7. Ceza Dairesi 2023/7517 E. , 2023/11786 K. MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/347 E., 2022/535 K. SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’n…
**7. Ceza Dairesi 2023/7517 E. , 2023/11786 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/347 E., 2022/535 K. SUÇ : 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Bakırköy 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 10.12.2015 tarihli ve 2014/834 Esas, 2015/839 Karar sayılı kararı ile sanığın 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na (5846 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5846 sayılı Kanun'un 71 inci maddesinin birinci fıkrası, suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 81 inci maddesinin onüçüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, suça konu ürünlerin müsaderesine karar verilmiştir. 2.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine Dairemizin, 14.04.2022 tarihli ve 2021/21860 Esas, 2022/7683 Karar sayılı ilâmıyla, "1-5846 sayılı Kanunun “haklara tecavüzün önlenmesi” başlıklı 81’inci maddesinde düzenlenen bandrol yükümlülüğüne aykırılık eyleminin aynı eserle ilgili olarak şikayet üzerine soruşturulan/kovuşturulan ve aynı Kanun’un "manevi, mali ve bağlantılı haklara tecavüz" suçunu da oluşturduğu somut olayda; şikayetçinin 6 aylık kanuni şikayet süresi içerisinde dava konusu edilen materyaller yönünden hak sahibi olduğunu kanıtlayan hukuken geçerli belgeleri ibraz etmesi nedeniyle sanık hakkında 5846 sayılı Kanunun 71/1 ve 81/13'üncü maddelerine göre hüküm kurulmuş ise de; Hükümden sonra 17/07/2020 tarih ve 31188 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 12.06.2020 tarih ve 2019/74 E., 2020/29 K. sayılı kararı ile, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 23/01/2008 tarihli ve 5728 sayılı Kanunun 143'üncü maddesiyle değiştirilen 81’inci maddesinin on üçüncü fıkrasında düzenlenen “Bandrol yükümlüğüne aykırılığın aynı eserle ilgili olarak 71’inci maddenin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde tanımlanan suçla birlikte işlenmesi halinde, fail hakkında sadece 71’inci maddeye göre cezaya hükmolunur. Ancak; verilen ceza üçte biri oranında artırılır.” hükmünün iptal edilmesi ve 5237 sayılı TCK'nun 44’üncü maddesinde ise “işlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan cezalandırılır” hükmüne yer verilmiş olması karşısında; Somut olayda, sanığın eylemine uyan bandrol yükümlülüğüne aykırılık eylemi ile ilgili hak sahibi kişilerin hukuken geçerli belgeleri süresi içerisinde sunarak şikayetçi olması nedeniyle hem manevi, mali veya bağlantılı haklara tecavüz başlıklı 5846 sayılı Kanunun 71’inci maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen suçun hem de aynı Kanunun 81’inci maddesindeki sanığın eylemine uyan ve re'sen takibi gerektirmesi nedeniyle CMK’nun 253 ile devamı maddeleri uyarınca uzlaştırma hükümlerinin uygulanma olanağı bulunmayan bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçunun oluşacağı ve TCK'nun 44. maddesi gereğince sanık hakkında en ağır cezayı gerektiren bandrol yükümlülüğüne aykırılık suçundan hüküm kurularak sanığın hukuki durumunun yerel mahkemece yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, 2-5237 sayılı TCK'nun 58. maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilirken, hangi ilamın tekerrüre esas alındığının açıkça belirtilmemesi," nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde Bakırköy 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/347 Esas, 2022/535 Karar sayılı kararı ile sanığın 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 10.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, suça konu ürünlerin müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, suça konu iş yerinin kendisine ait olduğuna dair somut bir delil bulunmaması nedeniyle eksik inceleme sonucu kanuna ve hukuka aykırı olarak kurulan hükmün bozularak beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığa ait depo görünümlü iş yerinde usulsüz olarak kitap basımı yapıldığı yönündeki ihbar üzerine alınan arama kararına istinaden bahsi geçen iş yerine gidildiğinde matbaa makinelerinin çalışır vaziyette olduğu, çok sayıda bandrolsüz kitap basımının yapıldığı ve paketlenmiş halde çok sayıda bandrolsüz kitap bulunduğu görülmüş ve yapılan aramada 7870 adet bandrolsüz kitap, 32.500 adet kitap kapağı, 71.000 adet kitap forması, 2 adet katlama makinesi, 1 adet kesme makinesi ve 1 adet kapak takma makinesi ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık savunmasında, suça konu ürünlerin ele geçtiği matbaayı olay tarihinden 3 ay önce içerisinde bulunan makinelerle birlikte devrettiğini beyan ederek suçlamaları kabul etmemiştir. 3.Suça konu ürünlerin ele geçtiği matbaanın suç tarihini de kapsayacak şekilde sanık tarafından kiralandığına ilişkin sözleşme dava dosyasında mevcuttur. 4.Dairemizin, 14.04.2022 tarihli ve 2021/21860 Esas, 2022/7683 Karar sayılı bozma ilâmının gereğinin yerine getirildiği görülmüştür. IV. GEREKÇE "Olay ve Olgular" bölümünde ayrıntılarına yer verildiği üzere, ihbar üzerine alınan arama kararına istinaden sanığın kiraladığı iş yerinde yapılan aramada suça konu ürünlerin ele geçmesi şeklinde gerçekleşen olayda, ihbarın niteliği, kira sözleşmesi, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, Dairemizin 14.04.2022 tarihli ve 2021/21860 Esas, 2022/7683 Karar sayılı bozma ilâmının gereği de yerine getirilmek suretiyle 5846 sayılı Kanun'un 81 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kurulan hükümde, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bakırköy 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Ceza Mahkemesinin, 24.11.2022 tarihli ve 2022/347 Esas, 2022/535 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.12.2023 tarihinde karar verildi.