11. Ceza Dairesi 2025/4725 E. , 2026/1324 K. "" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2025/3284 Değişik iş SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgil…
11. Ceza Dairesi 2025/4725 E. , 2026/1324 K. "İçtihat Metni" K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ:Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2025/3284 Değişik iş SUÇ : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık İNCELEME KONUSU KARAR : Ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 27.05.2025 tarihli ve 2024/6775 Soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin merci Burdur Sulh Ceza Hakimliğinin 15.09.2025 tarihli ve 2025/3284 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 15.09.2025’de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 13.10.2025 tarihli ve 2025/36991 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.10.2025 tarihli ve KYB-2025/118098 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.10.2025 tarihli ve KYB-2025/118098 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan şüpheliler ..., ....., Sabir Elhasan haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda, Burdur Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27.05.2025 tarihli ve 2024/6775 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın, muteriz ... vekilinin itiraz hakkı bulunmadığından bahisle reddine ilişkin Burdur Sulh Ceza Hâkimliğinin 15.09.2025 tarihli ve 2025/3284 değişik iş sayılı kararını kapsayan onaylı dosya sureti incelendi. Dosya aslının, şüpheli ... hakkında bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2025/199 esasına kayden derdest bulunduğu anlaşılmakla, onaylı dosya sureti üzerinden yapılan incelemede; 1- Her ne kadar, Burdur Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 27.05.2025 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı ... vekilince itiraz edilmesi üzerine; mercii tarafından, muterizin müşteki veya suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığı ve bu itibarla itiraz hakkı bulunmadığından bahisle itirazın reddine karar verilmiş ise de, anılan soruşturma kapsamında şüpheli olarak ifadesine başvurulan ...'ın kollukta alınan ifadesinde, kendisinin de atılı suçun mağduru olduğunu, ..., ..... ve soyadını bilmediği ...isimli kişilerin kendisinin tecrübesizliğinden yararlanarak hile, tehdit ve şantajla çeşitli banka hesapları ve GSM hattı açtırarak dolandırıcılık eylemlerini gerçekleştirdiklerini, kendisini mağdur eden bu şüpheliler hakkında ayrıca şikayetçi olduğunu beyan etmesi karşısında ...'ın anılan ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itiraz hakkı bulunduğu gözetilmeden, merciince işin esasına girilerek bir karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde, 2- Dosya kapsamına göre, müşteki ...'ın 13.08.2024 tarihinde instagram platformu üzerinde fokusbungolovresmi rumuzlu hesaptan belirtilen bungalov ev kiralamak için 05...89 numaralı GSM hattı ile görüştüğü, kendisine ait banka hesabından ...'ın banka hesabına 4.000,00 Türk lirası gönderdiği, daha sonra sigorta bedeli olarak ilave para istenmesi üzerine müştekinin de para iadesi istediği ancak gönderdiği bedelin kendisine iade edilmediği iddiasıyla şikayetçi olunması üzerine yürütülen soruşturma neticesinde, Burdur Cumhuriyet Başsavcılığınca şüphelilerin atılı suçu işlediği hususunda yeter şüphe elde edilemediğinden bahisle ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; İnceleme konusu 2024/6775 sayılı soruşturma dosyası kapsamında Burdur Cumhuriyet Başsavcılığının 29.05.2025 tarihli ve 2025/295 sayılı iddianamesiyle hakkında kamu davası açılan muteriz ...'ın, daha önceden bulunduğu suç duyurusu üzerine adı geçen şüpheliler haklarında benzer suçtan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının ... numarasıyla soruşturma yürütüldüğü, suçun asıl faillerinin ....., ... ve soyadını bilmediği ...isimli kişiler olduğu, bu şüphelilerin ...'