8. Hukuk Dairesi 2018/6197 E. , 2018/16326 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım, Alacak Ve Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, elatmanın önlenmesi, yıkım, alacak ve ecrimisil taleplerinin kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı, dava konusu ... parsel sayılı taşınmaza d…
**8. Hukuk Dairesi 2018/6197 E. , 2018/16326 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Elatmanın Önlenmesi, Yıkım, Alacak Ve Ecrimisil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, elatmanın önlenmesi, yıkım, alacak ve ecrimisil taleplerinin kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı, dava konusu ... parsel sayılı taşınmaza davalılar tarafından yapı yapılmak suretiyle el atıldığını, müvekkilince daha önce taşınmazın 713 m2’sinin 02.08.2010 tarihinde davalılara satıldığını, yapının davalılara satılan taşınmazı aşarak müvekkilinin taşınmazına tecavüz ettiğini, satışı yapılmayan kısımlarından üç ayrı yol geçirerek bu kısımlara el atıldığını, muhtelif tür ve sayıda ağacın kesilerek zarar verildiğini bu durumum diğer kısımlarda değer düşüklüğüne sebebiyet verdiğini belirterek satış tarihinden itibaren ecrimisil hesaplanmasına, fazlaya ilişkin haklar saklı kaymak kaydıyla 1.000,00 TL ecrimisil ile 500,00 TL ağaç bedelinin davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine, hukuka aykırı müdahalenin meni ile taşınmaz üzerindeki yapının kal'ine, taşınmazda oluşan değer düşüklüğünün davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir Davalılar vekili, davacının taşınmazına herhangi bir el atmanın olmadığını, ecrimisil talebinin yersiz olduğunu, taşınmazın geri kalanına ve davacının ağaçlarına da zarar verilmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile; ... parsel sayılı taşınmaza harita mühendisi ve kadastro teknisyeni bilirkişisinin raporuyla ekli krokisinde belirtilen ve davalılar tarafından yapılan 28.33 m2'lik yol olarak kullanılan kırmızı kalemle boyanarak gösterilen alana müdahalenin men-i ve kal’ine, ... ada ... parsel sayılı taşınmaza harita mühendisi ve kadastro teknisyeni bilirkişisinin raporunda ve ekli krokisinde belirtilen davalılar tarafından yapılan 302.85 m2'lik yol olarak kullanılan kırmızı kalemle ile boyanarak gösterilen alana müdahalenin men-i ve kal’ine, davacının payına düşen 9.073,52 TL ecrimisil alacağı ve 2.355,00 TL ağaç bedel toplamından oluşan 11.428,52 TL'nin dava tarihinden itibaren hesap edilecek yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacı tarafa verilmesine karar verilmesi üzerine; hüküm, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan delillerden davaya konu edilen taşınmazlara davacı, davalılar ve 3. kişiler adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Dava, paydaşlar arasında elatmanın önlenmesi, kal,tazminat ve ecrimisil istemine ilişkindir. Hemen belirtilmelidir ki; iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden, davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu; böyle bir davada, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 413. ve 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16. maddeleri uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın, el atılan yerin ve kal’i istenen şeyin değeri ile talep edilen tazminat toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur (04.03.1953 tarihli ve 10/2 sayılı İBK). Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davanın elatmanın önlenmesi, kal, ecrimisil ve tazminat isteği yönünden harç ödenmek suretiyle açıldığı, keşfen saptanan ecrimisil ve tazminat değeri için harcın tamamlandığı, Elatmanın önlenmesi ve kal istekleri yönünden yargılama sırasında harç ikmali yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlemiş ve buyurucu nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağını öngörmüştür. Hal böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi ve kal istekleri ile ilgili olarak keşfen saptanan ya da saptanacak dava değeri üzerinden harcın tamamlanması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir. Kabule göre de; davaya konu edilen taşınmazlar yönünden, özel parselasyon ya da fiili kullanma biçiminin oluşup oluşmadığının, her paydaşın payına özgülenen bir kısım bulunup bulunmadığının belirlenmesi, var ise, davacıya özgülenen alana bir müdahale olup olmadığının duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi, özel parselasyon ya da fiili kullanma biçiminin oluşmamış olması halinde, uyuşmazlığın TMK'nin müşterek mülkiyet hükümlerine göre çözümlenmesi, bu çerçevede, davacının taşınmazlarda kullandığı ya da kullanabileceği bir yer olup olmadığının açıkça saptanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, özetlenen ilkelere uygun düşmeyecek biçimde yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. SONUÇ: Davalılar vekilinin temyiz itirazları yukarıda açıklanan nedenle yerinde olduğundan kabulüyle, usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3.maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nin 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, taraflarca HUMK'nin 440/1 maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 26.09.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.