TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR AYSEL D İNÇEL VE GÜNSEL SANCAKTAR BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2019/2236) Karar Tarihi: 21/9/2022 R.G. Tarih ve Say ı: 27/10/2022-31996 Başvuru Numaras ı: 2019/2236 Karar Tarihi : 21/9/2022 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucular : 1. Aysel D İNÇEL 2. Günsel SANCAKTAR Başvurucular Vekili: Av. Şükrü ÇUBUKLU I. BAŞVURUNUN KO
TÜRKİYE CUMHUR İYETİ ANAYASA MAHKEMES İ BİRİNCİ BÖLÜM KARAR AYSEL D İNÇEL VE GÜNSEL SANCAKTAR BA ŞVURUSU (Başvuru Numaras ı: 2019/2236) Karar Tarihi: 21/9/2022 R.G. Tarih ve Say ı: 27/10/2022-31996 Başvuru Numaras ı: 2019/2236 Karar Tarihi : 21/9/2022 2BİRİNCİ BÖLÜM KARAR Başkan : Hasan Tahsin GÖKCAN Üyeler : Muammer TOPAL Recai AKYEL Yusuf Şevki HAKYEMEZ İrfan FİDAN Raportör : Ayhan KILIÇ Başvurucular : 1. Aysel D İNÇEL 2. Günsel SANCAKTAR Başvurucular Vekili: Av. Şükrü ÇUBUKLU I. BAŞVURUNUN KONUSU 1. Başvuru, iskânen tahsis edilen ancak tapuya tescil edilmeyen ta şınmaz ın ayne n verilmesi yerine kaim olmak üzere tazminat ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildiği iddias ına ilişkindir. II. BAŞVURU SÜREC İ 2. Başvuru 15/1/2019 tarihinde yap ılm ıştır. 3. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yap ılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmu ştur. 4. Komisyonca ba şvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm taraf ından yap ılmas ına karar verilmi ştir. 5. Bölüm Ba şkan ı taraf ından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yap ılmas ına karar verilmi ştir. 6. Başvuru belgelerinin bir örne ği bilgi için Adalet Bakanl ığına (Bakanl ık) gönderilmi ştir. Bakanl ık, görüşünü bildirmi ştir. 7. Başvurucular, Bakanl ığın görüşüne karşı süresinde beyanda bulunmu ştur. Başvuru Numaras ı: 2019/2236 Karar Tarihi : 21/9/2022 3III. OLAY VE OLGULAR 8. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildi ği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: 9. Başvuruculardan 1945 do ğumlu olan Aysel Dinçel Kocaeli'de, 1935 do ğumlu olan Günsel Sancaktar ise İstanbul'da ikamet etmektedir. Ba şvurucular 2001 y ılında öle n M.S.nin çocuklar ıdır. 10. Başvurucular ın 1940 y ılında ölen dedesi A. alt ı nüfustan olu şan ailesiyle birlikte 1925 y ılında Langaza (Yunanistan) mübadili olarak Türkiye'ye gelmi ştir. Bursa Valili ğince 1925 y ılında aileye di ğer baz ı emvalin yan ında Demirkap ı Mahallesi Yeniba ğlar mevkiinde bulunan 5 dönümlük bir tarla da iskânen tahsis edilmi ştir. Bursa Valili ğinin 31/5/1932 tarihli yaz ısıyla söz konusu ta şınmaz 22/3/1931 tarihli ve 1771 say ılı Mübadele ve Teffiz İşlerinin Kat'i Tasfiyesi ve İntac ı Hakk ında Kanun hükümleri uyar ınca aileye temlik edilmi ştir. Belirtilen ta şınmaz iskân tevzi defterinin 379, esas defterinin 1006 ve temlik defterinin 583 numaralar ında kay ıtlıdır. Ancak ihtilaf konusu ta şınmaz tapuda ba şvurucular ın dedesi ad ına tescil edilmemi ştir. 11. 1935 y ılında yap ılan kadastroda söz konusu ta şınmaza ili şkin iskân kayd ı herhangi bir parsele uygulanmam ış ve tapu kayd ına dönüştürülmemi ştir. 12. A.n ın oğlu olan M.S. (ba şvurucular ın babas ı) 1968 y ılında Köyi şleri Bakanl ığına verdiği dilekçeyle Karaman köyü Yeniba ğlar mevkiinde bulunan 5 dönümlük taşınmaz ın ad ına tescilini talep etmi ştir. Köyişleri Bakanl ığı 8/4/1968 tarihli i şlemle talebi reddetmiştir. M.S. bu i şlemin iptali istemiyle Dan ıştay Sekizinci Dairesinde (Dan ıştay) dava açm ıştır. Dan ıştay 18/11/1969 tarihinde i şlemi iptal etmi ştir. Karar ın gerekçesinde, aradan uzun süre geçti ği için bu yerin aynen tespitinin mümkün olmad ığı vurguland ıktan sonra iskânen tahsis edildi ği hâlde tapuya tescil edilmedi ği anlaşılan 5 dönüm tarlan ın aynen vey a başka bir yerde bu kadar bir arazi verilmesi suretiyle veya tazminen davac ının iskân hakk ının tamamlanmas ı gerektiği belirtilmi ştir. 13. M.S. karar ın infaz ı için 24/8/1971 Bursa Toprak İskân Müdürlü ğüne dilekçe vermiştir. Dilekçeye cevap verilmemesi üzerine M.S. 10/12/1987 tarihinde bir kez daha idareye ba şvurmuştur. M.S., Hazineye ait yerlerden 5 dönüm verilmesini talep etmi ştir. Ancak M.S. bu müracaattan da netice alamam ıştır. 