10. Hukuk Dairesi 2013/2459 E. , 2013/19238 K. "" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- Davacı Kurum; ıslahen, 06.11…
**10. Hukuk Dairesi 2013/2459 E. , 2013/19238 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, ilâmında belirtildiği şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, taraf avukatları tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1- Davacı Kurum; ıslahen, 06.11.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu yaralanan sigortalıya bağlanan artışlarla birlikte gelir ve yapılan ödemelerden oluşan kurum zararının rücuan tazminini talep etmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan kusur raporunda davalı işveren şirketin %60, sigortalının %40 kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir. 5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesinde; “İş kazası ve meslek hastalığı, işverenin kastı veya sigortalıların sağlığını koruma ve iş güvenliği mevzuatına aykırı bir hareketi sonucu meydana gelmişse, Kurumca sigortalıya veya hak sahiplerine bu Kanun gereğince yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değeri toplamı, sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı olmak üzere, Kurumca işverene ödettirilir. İşverenin sorumluluğunun tespitinde kaçınılmazlık ilkesi dikkate alınır….” düzenlemesi getirilmiş ise de, söz konusu düzenlemenin, anılan Yasada, yürürlüğü öncesinde gerçekleşen olaylardan kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir hüküm bulunmadığı ve genel olarak Yasaların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralının sonucu olarak davanın yasal dayanağının 506 sayılı Yasanın 10. ve 26. maddeleri olduğu belirgindir. Bununla birlikte, tarafları ve konusu farklı olan sigortalının açtığı tazminat dosyasında verilen karar, rucüan tazminat davalarında kesin hüküm teşkil etmez. Ancak burada verilen karar kesinleşmiş ise güçlü delil teşkil edebilir. Nitekim bu husus, Yargıtay'ın yerleşmiş ve kökleşmiş görüşleri ile de kabul edilmiş bulunmaktadır. O halde, Mahkemece, sigortalı tarafından açıldığı belirgin olan .... İş Mahkemesinin 2007/358 Esas sayılı tazminat dosyasının kesinleşip kesinleşmediği araştırıldıktan ve dosya arasına alındıktan sonra, varsa kusur raporları arasındaki çelişkinin giderilmesi için, iş kazasının meydana geldiği iş kolunda işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olan bilirkişi kurulundan yöntemince düzenlenmiş kusur raporu alınarak, yapılacak değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması, isabetsizdir.