Başvuru, mağdur olunan bir suç sonucu oluşan gebeliğin sonlandırılması talebinin sürüncemede bırakılması nedeniyle maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir.
Başvuru, mağdur olunan bir suç sonucu oluşan gebeliğin sonlandırılması talebinin sürüncemede bırakılması nedeniyle maddi ve manevi varlığın korunması ve geliştirilmesi hakkının ihlal edildiği iddiasına ilişkindir. Suriye uyruklu olan başvurucu, eşi ve dört çocuğu ile birlikte Türkiye'de mülteci olarak bulunmaktadır. Eşinin kendisine ve çocuklarına sürekli olarak şiddet uyguladığı gerekçesiyle Şanlıurfa'da ki evlerinden ayrılan başvurucu, çocukları ile birlikte Hatay'ın Kırıkhan ilçesindeki akrabalarının yanına yerleşmiştir. Başvurucu; eşinin 15/11/2019 tarihinde çocuklarının önünde kendisine cinsel saldırıda bulunması nedeniyle gebe kaldığını, sonrasında da telefonda tehditlerde bulunduğunu belirterek 11/2/2020 tarihinde Kırıkhan Asliye Hukuk Mahkemesine (Mahkeme) başvurmuştur. Başvurucu; dilekçede 8/3/2012 tarihli ve 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun hükümleri gereğince nafaka, velayet ve tedbir kararları verilmesini, ayrıca kimlik ve adres bilgilerinin gizli tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme 11/2/2020 tarihinde 6284 sayılı Kanun'un maddesinde yer alan tedbir taleplerinin kabulüne, yeterli delil bulunmadığı gerekçesiyle nafaka, velayet ve gizlilik taleplerinin reddine karar vermiştir. Başvurucunun itirazı üzerine yapılan incelemede adres ve kimlik bilgilerinin gizli tutulması talepleri de kabul edilerek nafaka ve velayete ilişkin talepleri ispata elverişli delillere dayanmaması nedeniyle kesin olarak reddedilmiştir. Başvurucunun 26/2/2020 tarihinde Kırıkhan Devlet Hastanesine müracaatı üzerine yapılan muayene ve tetkikler sonucunda düzenlenen aynı tarihli rapora göre 14 hafta 5 günlük gebeliği olduğu belirlenmiştir. Başvurucu, 27/2/2020 tarihinde Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığına (Şanlıurfa Başsavcılığı) gönderilmek üzere Kırıkhan Cumhuriyet Başsavcılığına (Kırıkhan Başsavcılığı) şikâyet dilekçesi vermiştir. Dilekçede; eşinin kendisine ve çocuklarına sürekli olarak şiddet uyguladığını, Şanlıurfa'da yaşayan kayınpederinin ve kayınvalidesinin torunlarını görmek istemesi üzerine 15/11/2019 tarihinde Şanlıurfa'ya gittiğinde eşinin cinsel saldırısına uğrayarak gebe kaldığını ifade etmiştir. Gebeliğinin sonlandırılması için başvurduğu sağlık kurumunda eşinin izninin bulunmadığı gerekçesiyle işlem yapılmadığını belirten başvurucu, gebeliğinin henüz yirminci haftaya ulaşmaması nedeniyle 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesinin (6) numaralı fıkrası gereğince rahim tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Başvurucu son olarak cinsel saldırı fiili Şanlıurfa'da yaşanmasına rağmen göçmen statüsü gereği il değişikliğinin izne tabi olduğunu, her ne kadar muhabere yolu ya da yetkisizlik kararı ile Kırıkhan'a sunduğu dilekçenin Şanlıurfa'ya gönderilmesi mümkün ise de gebeliğinin ilerlemesi nedeniyle 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ve maddeleri kapsamında soruşturmanın Kırıkhan'da yürütülmesini talep etmiştir. Kırıkhan Başsavcılığı, şikâyet dilekçesini aynı tarihte Şanlıurfa Başsavcılığına göndermiştir. Şanlıurfa Başsavcılığı 18/3/2020 tarihinde yetkisizlik kararı vermiştir. Kararda, başvurucunun Hatay'da yaşadığı ve daha önce de Hatay'da şikâyetçi olduğu belirtilerek şikâyete konu olayların Kırıkhan ilçesinde gerçekleştiği sonucuna ulaşılmıştır. Başvurucu 1/4/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerden, bireysel başvuru sonrasında yürütülen soruşturma kapsamında Kırıkhan Başsavcılığı, suç yerinin Şanlıurfa olduğu gerekçesiyle 2/4/2020 tarihinde yetkisizlik kararı vererek dosyayı olumsuz yetkili uyuşmazlığının giderilmesi için Hatay Ağır Ceza Mahkemesine (Ağır Ceza Mahkemesi) gönderdiği anlaşılmıştır. Ağır Ceza Mahkemesi 15/4/2020 tarihinde başvurucunun anlatımına göre somut olayda Şanlıurfa Başsavcılığının yetkili olduğunu kesin olarak belirlemiştir. Şanlıurfa Başsavcılığına yazılan yazıya verilen cevapta başvurucunun şikâyeti kapsamında yapılan soruşturma sonucunda 18/3/2021 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği bildirilmiştir. Kararda; şüphelinin atılı suçu reddettiği, başvurucunun olaya ilişkin herhangi bir tarafsız tanık bildirmediği, tarafların çocuklarının yaşları itibarıyla yönlendirmeye açık oldukları dikkate alındığında şüphelinin üzerine atılı suçu işlediğine dair somut bir delil bulunmadığı belirtilmiştir. Başvurucu 7/8/2020 tarihinde sağlıklı bir bebek dünyaya getirmiştir. Başvurucunun geçici koruma statüsü, üçüncü ülkeye çıkışı nedeniyle 31/5/2023 tarihinde kaldırılmıştır.