14. M.S.nin ölümünden sonra bu sefer ba şvurucular 18/12/2009 tarihinde Ertuğrulgazi Millî Emlak Müdürlü ğüne başvurarak Bursa ili Karaman köyü Yeniba ğlar mevkiinde 5 dönüm tarlan ın Dan ıştay karar ı gereğince kendilerine verilmesini talep etmi ştir. Ertuğrulgazi Millî Emlak Müdürlü ğü 25/1/2010 tarihli yaz ıyla, talebin 19/9/2006 tarihli ve 5543 say ılı İskân Kanunu kapsam ında değerlendirilmesi gerekti ğini, bu sebeple kendilerince yap ılacak bir i şlemin bulunmad ığını belirtmiş ve başvurucular ın dilekçesini, ekleriyle birlikte Bursa İl Bay ındırlık ve İskân Müdürlü ğüne gönderilmi ştir. 15. Başvurucular 27/6/2012 tarihinde Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde (Asliye Hukuk Mahkemesi) Bursa Valili ği ve Hazine aleyhine dava açm ıştır. Başvurucular, Bursa ili Osmangazi ilçesi Ala şar köyünde bulunan 268, 329 ve 1941 parsel numaral ı taşınmazlardan muadil olan birisinin adlar ına tescil edilmesini, bunun mümkün olmamas ı hâlinde tazminat ödenmesini talep etmi ştir. Başvuru Numaras ı: 2019/2236 Karar Tarihi : 21/9/2022 416. Asliye Hukuk Mahkemesi 22/9/2014 tarihinde verdi ği kararla tescil talebini reddetmiş, tazminat talebini ise kabul ederek ba şvurucular lehine 1.750.000 TL tazminata, dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte hükmetmi ştir. Karar ın gerekçesinde, Yarg ıtay kararlar ına at ıfta bulunularak iskânen verilen ta şınmazlarda mülkiyet hakk ının iskân defterinin mülki amir taraf ından onaylanmas ıyla doğacağı, tahsis edilen ta şınmaz ın tapuya işlenmemesinin sonuca bir etkisinin bulunmad ığı belirtilmi ştir. Kararda, M.S. taraf ından açılan davada Dan ıştayca verilen kararda ba şvurucular ın eksik iskân hakk ının aynen vey a tazminen kar şılanmas ı gerektiğinin belirtildi ği ifade edilmi ş; kesinleşmiş Dan ıştay karar ının aksinin tart ışılmas ının mümkün bulunmad ığının alt ı çizilmiştir. Taşınmaz ın aynen tesliminin fiilî imkâns ızlık sebebiyle mümkün bulunmad ığının kabul edildi ği kararda, bilirki şiler taraf ından eşdeğer taşınmaz esas al ınarak hesaplanan 1.750.000 TL'nin başvuruculara tazminat olarak ödenmesi gerekti ği belirtilmi ştir. 17. Başvurucular bu karara kar şı temyiz yoluna müracaat etmemi ştir. Daval ı idarelerin temyiz istemini inceleyen Yarg ıtay 3. Hukuk Dairesi (Yarg ıtay) 4/11/2015 tarihli karar ıyla ilk derece mahkemesi karar ını oyçokluğuyla bozmu ştur. Karar ın gerekçesinde, tescil isteminin reddine ili şkin hüküm f ıkras ının temyizin konusunu te şkil etmedi ği vurgulanm ıştır. Kararda, ihtilaf konusu ta şınmaz ın tahsisinin mülki amir taraf ından onaylanmas ıyla mülkiyetin devrinin gerçekle ştiği, iskân kayd ının tapu siciline işlenmemesinin sonuca etkili olmad ığı belirtilmi ş; iskânen tahsisin mülkiyetin tescilden önce kazan ıldığı hâllerden oldu ğu ifade edilmi ştir. Demirkap ı Mahallesi Yeniba ğlar mevkiindeki 5 dönüm tarlaya ait iskân kayd ının herhangi bir parsele uygulanmad ığına ve tapu kütü ğünde kay ıt oluşturulmad ığına işaret edilen kararda, ba şvurucular ın murislerinin 1935 y ılında yap ılan kadastro sonuçlar ına itiraz etmek suretiyle iskân kayd ının tapuya i şlenmesini temin etmeleri gerekti ği ifade edilmi ştir. Kararda, murislerin zaman ında kanuni haklar ını kullanmad ığının alt ı çizilmiş; taşınmaz ın daval ılar ad ına tescil edilmemi ş olmas ı sebebiyle daval ılar ın sebepsiz zenginle şmesinin söz konusu olmad ığı vurgulanm ıştır. Taşınmaz ın tahsis tarihinden sonra kadastroya ili şkin olarak dört kanunun yürürlü ğe girdiğine işaret edilen kararda, tüm bu kanunlarda hak dü şürücü sürelerin yer ald ığı ve önceki tapu kay ıtlar ının hepsinin an ılan kanunlardaki hak dü şürücü