12. Ceza Dairesi 2022/7432 E. , 2025/5473 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/4641E., 2021/5578K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Beykoz 5. Asliye Ceza Mahkeme
**12. Ceza Dairesi 2022/7432 E. , 2025/5473 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/4641E., 2021/5578K. SUÇ : 2863 sayılı Kanuna aykırılık HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın, katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Beykoz 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli ve 2019/202 (E) ve 2020/42 (K) sayılı ilamıyla sanık hakkında yürütülen yargılama neticesinde sanığın 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 43, 62, 53. maddeleri uyarınca kararı 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, karara karşı sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin 24.02.2021 tarihli ve 2020/2477E.,2021/1021K sayılı ilamıyla ; "1-)02/03/2019 tarihli suç tutanağında, orman muhafaza memurlarının söz konusu alanda 18 adet meşe ağacının kesildiğini görmeleri üzerine, çevrede araştırma yaptıkları ve sanığı kesim yapılan bölgede bularak beyanının alındığının yazıldığı, buna karşılık sanığın mahkemede verdiği savunmasında, söz konusu yeri babasının birisinden aldığını, babasının 1985 yılında vefat ettiğini, o tarihten itibaren suça konu alanı hiç kullanmadığını, ormancıların kendisini telefonla arayana kadar bu alana hiç gitmediğini, bunu ormancılara söylediğini, buna rağmen ormancıların ağaçları sen kesmişsin diyerek tutanak tutuklarını, kendisinin de imzalamadığını, söz konusu alandaki ağaçları kendisinin kesmediğini ve bu alana meyve fidanlarını kendisinin dikmediğini savunması gözetildiğinde, 02/03/2019 tarihli tutanaktaki orman muhafaza memurlarının tanık olarak dinlenmek suretiyle sanığı söz konusu 18 adet meşe ağacını keserken görüp görmedikleri, ağaçların kesildiğini tespit etmeleri üzerine sanığı kesim yapılan bölgede görüp görmedikleri, kesim yapılan yerde görmüşlerse ne kadar uzaklıkta gördükleri, yanında ağaç kesmekte veya taşımakta kullanılabilecek aletlerin bulunup bulunmadığı, bu 18 adet meşe ağacının sanık tarafından kesildiğini nasıl tespit ettikleri hususlarında beyanlarının alınması gerekirken bu tanıklar dinlenmeden, eksik inceleme sonucu karar verilmesi, 2-)Sanığın suça konu yeri hiç kullanmadığını beyan etmesi, suça konu yerde dikili ağaçlar bulunması karşısında, 2863 sayılı yasaya muhalefet ve işgal suçlarının değerlendirilmesi yönünden, muhtar, suça konu yeri bilen azalar ve varsa komşu taşınmaz sahipleri tanık olarak dinlenmek suretiyle suç tarihi ve öncesinde suça konu yerin kimin tarafından ne şekilde kullanıldığı, söz konusu yerdeki ağaçların kimler tarafından kesildiği ve ağaç kesilen bu yere meyve fidanlarının kimler tarafından dikildiği yönünde ayrıntılı beyanlarının alınması gerekirken eksik inceleme sonucu karar verilmesi, 3-)...'nün 21/02/2019 tarihli yazısında, suça konu yerin İstanbul Kuzey Kesimi Karadeniz Kuşağı Doğal Sit alanı içerisinde kaldığının belirtildiği, ekinde de karar örneğinin gönderildiği belirtilmiş ise de, söz konusu karar örneğinin dosya içerisinde bulunmadığı, bu nedenle İstanbul 3 Nolu Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Müdürlüğü'nden suça konu yerin doğal sit alanı olduğuna ilişkin kurul kararının getirtilmeden eksik inceleme sonucu karar verilmesi," gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma üzerine Yerel Mahkemece yürütülen yargılama neticesinde sanığın; 2863 sayılı Kanunun 65/1, 5237 sayılı TCK'nın 43, 62, 52/2 53. maddeleri uyarınca kararı 2 yıl 1 ay hapis ve 100TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanık müdafinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince 5237 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a ve 303/1-a maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde;" Beykoz 5. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14/10/2021 tarih 2021/169 (E) ve 2021/397 (K) sayılı kararın III. Maddesinin 5. Bendinden sonra gelmek üzere 7. Paragraf olarak, "Sanık hakkında ana dosyaya konu 02/03/2019 tarihli eylemi yönünden 2863 sayılı yasaya muhalefet suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de, suça konu yerdeki ağaçların sanık tarafından kesildiği yönünde savunmasının aksine ceza almasını gerektirecek yeterli ve inandırıcı delil elde edilemediğinden, sanığın yüklenen suçu işlediği sabit olmadığından, sanığın sit alanında kalan yeri kullanması şeklinde sabit olan eylemi yönünden ise suçun unsurları oluşmadığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2-a-e maddesi gereğince sanığın BERAATİNE, " ibareleri eklenmek suretiyle hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karara karşı katılan vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunması üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması görüşünü içerir tebliğname ile dava dosyası Dairemize tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm verildiğine, sanığın ana dosyaya konu suç yönünden de cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 26.03.2019 tarih ve 2019/985 Esas sayılı iddianamesi ile; 02. 