Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/4009 E. , 2025/57 K. T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/4009 Karar No : 2025/57 TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI):... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL): ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Odası (... Şubesi) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YAR…
Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2022/4009 E. , 2025/57 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ALTINCI DAİRE Esas No : 2022/4009 Karar No : 2025/57 TEMYİZ EDENLER :1-(DAVALI):... Bakanlığı VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ... 2- (DAVALI YANINDA MÜDAHİL): ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Odası (... Şubesi) VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Diyarbakır ili, Bağlar ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... ve ... parsel sayılı taşınmazların ''rekreasyon alanı'' fonksiyonunun ''ibadet alanı'' olarak değiştirilmesine ilişkin Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 30.01.2020 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerinin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler ile dava dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, dava konusu imar planı değişiklikleri yapılırken Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 26. maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ''rekreasyon alanı" fonksiyonunu hayata geçirecek yatırımcı kuruluş olan Bağlar Belediye Başkanlığı'nın görüşünün alınmadığı, kaldırılan rekreasyon alanı yerine hizmet etki alanı içerisinde eş değer alan ayrılmadığı, sosyal ve teknik altyapı standartlarının düşürüldüğü, alana getirilen ibadet alanı fonksiyonu nedeniyle bölgedeki yapılaşma yoğunluğunun ve hareketli nüfusun artırılacağı, plan ana kararlarının, sürekliliğinin, bütünlüğünün, sosyal ve teknik altyapı dengesinin bozulacağı anlaşıldığından, dava konusu imar planı değişikliklerinde şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurularına konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu ve istinaf dilekçelerinde ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; mülkiyeti şahıslara ait parsellere yönelik parsel maliklerince yapılan plan değişikliği teklifinin onaylanması halinde bu kişilerin cami alanını Diyanet İşleri Başkanlığı'na devredecekleri, ticari rekreasyon alanı olarak kullanılabilecek taşınmazların kamu hizmetine yönelik değerlendirilmesi yönündeki taleplerin karşılanmasının kamu menfaatine olduğu, kamulaştırma zorunluluğu bulunmayan belediyeden Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 26. maddesi üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca plan değişikliğine ilişkin görüş alma zorunluluğunun bulunmadığı, meri imar planında rekreasyon alanı olarak planlı olan parsellerin uzun zamandır boş ve atıl durumda olduğu, parsellere en yakın ibadet alanının kuş uçuşu 1000 metre mesafede olduğu, cami alanının altında yapılacak katlı otopark alanı ile bölgedeki ulaşım sisteminin rahatlatılabileceği, konut alanları ile nüfusun yoğun olduğu bu bölgede cami alanına daha fazla ihtiyaç olduğu, bilirkişi raporunda da bu ihtiyacın ortaya konulduğu, plan değişikliği ile bölgeye kazandırılacak sosyal alt yapı alanı (cami alanı) ile bölgedeki yaşam kalitesinin artırılacağı, bölgeye yapılaşma yoğunluğu getirilmeyeceği, plan değişikliği ile parseller kamusal alan statüsüne geçeceğinden yapılan işlemin kamu yararına olduğu, dava konusu işlemin üst ölçekli planlara, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve imar mevzuatına uygun olduğu, temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı yanında müdahil tarafından; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunu düzenleyen bilirkişiler davanın tarafı olan davacı odaya bağlı olduklarından bu kişilerin düzenledikleri raporun hükme esas