sürelerin dolmas ıyla tasfiye edildi ği belirtilmi ştir. Kararda, bu kanunlardan sonuncusu olan 21/6/1986 tarihli ve 3402 say ılı Kadastro Kanunu'nda öngörülen hak dü şürücü sürelerin geçmesinden sonra Hazine aleyhine dav a açılmas ının hukuken mümkün bulunmad ığı vurgulanm ıştır. Borçlar hukukundaki haks ız fiil, sebepsiz zenginle şme ve genel zamana şımı sürelerinin de geçti ğinin belirtildi ği kararda, davan ın zamana şımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekti ği ifade edilmi ştir. 18. Karara muhalif kalan bir üye ise Dan ıştay karar ının gereğinin yerine getirilmesinin Anayasa'n ın 138. maddesinin son f ıkras ı uyar ınca zorunlu oldu ğunu ve Dan ıştay karar ının yok hükmünde say ılamayaca ğını belirtmi ştir. Muhalefet görü şünde, başvurucular ın mülkiyet hakk ını kazand ığı ve Dan ıştay karar ında da bunun teyit edildi ği ifade edilmi ş; idarenin Dan ıştay karar ını uygulayaca ğı izlenimi yaratan birtak ım işlemler tesis ederek ba şvurucularda beklenti yaratt ığı, dolay ısıyla zamana şımı definin ileri sürülmesinin mümkün olmad ığı vurgulanm ıştır. Karşıoy yaz ısında, başvurucular ın hangisi olduğunu bilmedi ği bir taşınmaz için 3402 say ılı Kanun kapsam ında dava açmaya zorlanamayaca ğına, imkâns ız bir şeyi yapmas ının başvuruculardan istenemeyece ğine işaret edilmiş; Dan ıştay karar ının doğruluğunun sorgulanmas ının Anayasa'n ın 138. maddesiyle bağdaşmayacağına dikkat çekilmi ştir. Karşıoy yaz ısında netice itibar ıyla başvuruculara tazminat ödenmemesinin mülkiyet hakk ının ihlaline yol açt ığı görüşü aç ıklanm ıştır. Başvuru Numaras ı: 2019/2236 Karar Tarihi : 21/9/2022 519. Bozma karar ına uyan Asliye Hukuk Mahkemesi 2/5/2017 tarihinde bozma karar ındaki gerekçeyle davay ı reddetmi ştir. İlk derece mahkemesi karar ı Yarg ıtay ın 11/4/2018 tarihli karar ıyla onanm ıştır. Karar düzeltme istemi de Yarg ıtay ın 25/12/2018 tarihli karar ıyla reddedilmi ştir. Nihai karar 11/1/2019 tarihinde ba şvuruculara tebli ğ edilmiştir. IV.İLGİLİ HUKUK 20. 16 Nisan 1340 (1924) tarihli ve 488 say ılı Mübadeleye Tabi Ahaliye Verilecek Emvali Gayri Menkule Hakk ında Kanun'un 1. maddesi şöyledir: "Mübadele suretiyle Yunanistan'dan gelen veya evvelce gelmi ş olup mübadeleye tabi bulunan muhacirinden Yunanistan'da emvali gayrimenkule terkeylemi ş olanlara mevadd ı âtiyede münderiç şartlar ve nisbetler dahilinde ve sureti katiyede emvali gayrimenkule tefviz olunur." 21. 28/5/1928 tarihli ve 1331 say ılı Mübadil, Gayri Mübadil, Muhacir Vesaireye Kanunlar ına Tevfikan Tefviz Veya Adiyen Tahsis Olunan Gayri Menkul Emvalin Tapuya Raptma Dair Kanun'un 1. maddesinin birinci f ıkras ı şöyledir: "Mübadeleye tabi ahaliye verilecek emvali gayri menkule hakk ındaki 16 nisan 1340 tarih ve 488 numaral ı kanun ile 8 te şrini sani 1339 tarih ve 368 numaral ı ve 13 mart 192 6 tarih ve 781 numaral ı kanunlarla kendilerine gayri menkul evmal tefviz ve icar edilmi ş veya edilecek olan ve tefviz ve icra muameleleri Dahiliye veya mülga İskân vekâletince alelusul tasdik olunan mübadillerin ellerindeki tefviz vesikalar ına mukabil tapu senedi verilir." 22. 1771 say ılı Kanun'un 1. maddesi şöyledir: "16 nisan 1340 tarih ve 488 numaral ı mübadeleye tabi ahaliye verilecek emvali gayri menkule hakk ındaki kanunun ikinci maddesinin son f ıkras ında yaz ılı hat dahilinde 1331 numara ve 28 may ıs 1928 tarihli mübadil, gayri mübadil ve muhacirlere tahsis olunan gayri menkullerin tapuya rapt ına dair kanunun birinci maddesinde gösterilen nisbetler kat'î tasfiyeye esast ır. Bu nisbetler dahilinde mevcut hükümlere tevfikan ittihaz edilmi ş olan teffiz kararlar ı kat'î ve muteberdir. Bu kanunun ne şrinden sonra teffiz karar ı ittihaz olunamaz." 23. 1771 say ılı Kanun'un 7. maddesi şöyledir: "Gerek iskân ı adî gerek teffiz suretile mübadillere, muhacirlere ve harikzedelere temli k edilecek gayri menkuller tapu harc ı al ınmadan tapuya raptolunur." 24. 