendirmede" bir isabetsizlik görülmemiş ancak suç tarihi ve suçun adının gerekçeli karar başlığında hatalı yazılması hususları eleştirilmiştir. IV. GEREKÇE Oluş, iddia, mahkeme kabulü, sanık müdafiinin temyizinin kapsamı ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; Sanığın çocuğunu örgüte müzahir okula göndermesinin müsnet suç bakımından delil ya da örgütsel faaliyet olarak değerlendirilemeyeceği belirlenerek yapılan incelemede; 1- Mahallinde hukuka uygun olarak ikame olunup usulünce tartışılan delillere ve dosya kapsamına göre, tanık beyanları ve sanık savunmaları bir bütün olarak değerlendirildiğinde, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olduğu belirlenemeyen sanığın örgütle iltisaklı Bankasya'ya örgüt liderinin talimatı üzerine örgütsel amaçla para yatırma eyleminin örgüte üye olmamakla birlikte bilerek isteyerek yardım etme suçunu oluşturduğu anlaşılmakla yardım suçundan verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir. 2-Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, temyiz dilekçesinde ileri sürülen savunmaların özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu anlaşılmakla; hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin, 27.12.2018 tarihli ve 2018/2110 Esas, 2018/2651sayılı Kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 2. Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.03.2023 tarihinde karar verildi.