ın tecrübesizliğinden yararlanarak hile, tehdit ve şantajla kendisine çeşitli bankalarda çeşitli hesaplar ve GSM hattı açtırarak sim kartını almak suretiyle cep bankacılığı işlemlerinde kullandıkları, bu sim kart ve banka hesaplarını kullanarak internet üzerinden çeşitli platformlarda çeşitli dolandırıcılık suçlarını işledikleri, bu bağlamda adı geçen kişilerin (banka hesabı ve GSM hattı üzerinden) işledikleri suçlar nedeniyle başkaca açılan yargılama dosyalarının da bulunduğu, adı geçen şüpheliler hakkında Edirne 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2025/242 esas, Ankara Batı 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/677 esas ve Trabzon 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2025/253 esas sayılı yargılama dosyalarının bulunduğunun ifade edilmesi karşısında, şüpheliler haklarında yukarıda belirtilen ve başkaca benzer soruşturma veya kovuşturma dosyaları varsa araştırılarak incelenmek üzere celp edilmesini takiben, toplanacak deliller ve yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik soruşturma sonucu verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.“ Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir." şeklinde düzenlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin birinci fıkrasında; “Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.“ hükmü yer almaktadır. 3. Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 12.04.2016 tarihli ve 2014/11-830 Esas, 2016/185 Karar sayılı kararında "suçtan zarar gören" kavramı ile ilgili olarak; "...öğretide davaya müdahale ile ilgili olarak “suçtan zarar gören” kavramının sınırları saptanırken, kesinlik taşıyan bir ölçüte ulaşılamamış, ancak hakime yol gösterici nitelikte bazı ilkeler ortaya konulmuştur. O halde, bu sınırları belirlerken hakimin, “haklı çıkar” ve “cezalandırma konularındaki psikolojik durumu” iyi değerlendirmesi gerekmektedir. (Erdener Yurtcan, Ceza Yargılaması Hukuku, ...Yayınevi, 12.Bası, İstanbul, 2007, s.211 vd.) Çeşitli yargısal kararlarda da vurgulandığı üzere hakim, bir olayda suçtan zarar göreni belirlerken, sanığa yüklenilen ve cezalandırılması istenilen fiille haklı bir çıkarı zedelenen kişinin ceza kovuşturması konusundaki isteğini göz önünde tutmak ve bu haklı görüldüğünde kişiye suçtan zarar görme niteliği tanımak durumundadır. (Ceza Genel Kurulunun 29.6.1992 gün ve 176-201, 11.4.2000 gün ve 64-69, 15.07.2008 gün ve 95-195 sayılı kararları) Görüldüğü gibi, gerek yargısal kararlarda gerekse öğretide, katılma için aranan ve hakimin değerlendirmesi gereken keyfiyet, “haklı çıkarın zedelenmesi” ve “cezalandırma konularındaki psikolojik durum”dur. Öte yandan katılmanın sübjektif şartlarından biri de katılanın yargılama konusu suçu işlememiş olmasıdır. Suçu işleyen veya işlenmesine iştirak eden bir kişinin o suçla ilgili ceza muhakemesinde katılan sıfatını alabilmesi mümkün değildir. Bu, Latince "nemo auditur propriam turpitudinem allegans" olarak ifade edilen "kimse kendi ayıbından yararlanamaz" ilkesinin gereğidir. Ancak bir kişinin suçtan zarar gören olup olmadığı o suçla ilgili yargılama neticesinde ulaşılan sonuca göre değil iddianamede gösterilen fiilin sabit olduğu ve suç teşkil ettiği varsayımına göre potansiyel olarak belirlenmelidir..." şeklindeki tespitlere yer verilmiştir. 4. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; 5271 sayılı Kanun'un 173/1. maddesine göre, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara karşı yalnızca suçtan zarar görene itiraz hakkı tanındığı, yukarıda belirtilen Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun, 12.04.2016 tarihli ve 2014/11-830 Esas, 2016/185 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, "bir suçu işleyen veya işlenmesine iştirak eden kişinin o suçla ilgili ceza muhakemesinde katılan sıfatını alabilmesi mümkün değildir." şeklindeki değerlendirme ve dosya kapsamına göre; şikayetçi ...'ı, internet sitesi aracılığıyla bungalov kiralayacaklarından bahisle aldatarak 4.000,00 TL haksız menfaat temin eden şüphelilere yönelik başlatılan soruşturma kapsamında, atılı suçtan zarar görenin ... olduğu, iddiaya konu olayla ilgili halen Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 2025/199 Esas sayılı dosyası kapsamında yargılanan ...'ın, ... ve ..... hakkında verilen ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı itiraz hakkının bulunmadığı anlaşılmakla; itirazın sıfat yokluğu nedeniyle usûlden reddine dair Burdur Sulh Ceza Hakimliğinin 15.09.2025 tarihli ve 2025/3284 Değişik İş sayılı kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2026 tarihinde karar verildi.