11/1/2011 tarihli ve 6098 say ılı Türk Borçlar Kanunu'nun 156. maddesi şöyledir: "Zamanaşımının kesilmesiyle, yeni bir süre i şlemeye ba şlar. Borç bir senetle ikrar edilmi ş veya bir mahkeme ya da hakem karar ına bağlanm ış ise, yeni süre her zaman on y ıldır." V.İNCELEME VE GEREKÇE 25. Anayasa Mahkemesinin 21/9/2022 tarihinde yapm ış olduğu toplant ıda başvuru incelenip gere ği düşünüldü: Başvuru Numaras ı: 2019/2236 Karar Tarihi : 21/9/2022 6A. Başvurucular ın İddialar ı ve Bakanl ık Görüşü 26. Başvurucular, Bursa Valili ğinin 31/5/1932 tarihli muvakkat tasarruf vesikas ının mülkiyet hakk ını doğuran bir i şlem oldu ğunu belirtmi ş; mülkiyet hakk ı yönünden zamanaşımının söz konusu olamayaca ğını ifade etmi ş ve tazminat davas ının reddedilmesi nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğini ileri sürmü ştür. Başvurucular ayr ıca kesinle şmiş Dan ıştay karar ının uygulanmamas ının mülkiyet hakk ını ve adil yarg ılanma hakk ını ihlal ettiğini iddia etmi ştir. 27. Bakanl ık görüşünde, tahsis tarihinin üzerinden 94 y ıl, Dan ıştay karar ının üzerinden 55 y ıl geçtiği gözetildi ğinde başvurunun Anayasa Mahkemesinin zaman bak ımından yetkisinin kapsam ında olup olmad ığının incelenmesi gerekti ği belirtilmi ştir. Bakanl ık, iskânen tahsisten sonra tescilin yap ılmad ığı ve Dan ıştay karar ının icras ının da on yıllık zamana şımı süresine tabi oldu ğu dikkate al ındığında başvurucular ın mülkünün bulunmad ığını ileri sürmü ştür. Bakanl ık esasa ili şkin olarak ise ba şvurucular ın iddialar ının kanun yolu şikâyeti niteli ğinde oldu ğunu belirtmi ş, ayr ıca ilgili kurumlardan temin edilerek Anayasa Mahkemesine gönderilen bilgi ve belgelerin de dikkate al ınmas ı gerektiğini ifade etmiştir. Hazine ve Maliye Bakanl ığının Bakanl ık arac ılığıyla gönderdi ği yaz ıda, Asliye Hukuk Mahkemesi karar ının hukuka uygun oldu ğu vurgulanm ıştır. 28. Başvurucular, Bakanl ık görüşüne karşı beyanlar ında başvuru formundaki iddialar ını tekrarlam ıştır. B. Değerlendirme 29. Anayasa'n ın iddian ın değerlendirilmesinde dayanak al ınacak "Mülkiyet hakk ı" kenar başlıklı 35. maddesi şöyledir: "Herkes, mülkiyet ve miras haklar ına sahiptir. Bu haklar, ancak kamu yarar ı amac ıyla, kanunla s ınırlanabilir. Mülkiyet hakk ının kullan ılmas ı toplum yarar ına ayk ırı olamaz." 30. Anayasa Mahkemesi, olaylar ın başvurucu taraf ından yap ılan hukuki nitelendirmesi ile ba ğlı olmay ıp olay ve olgular ın hukuki tavsifini kendisi takdir eder ( Tahir Canan , B. No: 2012/969, 18/9/2013, 16). Ba şvurucunun esas şikâyetinin mülkün varl ığını tespit eden Dan ıştay karar ına rağmen taşınmaz ın teslim edilmemesine veya bunun alternatifi olarak tazminat ödenmemesine yönelik oldu ğundan ba şvurucunun tüm iddialar ının mülkiyet hakk ı kapsam ında incelenmesi uygun görülmü ştür. 1. Kabul Edilebilirlik Yönünden31. Bakanl ık; tahsis tarihinin üzerinden 94 y ıl, Dan ıştay karar ının üzerinden 55 y ıl geçtiği gözetildi ğinde başvurunun Anayasa Mahkemesinin zaman bak ımından yetkisinin kapsam ında olup olmad ığının incelenmesi gerekti ğini belirtmi ştir. 32. Anayasa'n ın 148. maddesinin üçüncü f ıkras ı ile 30/3/2011 tarihli ve 6216 say ılı Anayasa Mahkemesinin Kurulu şu ve Yarg ılama Usulleri Hakk ında Kanun'un 45. maddesinin (1) numaral ı f ıkras ında herkesin Anayasa'da güvence alt ına al ınm ış temel hak ve Başvuru Numaras ı: 2019/2236 Karar Tarihi : 21/9/2022 7özgürlüklerden Avrupa İnsan Haklar ı Sözleşmesi (Sözle şme) ve buna ek Türkiye'nin tara f olduğu protokoller kapsam ındaki herhangi birinin kamu gücü taraf ından ihlal edildi ği iddias ıyla Anayasa Mahkemesine ba şvurabilece ği hükmüne yer verilmi ştir. Anayasa'n ın geçici 18. maddesinde uygulama kanununun yürürlü ğe girdiği tarihten itibaren bireysel başvurular ın kabul edilece ği, 6216 say ılı Kanun'un 76. maddesinin (1) numaral ı fıkras ında ise Kanun'un 45. ila 51. maddelerinin 23/9/2012 tarihinde yürürlü ğe gireceği belirtilmi ştir. 33. Anayasa Mahkemesinin zaman bak ımından yetkisini do ğru olarak belirleyebilmek için kesinle şen nihai i şlem ve karar ın tarihinin yan ı sıra gerçekle ştiği iddia olunan müdahalenin zaman ını da doğru tespit etmek gerekir. Bu tespit yap ılırken müdahaleyi oluşturan olaylar ve ihlal edildi ği iddia olunan hakk ın kapsam ı birlikte de ğerlendirilmelidir (Zeycan Yedigöl [GK], B. No: 2013/1566, 10/12/2015, 31). 