alınamayacağı, Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğin'de ibadet alanının da (cami alanı) rekreasyon alanı gibi sosyal altyapı alanları arasında sayıldığı, İdare Mahkemesince teknik bir araştırma yapılmaksızın bilirkişi raporunda olmayan bir hususta değerlendirme yapılarak planlama alanında rekreasyon alanı ihtiyacının olduğuna ve bunun plan değişikliği ile karşılanamayacağı sonucuna nasıl ulaşıldığının anlaşılamadığı, oysa ki bölgede fazlasıyla rekreasyon alanı ayrıldığı ve esasen cami alanına daha fazla ihtiyaç olduğu, taşınmazlara fiili olarak en yakın ibadet alanının kuş uçuşu 1.460, yaya olarak ise 2.000 metre mesafelerde olduğu, bir sosyal ve teknik altyapı alanının aynı nitelikteki başka bir alan ile değiştirilmesinde kamu yararı olduğu, yapılan plan değişikliği ile alana getirilen ibadet alanı kullanımının ticari veya maddi amaç ile getirilmediği, parsellerde yer alan caminin inşasının bölge halkının yardımları ile tamamlanmak üzere olduğu, bu aşamada caminin yıkılmasının milyonlarca liralık zarara sebep olacağı, dava konusu işlemin üst ölçekli planlara, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, kamu yararına ve imar mevzuatına uygun olduğu, temyize konu kararın usul ve hukuka aykırı olduğu iddiasıyla bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : 06.04.2015 tarihinde onaylanan 1/100.000 ölçekli Adıyaman-Şanlıurfa-Diyarbakır Çevre Düzeni Planında; kentsel meskun (yerleşik) alan, 13.10.2006 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planında; rekreasyon alanı, 06.04.2007 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planında; E:0,05 yapılaşma koşullu rekreasyon alanı olarak planlanan uyuşmazlık konusu parsellerin maliklerinin talebi üzerine kullanım kararları; dava konusu 30.01.2020 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ve 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişiklikleri ile ibadet (cami) alanı olarak değiştirilerek yapılaşma koşulu E:1.00, Yençok:24,50 metre olarak belirlenmiş, bu işlemin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: İşlem tarihindeki yürülükteki şekliyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde, nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan; uygulama imar planı da; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasınıın (i) alt bendinde: "Sosyal altyapı alanları: Birey ve toplumun kültürel, sosyal ve rekreatif ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlıklı bir çevre ile yaşam kalitelerinin artırılmasına yönelik kamu veya özel sektör tarafından yapılan eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari tesisler, açık ve kapalı spor tesisleri ile park, çocuk bahçesi, oyun alanı, meydan, rekreasyon alanı gibi açık ve yeşil alanlara verilen genel isimdir." hükmüne, Aynı Yönetmeliğin "İmar planı değişiklikleri" başlıklı 26. maddesinde, "(1) İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yararı amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır. (2) İmar planlarında sosyal ve teknik altyapı hizmetlerinin iyileştirilmesi esastır. Yürürlükteki imar planlarında öngörülen sosyal ve teknik altyapı standartlarını düşüren plan değişikliği yapılamaz. (3) İmar planlarında bulunan sosyal ve teknik altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine dair plan değişiklikleri zorunluluk olmadıkça yapılmaz. Zorunlu hallerde böyle bir değişiklik yapılabilmesi için: a) İmar planındaki durumu değişecek olan sosyal ve teknik altyapı alanındaki tesisi gerçekleştirecek ilgili yatırımcı Bakanlık veya kuruluşların görüşü alınır. b) İmar planında yer alan yol hariç sosyal ve teknik altyapı alanlarının ve kamuya ait sosyal ve kültürel tesis alanlarının kaldırılabilmesi veya küçültülmesi ancak bu tesislerin hitap ettiği hizmet etki alanı içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabilir. Eşdeğer alanın ayrılmasında yüzölçümü ve konum özellikleri korunur. Bu alanların yerinin