T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/996 - 2026/423 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/996 KARAR NO : 2026/423 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22.05.2024 NUMARASI : 2022/64 Esas 2024/367 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 11.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/996 - 2026/423 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/996 KARAR NO : 2026/423 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22.05.2024 NUMARASI : 2022/64 Esas 2024/367 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 11.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12.03.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 18.07.2021 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın yolun sağ tarafından karşıya geçmeye çalışan yaya davacıya çarpması nedeniyle davacının ağır şekilde yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davacının hiçbir kusuru bulunmadığını, 22.11.2021 tarihinde davalıya başvuru yapılmasına rağmen her hangi bir ödeme yapılmadığını belirterek, HMK'nın 107. Maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL sürekli iş göremezlik, 100,00-TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 200,00-TL'nin kaza tarihi olan 18.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında davacı vekili 27.02.2024 tarihli talep artırım dilekçesi ile sürekli işi göremezlik bedelini 159.720,16-TL, bakıcı giderini ise 2.146,20-TL olarak artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalıya atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, sigortalı araca atfedilen kusuru kabul etmediklerini, ancak her halükarda davacının ve kazaya karışan diğer araçların müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini, davacının usulüne uygun başvuru yapmadığını, kusur ve zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini avans faiz talep edilemeyeceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında davalıya sigortalı araç sürücüsünün %20, davacı yayanın %80 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, dosyada mevcut adli tıp raporları arasındaki çelişkileri giderir İstanbul Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesince düzenlenen rapora göre davacının % 6 oranında sürekli işgöremezliğinin bulunduğu, bakıcı ihtiyaç süresinin 3 (üç) ay olduğunun tespit edildiği, davacı kaza tarihinde reşit olmadığından asgari ücret düzeyinde kabul edilen geliri, SGK yazı cevabı, kaza tarihi itibarıyla geçerli maluliyete esas yönetmelik hükümlerine uygun alınan maluliyet raporu, TRH-2010 yaşam tablosuna göre düzenlenen aktüer bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan 159.720,16-TL sürekli iş göremezlik ile 2.146,20-TL bakıcı giderinden kaynaklı toplam 161.866,36-TL maddi tazminat talep edebileceği, davacının bu tutar üzerinden dava değerini belirlediği, davalıya dava öncesi yapılan başvuru sonrası davalının 03.12.2021 tarihinde temerrüde düşmüş sayılacağı, kabul olunan bu tutara sigortalı aracın kullanım amacı ve cinsi dikkate alınarak temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletileceği belirtilerek, davanın kabulü ile 159.720,16-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 2.146,20-TL bakıcı gideri tazminatının 03.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;18.07.2021 tarihinde, dava dışı sürücü ...’ınn sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracı ile Avanos Caddesi üzerinden Talas istikametinden gelerek Germir istikametine seyir halindeyken Savaş market karşısına geldiğinde kendisine göre yolun sağ tarafından karşıya geçmeye çalışan davacıya çarpması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, dava konusu trafik kazasının meydana gelmesinde davacının hiçbir kusuru bulunmadığını, trafik kazası sebebiyle ağır şekilde yaralanan davacının geçici ve kalıcı iş göremezliğe maruz kaldığını, aynı zamanda bakıcı ihtiyacı da doğduğunu, istinafa konu işbu kararda her ne kadar talepler kabul edilerek davalı sigorta şirketinin teminat limiti kapsamında 159.720,16,-TL sürekli işgöremezlik ve 2.146,20,-TL bakıcı gideri tazminatına hükmedilmişse de daha sonrasında artan maluliyet ve değişen kusur oranı doğrultusunda artması muhtemel kısım için araç sürücüsü ve işletenine veyahut başkaca sorumlulara karşı açılacak olan davada asgari ücret değişikliği sebebiyle yapılacak olan