34. Anayasa Mahkemesi ayr ıca mülkiyetten yoksun b ırakma şeklindeki müdahalelerin kural olarak anl ık eylemler olup sürekli bir müdahale olu şturmad ığını belirtmiştir (Agavni Mari Hazaryan ve di ğerleri , B. No: 2014/4715, 15/6/2016, 114). Bununla birlikte somut olayda mülkten yoksun b ırakma şeklinde bir müdahalenin varl ığının kabul edilmesi mümkün de ğildir. Somut olayda ba şvurucular esas itibar ıyla mülkünün varl ığını tespit eden Dan ıştay karar ının icra edilmemesinden yak ınmaktad ır. Mahkeme karar ının icras ı pozitif bir yükümlülük olup karar icra edilmedi ği sürece bireyler karar ın icras ını isteyebilir. Dolay ısıyla başvurunun Anayasa Mahkemesinin zaman bakımından yetkisinin kapsam ında kald ığı değerlendirilmi ştir. 35. Aç ıkça dayanaktan yoksun olmad ığı ve kabul edilemezli ğine karar verilmesini gerektirecek ba şka bir neden de bulunmad ığı anlaşılan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın kabul edilebilir oldu ğuna karar verilmesi gerekir. 2. Esas Yönündena. Mülkün Varl ığı 36. Anayasa'n ın 35. maddesiyle güvenceye ba ğlanan mülkiyet hakk ı, ekonomik değer ifade eden ve parayla de ğerlendirilebilen her türlü mal varl ığı hakk ını kapsamaktad ır (AYM, E.2015/39, K.2015/62, 1/7/2015, 20). Bu ba ğlamda mülk olarak de ğerlendirilmesi gerektiğinde kuşku bulunmayan menkul ve gayrimenkul mallar ile bunlar ın üzerinde tesis edilen s ınırlı ayni haklar ile fikrî haklar ın yan ı sıra icras ı kabil olan her türlü alacak da mülkiyet hakk ını n kapsam ına dâhildir ( Mahmut Duran ve di ğerleri , B. No: 2014/11441, 1/2/2017, 60). Anayasa'n ın 35. maddesi kapsam ındaki mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğini ileri süren ba şvurucu, böyle bir hakk ın varl ığını kan ıtlamak zorundad ır (Cemile Ünlü , B. No: 2013/382, 16/4/2013, 26). 37. Somut olayda ba şvurucular ın Yunanistan mubadili olan dedesine Bursa Valiliğince Demirkap ı Mahallesi Yeniba ğlar mevkiinde bulunan ihtilaf konusu ta şınmaz tahsis edilmi ş, 31/5/1932 tarihli yaz ıyla da taşınmaz ın 1771 say ılı Kanun hükümleri uyar ınca başvurucular ın dedesi ad ına tescil edilmesi ilgili kurumlardan istenmi ştir. Ancak anlaşılamayan baz ı sebeplerden dolay ı taşınmaz ba şvurucular ın dedesi ad ına tescil edilmemi ştir. Hak sahibinin mirasç ısı olan başvurucular ın babas ı taşınmaz ın ad ına tescili istemiyle yapt ığı idari ba şvurunun reddine ili şkin işleme kar şı açt ığı davada Dan ıştay 18/11/1969 tarihli karar ıyla idari i şlemi iptal etmi ş ve 5 dönüm tarlan ın aynen veya ba şka bir yerde bu kadar bir arazi verilmesi suretiyle ya da tazminen davac ının iskân hakk ının Başvuru Numaras ı: 2019/2236 Karar Tarihi : 21/9/2022 8tamamlanmas ı gerektiğini belirtmi ştir. Ancak bu karar icra edilmemi ş, başvurucular ın murisinin yapt ığı idari başvurular da sonuçsuz kalm ıştır. 38. Murisin ölümünden sonra bu sefer de ba şvurucular 18/12/2009 tarihinde Ertuğrulgazi Millî Emlak Müdürlü ğüne başvurarak Dan ıştay karar ının icra edilmesini talep etmiş ancak bu ba şvuru da bir netice do ğurmam ıştır. Başvurucular bunun üzerine Bursa ili Osmangazi ilçesi Ala şar köyünde bulunan 268, 329 ve 1941 parsel numaral ı taşınmazlardan muadil olan birisinin adlar ına tescil edilmesi, bunun mümkün olmamas ı hâlinde tazminat ödenmesi talebiyle Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açm ıştır. Asliye Hukuk Mahkemesi tescil talebinin reddine karar vermi ş ise de ba şvurucular lehine tazminata hükmetmi ştir. Hükmün idarelerce temyizi