03.2019 tarihli tutanak ile sanığın ... mevkii 151 nolu bölmedeki kadastrosu kesinleşmiş ve aynı zamanda doğal sit alanı olan ormanlık alanın 800 metrekarelik bölümünde bulunan 18 adede denk meşe ağaçlarını kaçak olarak keserek emvalini kaçırdığı, ayrıca alan içerisindeki diken ve çalıların da kesilerek açma yapıldığının tespiti nedeniyle sanık hakkında kamu davası açıldığı, Yine Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığının 27.05.2019 tarih ve 2019/1606Esas sayılı iddianamesi ile aynı yerde 29.03.2019 tarihinde yapılan kontrollerde kiraz, elma, erik, armut gibi meyve fidanlarının dikili olduğunun tespiti üzerine sanık hakkında kamu davası açıldığı ve Yerel Mahkemece açılan kamu davalarının birleştirilerek görülmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Yerel Mahkemece istinaf bozma ilamı doğrultusunda yürütülen yargılama neticesinde; "... sanığın kesinleşmiş devlet ormanı içerisinde kalan aynı zamanda 3.derece doğal sit alanı içerisinde bulunan ... Mevkii 151 nolu bölmede, 02/03/2019 tarihinde 800 m²'lik alanda açma yaparak, 15 tanesi fidan niteliğinde olan ve tamamı yakacak vasfındaki 18 adet ağacı motorlu testere ile kestiği, akabinde aynı yerde kiraz, erik, elma, armut ve şeftali gibi meyve fidanları dikerek işgal ve faydalanmada bulunduğu hususunda 29/03/2019 tarihli tutanakla tespit edildiği, sanığın gerek orman ağaçlarını keserek ve akabinde de meyve fidanları dikmek suretiyle fiziki müdahalede bulunarak doğal sit alanına zarar verdiği anlaşılmış, sanığın bu suretle zincirleme şekilde 6831 sayılı Kanuna muhalefet ve 2863 sayılı kanuna muhafelet suçlarını işlediği kanaatine varılarak, ... 6498 Sayılı Kanun ile Değişik 2863 sayılı Kanunun 7. Maddesi gereğince, maliklere yönelik olarak sit alanı tescil kararlarının ilanı gerekmekte ise de; Yargıtay 12.Ceza Dairesi'nin 21/06/2018 tarih ve 2016/2911 - 2018/6955 Esas Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, söz konusu ilanın 2863 sayılı Kanunun 65. Maddesinde düzenlenen suçun oluşumu için şekil şartı niteliğinde olmadığı, suça konu alanın devlet ormanı vasfında olduğu dikkate alındığında, sanığın 2863 sayılı Kanun yönünden iyi niyetinden bahsedilemeyeceği, sit alanı tescil kararı sanığa tebliğ edilmemiş ise de sanığın devlet ormanı vasfındaki bu alana yapmış olduğu inşai ve fiziki müdahaleden de sorumlu olacağı kanaatine varılarak, sanığın kesinleşmiş doğal sit alanına yapmış olduğu fiziki müdahale ile müsnet 2863 sayılı Kanuna muhalefet suçunu işlediği kabul edilmiştir. Sanık savunmasında, suça konu yerin sit ve orman alanı olduğunu bilmediğini, bu yerin 1980-1985 yılları arasında babası tarafından kullanıldığını, babasının 1985 yılında vefatından sonra bu yeri kullanmadığını, fidanları kesmediğini, meyve fidanı da dikmediğini ifade etmiş ise de, sanığın soruşturma aşamasındaki ifadesinde, suça konu yerin babasından kaldığını ve bu yeri sahiplendiğini ifade ettiği, kaldı ki 02/03/2019 tarihli tutanağın düzenlendiği sırada sanığın suça konu yerde bulunduğu ve tutanak mümzilerine suça konu yeri sahiplendiğini ve zaman zaman buraya geldiğini ifade ettiği, tutanak mümzii olan ve tanık sıfatıyla dinlenen ... tarafından teyid edildiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın inkara dayalı savunmasının dosyanın münderecatına ve hayatın olağan akışına uygun olmayıp, suçtan kurtulmaya matuf olduğu anlaşılmış ve mahkememizce itibar edilmeyerek" gerekçeleriyle sanık hakkında esas ve birleşen dosya yönünden yapılan değerlendirmede sanık hakkında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; "Bu davaya konu 02/03/2019 tarihli suç tutanağında belirtilen 18 adet meşe ağacının sanık tarafından kesildiğinin ispatlanamaması nedeniyle sanık hakkında dikiliden ağaç kesme suçundan beraat kararı verilmiş olması gözetildiğinde, sanığın babasının vefatından sonra sahiplenmek şeklindeki işgal eyleminin, 2863 sayılı kanunun 65/1 maddesinde belirtilen "Tescil edilen sit alanlarının yıkılmasına, bozulmasına, tahribine, yok olmasına veya her ne suretle olursa olsun zarar görmesine sebebiyet vermek" niteliğinde olmadığı, bu nedenle bu eylemin 2863 sayılı yasanın 65/1 maddesinde belirtilen suçun unsurlarının oluşmaması nedeniyle ana dosyaya konu eylem yönünden sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken 02/03/2019 tarihli suç tutanağına konu eylemi nedeniyle de suçu sabit görülüp birleşen dosyaya konu eylemle birlikte suçu zincirleme şekilde işlediği kabul edilerek cezasından TCK'nun 43. maddesi uyarınca artırım yapılması," gerekçesiyle sanığın ana dosyaya konu 02/03/2019 tarihli eylemi yönünden hükmün beraat şeklinde düzeltilerek istinaf başvursunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, Mahkemece esas dosya yönünden sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı ve sanığın dava konusu alanı sahiplenmek şeklindeki eyleminin izinsiz inşai ve fiziki müdahalede bulunma suçunun unsurlarını oluşturmadığına dair kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Beykoz 5.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise,İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.06.2025 tarihinde karar verildi