bakiye maddi tazminat hesaplamasında miktarı değişecek maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı tuttuğunu, yerel mahkeme nezdinde tanzim edilen bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olan tazminat miktarının araç işleten ve sürücüsü veyahut başkaca sorumlular bakımından kazanılmış hak olmadığını ve fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak kararı istinaf ettiklerini, hak kaybına uğramamak adına işbu kararı istinaf ettiklerini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, mahkemece Hacettepe Üniversitesinden alınan 27.09.2022 tarihli maluliyet raporunda bedensel özür tayinine mahal olmadığı belirtildiğini, davacı tarafın itirazı üzerine Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından alınan 06.09.2023 tarihli maluliyet raporunda davacının maluliyet oranının % 6 olarak tespit edildiğini, davacının yaşı itibari ile Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin uygulanacağını, davacının 9 yaşında olduğu göz önünde bulundurulduğunda uzunluk farkı ve kas atrofisi problemlerinin iskelet gelişiminin devam etmesinden dolayı zamanla değişme potansiyelinin oldukça yüksek olduğunu, yaralanmanın sekelsiz iyileşme potansiyelinin yüksek olduğunu, sürekli özürlülük oranının saptanabilmesi için rehabilitasyondan ve kemik gelişiminin tamamlanmasından sonra değerlendirilmesi gerektiğini, aksi durumun yönetmeliğin ilgili maddesi ile bağdaşmayacağını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Üst İhtisas Kuruluna sevk edilmesi talep edilmesine rağmen talebin kabul edilmediğini, geçici bakıcı gideri tazminatından sigorta şirketinin sorumlu tutulamayacağını, davacının ağır kusuru nedeniyle kaza ile maluliyet arasındaki illiyet bağı kesilmiş olduğundan kaza nedeniyle davacıya kusur izafe edilemeyeceğini, ayrıca ağır kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının zorunlu mali mesuliyet sigorta (ZMMS) poliçesi kapsamında sürekli iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesine göre ise kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Trafik kazalarında irdelenmesi gereken husus ise trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların olaya etkileri ve dolayısıyla sürüş kusurlarıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Bu nedenle, somut olayda davalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. 6100 sayılı Kanun'un 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllede bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olay yukarıda açıklanan Kanun hükümleri ve ilkeler doğrultusunda değerlendirildiğinde, davalıya ZMMS poliçesi ile sigortalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobille Avanos Caddesini takiben Talas-Germir istikametine seyir halinde iken yolu karşıdan karşıya geçmek için yolun sağ tarafında çocuk parkından yola giren yaya ...’ya çarpması şeklinde meydana gelen kazanın oluşumunda; trafik kazası tespit tutanağında sürücü ...'ın kusuru bulunmadığı, yaya ... ve ebeveyninin kusurlu bulunduğu, mahkemece alınan Adli Tıp Grup Başkanlığı Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 29.06.2022 tarihili kusur raporu ile sürücü ...'ın % 20 oranında tali, Yaya ...'nın ise % 80 oranında asli kusurlu olduğu tespit edilmiş, mahkemece bu rapora göre hüküm kurulmuştur. Ancak mahkemece kaza tespit tutanağı ile dosyada mevcut her iki rapordaki tespitler de irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. ( Yargıtay 4. HD'nin 26.05.2025 tarih ve 2024/2087 E. - 2025/8541 K.) Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından olaya ilişkin maddi olgular dikkate alınmak sureti ile dosyanın İTÜ ya da Karayolları Fen Heyetinde görevli alanında uzman bilirkişilerden oluşacak bilirkişi kurulundan tarafların iddia savunmaları çerçevesinde kaza tespit tutanağı ile mahkemece alınan rapor arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde olayın oluşumunda tarafların kusur oranlarını gösterir rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1.a.6. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, belirtilen hususlardaki eksiklikler tamamlanarak yeniden hüküm kurulması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Ankara 5. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/40039 esasına yatırılan 289,934,61 TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, 5-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.