üzerine Yarg ıtay tazminat istemine münhas ır k ıldığı incelemesi sonucunda, Kadastro mevzuat ındaki hak dü şürücü süreler ile borçlar hukukundaki zamanaşımı sürelerinin doldu ğu gerekçesiyle Asliye Hukuk Mahkemesi karar ını bozmuştur. Asliye Hukuk Mahkemesi Yarg ıtay karar ına uyarak tazminat istemini zamana şımı gerekçesiyle reddetmi ştir. 39. Yarg ıtay karar ında ihtilaf konusu ta şınmaz ın tahsisinin mülki amir taraf ından onaylanmas ıyla mülkiyetin devrinin gerçekle ştiği, iskân kayd ının tapu siciline işlenmemesinin sonuca etkili olmad ığı belirtilmi ş; iskânen tahsisin mülkiyetin tescilden önce kazan ıldığı hâllerden oldu ğu ifade edilmi ştir. Şu hâlde Bursa Valili ğinin 1771 say ılı Kanun hükümleri uyar ınca 5 dönümlük ta şınmaz ı tahsis etmesiyle birlikte ba şvurucular ın dedesinin taşınmaz ın mülkiyetini kazand ığı Yarg ıtay ın kabulündedir. Ayr ıca Dan ıştay ın 18/11/1969 tarihli karar ıyla da taşınmaz ın mülkiyetinin ba şvurucular ın murisince kazan ıldığı hususu teyit edilmiştir. Bu durumda Yunanistan mübadili olan A.n ın alt soylar ı olan başvurucular ın mülklerinin mevcut oldu ğu değerlendirilmi ştir. b. Genel İlkeler 40. Anayasa'n ın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti eylem ve i şlemleri hukuka uygun, insan haklar ına sayg ılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adil bir hukuk düzeni kurup bunu geli ştirerek sürdüren, hukuki güvenli ği sağlayan, Anayasa ya ayk ırı durum ve tutumlardan kaç ınan, hukuk kurallar ıyla kendini ba ğlı sayan ve yarg ı denetimine aç ık olan devlettir (AYM, E.2017/16, K.2019/64, 24/7/2019, 43). 41. Bu noktada hukuk devletinin gereklerinden birini de hukuk güvenli ği ilkesi oluşturmaktad ır. Kişilerin hukuki güvenli ğini sağlamay ı amaçlayan hukuki güvenlik ilkesi; hukuk normlar ının öngörülebilir olmas ını, bireylerin tüm eylem ve i şlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaç ınmas ını gerekli k ılar. Belirlilik ilkesi ise yasal düzenlemelerin hem ki şiler hem de idare yönünden herhangi bir duraksamaya ve ku şkuya yer vermeyecek şekilde aç ık, net, anlaşılır ve uygulanabilir olmas ını, ayr ıca kamu otoritelerinin keyfî uygulamalar ına karşı koruyucu önlem içermesini ifade etmektedir (AYM, E.2013/39, K.2013/65, 22/5/2013; AYM, E.2020/80, K.2021/34, 29/4/2021, 25). 42. Hukuk güvenli ği ve hukukun üstünlü ğünün sağlanabilmesi için ise devletin her türlü işlem ve eyleminin yarg ı denetimine aç ık olmas ı gerekir. Nitekim Anayasa n ın 125. maddesinin birinci f ıkras ının ilk cümlesinde "İdarenin her türlü eylem ve i şlemlerine kar şı yarg ı yolu aç ıktır." denilmek suretiyle bu husus anayasal güvenceye kavu şturulmuştur. Ancak hukuk güvenli ğinin ve hukukun üstünlü ğünün sağlanmas ı için devletin i şlem ve eylemlerine kar şı yarg ı yolunun aç ık tutulmas ı yeterli olmay ıp yarg ı mercileri taraf ından Başvuru Numaras ı: 2019/2236 Karar Tarihi : 21/9/2022 9verilen kararlar ın gecikmeksizin uygulanmas ı da gerekir. Yap ılan yarg ısal denetim neticesinde bir i şlemin hukuka ayk ırı olduğu tespit edilmesine ra ğmen işlemin iptali yönündeki karar ın uygulanmamas ı, devletin i şlem ve eylemlerine kar şı yarg ı yolunun aç ık tutulmas ını anlams ız hâle getirir. Zira hukuk güvenli ği ve hukukun üstünlü ğü sadece hukuka ayk ırılıklar ın tespit edilmesiyle de ğil bunlar ın tüm sonuçlar ıyla ortadan kald ırılmas ıyla sağlanabilir (AYM, E.2012/73, K.2013/107, 3/10/2013). 