4. Hukuk Dairesi 2018/1247 E. , 2019/5186 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ...'a velayeten ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 02/04/2013 gününde verilen dilekçe ile cismani zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikt…
**4. Hukuk Dairesi 2018/1247 E. , 2019/5186 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ...'a velayeten ... ve ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... aleyhine 02/04/2013 gününde verilen dilekçe ile cismani zarar sebebiyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28/04/2016 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece maddi manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiş; karar davalı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı vekili, davalı yönetimindeki araçla çarpışma sonucu meydana gelen kazada davacıların kızı ...'ın yaralandığını, kaza nedeniyle davacının geçici ve sürekli olarak iş göremez duruma geldiğini belirterek oluşan maddi zararın tazmini talep etmiştir. Davalı, davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davalı sürücünün %75 kusurlu olduğu, davacının kaza sırasında bedenen zarar gördüğü, maddi zararların denetime elverişli bilirkişi raporlarıyla belirlendiği gerekçesiyle maddi tazminat istemlerinin kabulüne, manevi tazminat isteminin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. a-) Davalı, kazaya karışan araca ait sigorta poliçesi kapsamında, davacıya tazminat ödenip ödenmediğine ilişkin bir araştırma yapılmadan maddi zarara hükmedildiğini iddia etmiştir. Bu durumda, öncelikle aracın kaza tarihinde geçerli trafik sigortası olup olmadığı, sigorta şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin hangi zarar kalemi karşılığı yapıldığı araştırılmalı ve mahsubu gerektiği takdirde yapılan sigorta ödemesinin güncellemesi yapılarak zarar belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru bulunmamış ve kararın bozulması gerekmiştir. b-) Olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi (6098 sayılı TBK m. 56) hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenlerle de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda; olayın oluş şekli, tarafların kusur durumları, yaralanma dereceleri ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı fazladır. Davacı için daha alt düzeyde bir miktar manevi tazminat takdir edilmesi gerekir. Bu nedenle de karar bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda (2/a-b) sayılı bentlerde gösterilen nedenlerle temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 11/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.