4. Hukuk Dairesi 2012/6605 E. , 2012/9717 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 30/03/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kabulüne dair verilen 10/05/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulün
**4. Hukuk Dairesi 2012/6605 E. , 2012/9717 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine 30/03/2009 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin kabulüne dair verilen 10/05/2010 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, haksız eylem sonucu yaralanma nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davalı tarafından temyiz olunmuştur. Dosya içindeki bilgi, belge ve açıklamalardan; davalı hakkında dava konusu olay nedeniyle silahla kasten yaralama suçundan dolayı kamu davası açıldığı, ceza mahkemesince yapılan yargılama sonucunda verilen 26.03.2009 günlü karar ile davalı-sanığın 4 yıl ve 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu kararın, Yargıtay denetiminden geçerek 4.11.2009 günü kesinleştiği anlaşılmaktadır. Eldeki bu dava, ceza mahkemesince verilen mahkumiyet kararı temyiz aşamasında iken 30.3.2009 günü açılmıştır. Davanın açıldığı tarihte davalı, cezaevinde hükümlü olarak bulunmaktadır. Yerel mahkemece, dava konusu olay nedeniyle ceza evinde bulunan davalının köydeki adresine Tebligat Yasası’nın 21. maddesine göre tebligat yapılarak onun yokluğunda yargılamaya devam olunmuş ve yukarıda yazılı şekilde karar verilmiştir. Davalı, eldeki bu tazminat davasının sonuçlanmasından önce ceza mahkemesinin kesinleşen kararı ile 1 yıldan uzun süreli hapis cezası ile cezalandırıldığından, Medeni Yasa'nın 407/1. maddesi gereğince yasal kısıtlılık altına girmiş olup aynı Yasa'nın 407/2. maddesi uyarınca kendisine bir vasi atanıp atanmadığı araştırılmalıdır. Dosya içeriğinden, davalının vasi aracılığı ile davada temsili sağlanmadığından savunma hakkının kısıtlanmış olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda yargılama sırasında davalı adına gönderilen tebligatlar da usulüne uygun değildir. Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi gereğince herkes, yasal yöntem ve yollardan faydalanarak yargı yerleri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 73. maddesi gereğince de yasada gösterilen ayrık durumlar dışında yargıç, tarafları iddia ve savunmalarını bildirmeleri için yasaya uygun olarak çağırmadıkça karar veremez. 1.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 27.maddesinde de ‘davanın taraflarının kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip oldukları, bu hakkın; yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, Mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içerdiği’ biçiminde düzenleme getirilmiştir. Yerel mahkemece açıklanan yasal düzenlemeler gözetilmeyerek, davalı ve vasisi yöntemine uygun olarak duruşmaya çağrılıp taraf oluşumu (teşkili) sağlanmadan onların yokluğunda karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.