43. Anayasa'n ın 138. maddesinin dördüncü f ıkras ına göre yasama ve yürütme organlar ı ile idare, mahkeme kararlar ına uymak zorundad ır. Bu hükümde mahkeme kararlar ına uyma ve bu kararlar ı değiştirmeksizin yerine getirme hususunda yasama ve yürütme organlar ı ile idare lehine herhangi bir istisnaya yer verilmemi ştir. Yarg ı kararlar ının ilgili kamu makamlar ınca zaman ında yerine getirilmedi ği bir devlette, bireylerin yarg ı karar ıyla kendilerine sa ğlanan hak ve özgürlükleri tam anlam ıyla kullanabilmeleri mümkün olmaz. Dolay ısıyla devlet, yarg ı kararlar ının zaman ında icra edilmesini sa ğlayarak bireyle r aleyhine olu şabilecek hak kay ıplar ını engellemekle ve bu yolla bireylerin kamu otoritelerine ve hukuk sistemine olan güven ve sayg ılar ını korumakla yükümlüdür. Bu sebeple Anayasa'n ın 2. maddesinde öngörülen hukuk devleti ilkesinin bir gere ği olarak bireylerin kamu otoritesi ve hukuk sistemine olan güven ve sayg ılar ını koruma ad ına vazgeçilemez bir görev ifa eden yarg ı kararlar ının zaman ında icra edilmeyerek sonuçsuz b ırak ılmas ı kabul edilemez (baz ı farkl ılıklarla birlikte bkz. Arman Mazman , B. No: 2013/1752, 26/6/2014, 61). 44. Mülkiyet hakk ının gerçek anlamda korunabilmesi bak ımından Anayasa'n ın 35. maddesi -Anayasa Mahkemesinin çe şitli kararlar ında da ifade edildi ği üzere- mülk sahibine müdahalenin kanun d ışı veya keyfî ya da makul olmayan şekilde uyguland ığına ilişkin savunma ve itirazlar ını sorumlu makamlar önünde etkin bir biçimde ortaya koyabilme olanağının tan ınmas ı güvencesini kapsamaktad ır (Züliye Öztürk , B. No: 2014/1734, 14/9/2017, 36; Bekir Yaz ıcı [GK], B. No: 2013/3044, 17/12/2015, 71). Mülkiyet hakk ı kapsam ında nihai ve icrai nitelikteki bir yarg ı karar ının uygulanmamas ı Anayasa'n ın 35. maddesinde öngörülen hakk ın korunmas ına ilişkin söz konusu güvenceleri de ortadan kald ırmaktad ır (Erol Aksoy (2) [GK], B. No: 2016/11026, 12/12/2019, 71). 45. Anayasa Mahkemesi mülkiyet hakk ına yönelik nihai bir yarg ı karar ının uygulanmamas ının ihlale yol açt ığını daha önce çe şitli kararlar ında kabul etmi ş ve ilgili mahkeme karar ını uygulamakla görevli kamu makamlar ının karar ın uygulanmas ını engellemesinin veya karar ın uygulanmas ı için gerekli özeni göstermemesinin Anayasa'n ın 35. maddesinin ihlali anlam ına geldiğini vurgulam ıştır (Erol Aksoy (2) 75-84; Kenan Y ıldırım ve Turan Y ıldırım, B. No: 2013/711, 3/4/2014, 55-75; Mehmet Hocao ğlu, B. No: 2013/3207, 15/10/2015, 59-74; Necdet Çetinkaya, B. No: 2013/7725, 24/3/2016, 64-73; Ali Kayan, B. No: 2015/9814, 20/3/2019, 69-75; Nebi Seyhan, [GK], B. No: 2018/27882, 27/10/2021, 50-66). c.İlkelerin Olaya Uygulanmas ı 46. Dan ıştay ın 18/11/1969 tarihli karar ıyla, 1771 say ılı Kanun uyar ınca hak kazan ılan taşınmaz ın başvurucular ın murisi ad ına tescili talebinin reddine ili şkin işlem iptal edilmiştir. Söz konusu kararda, ba şvurucular ın murisinin mülkünün varl ığı tespit edilmenin yan ında 5 dönüm tarlan ın aynen veya ba şka bir yerde bu kadar bir arazi verilmesi suretiyle ya da tazminen ba şvurucular ın murisinin iskân hakk ının tamamlanmas ı gerektiği belirtilmi ştir. Başvurucular, bu karar ın icra edilmemesinden şikâyet etmektedir. Başvuru Numaras ı: 2019/2236 Karar Tarihi : 21/9/2022 1047.İdari mahkemelerce iptal karar ı verilmesi, idari i şlemin hukuksal varl ığını sona erdirir. Bununla birlikte idarenin iptal edilen i şlemin etkilerini gidermek için -gerekirse yeni bir işlem tesis etmek de dâhil olmak üzere- her türlü tedbiri alma yükümlülü ğü doğar. İdarenin bu yükümlülü ğünün dayana ğı kuşkusuz Anayasa'n ın emredici nitelikteki 138. maddesinin dördüncü f ıkras ı hükmüdür. Nitekim 2577 say ılı Kanun'un 28. maddesinin (1) numaral ı fıkras ında da işlemi tesis eden idarenin iptal karar ının gereğini gecikmeksizin ve her hâlde karar ın kendisine ula ştığı tarihten itibaren otuz gün içinde yerine getirmesi gerekti ği hükme ba ğlanmaktad ır. Dolay ısıyla kamu otoriteleri aleyhine verilmi ş, ekonomik de ğere ilişkin ve icra edilebilir bir yarg ı karar ının bulundu ğu aç ıktır (benzer yöndeki de ğerlendirme için bkz. Nebi Seyhan, 51; Alaeddin Bayram , B. No: 2019/25857, 31/3/2022, 29). 48.