değiştirilmesinde, mevcut plandaki hizmet etki alanına göre aynı uygulama etabı veya bölge içinde kalması, yaya erişim mesafelerinin dikkate alınması ve yeni tespit edilen alanın tesisin yapılmasına müsait olması zorunludur. c) Düzenleme ortaklık payından elde edilen alanların yüzölçümleri toplamının altına düşülmemek kaydıyla, plan değişikliği ile kaldırılan yol alanlarının miktarları, düzenleme ortaklık payından oluşturulan park, çocuk bahçesi, meydan gibi açık ve yeşil alanlarda kullanılabilir. Ancak yol hariç düzenleme ortaklık payına tabi bir kullanımın kamu ortaklık payına tabi bir kullanıma dönüştürülmek istenilmesi halinde, düzenleme ortaklık payına tabi alanın hizmet edeceği etki alanında eşdeğer bir alan ayrılır." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: İşlem tarihi itibariyle yürürlükte olan Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğinin 5. maddesinin 1. fıkrasının (i) alt bendinde; sosyal altyapı alanları, birey ve toplumun kültürel, sosyal ve rekreatif ihtiyaçlarının karşılanması ve sağlıklı bir çevre ile yaşam kalitelerinin artırılmasına yönelik kamu veya özel sektör tarafından yapılan eğitim, sağlık, dini, kültürel ve idari tesisler, açık ve kapalı spor tesisleri ile park, çocuk bahçesi, oyun alanı, meydan, rekreasyon alanı gibi açık ve yeşil alanlara verilen genel isim olarak tanımlanmış, 26. maddesinde de imar planlarında bulunan sosyal altyapı alanlarının kaldırılması, küçültülmesi veya yerinin değiştirilmesine Dair plan değişikliklerinin zorunluluk olmadıkça yapılamayacağı, zorunlu hallerde böyle bir değişikliğin yapılabilmesi için, imar planındaki bir sosyal altyapı alanının kaldırılabilmesinin ancak bu tesisin hizmet götürdüğü bölge içinde eşdeğer yeni bir alanın ayrılması suretiyle yapılabileceği hükme bağlanmıştır. Sosyal altyapı niteliğindeki taşınmazlarla ilgili plan değişikliklerine saptanan kriterler doğrultusunda bir takım koşullar getirilmesindeki temel amaç bu yerlerin sağlıklı bir çevre oluşturmaları için korunmalarını sağlamaktır. Bu amacın gerçekleştirilmesi anılan yerlerin bulundukları alanda ihtiyaç duyulan ve en etkin bir biçimde hizmet götürebilecekleri işlev doğrultusunda değerlendirilmeleriyle mümkündür. Bu itibarla, uyuşmazlık konusu taşınmazın ''rekreasyon alanı'' fonksiyonunun ''ibadet alanına'' dönüştürülmesine ilişkin plan değişikliğinin sosyal altyapı tanımı kapsamındaki iki işlevden birisinin diğerine üstün kamu yararı görüşü doğrultusunda seçimi olarak değerlendirilmelidir. Planlama anlayışında, kentsel ve sosyal donatı alanlarının işlevsel olarak kullanımını sağlamak bakımından kamu yararına dönük olmak şartıyla bölge sakinlerinin öncelikli istek ve ihtiyaçlarının da göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Nitekim, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda ; uyuşmazlık konusu parsellerin bulunduğu bölgede yapılaşma ve mevcut yoğunluğa göre yeni bir ibadet alanı ihtiyacının oluşabileceği tespit ve görüşlerine yer verildiği görülmüştür. Bu durumda, planlama alanında mevcut ibadet alanı sayısının ve kapasitesinin yetersiz kaldığı ve bölgedeki nüfusa hizmet edecek ibadet alanına ihtiyaç duyulduğu dikkate alındığında, fiilen rekreasyon alanı olarak kullanılmayan alanın bir başka sosyal altyapı alanı olan dini tesis alanına dönüştürülmesinde kamu yararı olduğu, eşdeğer yer aranmayacağı, yoğun konut alanlarının bulunduğu bölgede ayrılan bu fonksiyonun alanın bütünlüğünü bozmayacağı ve alana yoğunluk getirecek nitelikte olmadığı, dava konusu imar planı değişikliklerinde bölgenin ihtiyaçlarına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararında isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının ve davalı yanında müdahilin temyiz istemlerinin kabulüne, 2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Mahkeme kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 07/01/2025 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.