8. Ceza Dairesi 2024/25828 E. , 2025/3963 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/4050 D.İş SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.10.2023 tarihli kararı ile meçhul şüpheli hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, zamanaşımı nedeniyle verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı şikayetçin…
**8. Ceza Dairesi 2024/25828 E. , 2025/3963 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/4050 D.İş SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz İNCELEME KONUSU KARAR : Kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.10.2023 tarihli kararı ile meçhul şüpheli hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, zamanaşımı nedeniyle verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı şikayetçinin itirazı üzerine Malatya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 05.12.2023 tarihli kararı ile kararın usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 18.10.2024 tarihli ve 2024/4516 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 29.11.2024 tarihli ve KYB-2024/110692 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Müştekinin Malatya İli, ....... İlçesi, ........, Mahallesi Köy içi mevkiinde 108 ada 1 parsel sayılı taşınmazın 5/6 hisse sahibi olduğu, söz konusu taşınmaz üzerine kendisi veya diğer hisse sahibi olan kardeşine haber verilmeksizin elektrik trafosu yapıldığı, konuyla ilgili olarak...Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye dilekçe ile başvurduğu halde kurumdan bir cevap alamadığı, bu sebeple hakkı olmayan yere tecavüz suçu işlendiği gerekçesiyle şikayetçi olduğu olay ile ilgili olarak, müştekinin şikayetine konu elektrik direklerinin 15- 20 yıl önce dikildiği, bu suretle hakkı olmayan yere tecavüz suçu bakımından dava zamanaşımı süresinin geçtiğinden bahisle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; 1- Söz konusu taşınmaz üzerindeki elektrik trafolarının hangi şirket tarafından dikildiğinin tespitine yönelik araştırma yapılarak müştekinin ifadesinde belirttiği üzere...Elektrik A.Ş' ye konu ile ilgili yapılmış bir başvuru ve başvuru sonucunda ilgili kurumun cevabının olup olmadığı araştırılıp, sonucuna göre hakkı olmayan yere tecavüz suçu bakımından değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, 2- Kabule göre ise; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunn'nun 66/6. maddesinde yer alan, "Zamanaşımı, tamamlanmış suçlarda suçun işlendiği günden, teşebbüs hâlinde kalan suçlarda son hareketin yapıldığı günden, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği günden, çocuklara karşı üstsoy veya bunlar üzerinde hüküm ve nüfuzu olan kimseler tarafından işlenen suçlarda çocuğun onsekiz yaşını bitirdiği günden itibaren işlemeye başlar" şeklindeki düzenleme uyarınca kesintisiz suçlarda zamanaşımının kesintinin gerçekleştiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı, soruşturma konusu suçun mütemadi bir suç olduğu, söz konusu suça ilişkin somut dosyada kesintinin meydana geldiğine dair bir bilgi veya belgenin bulunmadığı anlaşılmakla, itirazın bu yönlerden kabul edilmesi gerekirken, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE 1. Şikayetçinin, 27.09.2023 tarihinde Kale İlçe Jandarma Komutanlığına müracaatında, 1973 yılından beridir İstanbul'da yaşadığını ve bu tarihten itibaren Malatya ili ...... ilçesine hiç gitmediğini, ..... Mahallesi Köyiçi Mevkiinde 108 Ada 1 nolu parseldeki arsanın babasına ait olduğunu, 1983 yılında babası vefat ettikten sonra birkaç yıl boyunca bu arsanın müşterek tapulu olarak kaldığını, arsanın müşterek tapulu olduğu zamanlarda o zamanki taşeron elektrik şirketi tarafından ne kendisine ne de kardeşlerine herhangi bir bedel ödenmeden ve haber verilmeden arsa üzerine elektrik trafosu yapıldığını, bu arsanın şu anda bir hissesinin ablası ... ......'a, beş hissesinin ise kendisinde olmak üzere tapulu olduğunu, zamanında yapılan bu elektrik trafosunun kaldırılmasını ya da istimlak bedelinin ödenmesi için...Elektrik Dağıtım A.Ş.'ye dilekçe yazdığını, ancak kendisine dönüş yapılmadığını, kendisinden habersiz ve istimlak bedeli ödenmeden yapılan elektrik trafosu nedeniyle...Elektrik Dağıtım A.Ş.'den şikayetçi olduğu belirlenmiştir. 2. 04.10.2023 tarihli kolluk tutanağında, ......., Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin, Kale ilçesinde 2010 yılından bu zamana kadar çalışmalar yaptığı, şikayetçinin belirttiği elektrik trafosunun 15-20 yıl önce dikildiğini beyan ettiği, tam tarih belli olmadığından dolayı elektrik trafosunun hangi şirket tarafından dikildiğinin tespit edilemediği belirtilmiştir. 3. Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.10.2023 tarihli kararı ile şikayetçinin müracaatı ile ilgili olarak meçhul şüpheli hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, şikayete konu elektrik direklerinin 15-20 yıl önce dikildiği, bu suretle hakkı olmayan yere tecavüz suçu bakımından dava zamanaşımı sürelerinin geçmiş olması sebebiyle kovuşturma şartlarının oluşmadığı belirtilerek zamanaşımı nedeniyle verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği, bu karara karşı şikayetçi, trafonun halen bahçesinde durduğunu, haksız işgalin devam ettiğini belirterek itirazda bulunması üzerine Malatya 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 05.12.2023 tarihli kararı ile kararın usul ve kanuna uygun olduğu belirtilerek itirazın reddine kesin olarak karar verildiği belirlenmiştir. 4. Kanun yararına bozma istemine konu soruşturma dosyasının değerlendirilmesinde, şikayetçinin müracaatı ile ilgili verilen itirazın reddi kararında bir isabetsizlik bulunmadığı dikkate alınarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2025 tarihinde karar verildi.