İptal karar ının uygulanmas ının anayasal olarak zorunlu oldu ğu hususunda duraksama bulunmamakla birlikte baz ı hâllerde karar ın ne şekilde uygulanaca ğı aç ık olmayabilir. Bu gibi durumlarda idarenin mahkeme karar ının nas ıl uygulanaca ğını belirleme hususunda belli ölçüde takdir yetkisine sahip oldu ğunun kabulü gerekir. Bununla birlikte idarenin sahip oldu ğu bu takdir yetkisi hiçbir zaman i şlemin uygulanmas ından kaç ınılacak bir yöntemin tercih edilmesini içermemektedir ( Şeyhmus Altu ğrul, B. No: 2017/38317, 13/1/2021, 60). 49.İdari mahkeme karar ının uygulan ıp uygulanmad ığının incelenmesinde davan ın konusunun ve iptal karar ının gerekçesinin tespiti önem ta şımaktad ır (Nebi Seyhan, 54). Somut olayda Dan ıştayda görülen davan ın konusu, 1771 say ılı Kanun uyar ınca hak kazan ılan taşınmaz ın tescili talebinin reddine ili şkin işlemdir. Dan ıştay karar ında başvurucular ın murisinin hakk ının varl ığı tespit edilerek idari i şlem iptal edilmi ştir. Tescil talebinin reddine ilişkin işlemi iptal eden karar, kural olarak tescil talebinde bulunulan ta şınmaz ın talep sahibi adına tescil edilmesi suretiyle icra edilir. Bununla birlikte Dan ıştay ın an ılan karar ında, başvurucular ın murisinin talep etti ği taşınmaz ın aynen verilmesinin mümkün olmamas ı hâlinde ba şka bir yerden e şdeğer bir taşınmaz verilmesi ya da tazminat ödenmesi suretiyle de başvurucular ın murisinin iskân hakk ının gereğinin yerine getirilebilece ği belirtilmi ştir. 50. Mahkeme karar ının aynen ifas ının hukuki ve fiilî imkâns ızlıklar sebebiyle mümkün olmad ığı hâllerde aynen ifan ın yerine ikame edilmek üzere farkl ı alternatiflerin geliştirilmesinin önünde anayasal bir engelin bulunmad ığı belirtilmelidir. Ancak bir iptal karar ını icra etmenin fiilen veya hukuken imkâns ız olduğu olağanüstü ko şullarda dahi idarenin söz konusu yükümlülü ğü ortadan kalkmamaktad ır. Aynen icran ın önünde bu gibi engellerin mevcut oldu ğu durumlarda icra biçiminde de ğişikliğe gidilmesi mümkün olsa da bunun, ilgilinin yeniden yarg ıya başvurmas ına gerek kalmayacak şekilde yap ılmas ına ve alternatif tedbirin ki şiye sağlayacağı tatminin aynen icraya nazaran bariz bir nispetsizli k içinde olmamas ına özen gösterilmelidir. İdare, hukuki veya fiilî imkâns ızlıklar olsa dahi her durumda karar ı uygulamak için elinden gelen tüm gayreti gösterdi ğini ve karar ı uygulama önündeki engellerin a şılamaz oldu ğunu ispatlamak zorundad ır. İdare, bunun ard ından ilgiliye eski hâle getirme ( restitutio in integrum ) ilkesine göre en uygun alternatif çözümü önererek söz konusu karara uyma iradesinde oldu ğunu aç ıkça ortaya koymal ıdır (baz ı farklarla birlikte bkz. Erol Aksoy (2) , 53; Nebi Seyhan, 56; Alaeddin Bayram , 33). 51. Somut olayda idare, talep edilen ta şınmaz ı başvurucular ın murisi ad ına tescil etmediği gibi ba şka bir yerden emsal bir ta şınmaz verilmesi ya da tazminat ödenmesi seçeneğini de değerlendirmemi ştir. Bu durumda Anayasa Mahkemesince incelenecek mesele somut olayda mahkeme karar ının aynen icras ında hukuki veya fiilî imkâns ızlık hâllerinin Başvuru Numaras ı: 2019/2236 Karar Tarihi : 21/9/2022 11bulunup bulunmad ığı, bu hâllerden biri varsa alternatif ifa araçlar ının denenip denenmedi ğidir. 52. Başvurucular devam eden (mahkeme karar ının icra edilmemesinde n kaynaklanan) ihlalin giderimi için Asliye Hukuk Mahkemesinde terditli olarak tescil vey a tazminat talepli olarak dava açm ıştır. Asliye Hukuk Mahkemesi ta şınmaz ın aynen tesliminin fiilî imkâns ızlık sebebiyle mümkün bulunmad ığı kanaatine vararak davan ın bu k ısm ını reddetmiş, tazminat istemini ise kabul ederek ba şvuruculara tazminat ödenmesine hükmetmi ştir. Başvurucular ın dedesine tahsis edilen ta şınmaz ın 1935 tarihinde yap ılan kadastroda herhangi bir parsele uygulanmad ığı gözetildi ğinde Asliye Hukuk Mahkemesinin aynen teslimin imkâns ız olduğu yolunda ula ştığı kanaatten ayr ılmay ı gerektiren bir durum bulunmamaktad ır. Nitekim ba şvurucular da Asliye Hukuk Mahkemesi karar ını temyi z etmemiş, Yarg ıtay taraf ından yap ılan temyiz denetimi tazminat hükmüne münhas ır kılınm ıştır. Dolay ısıyla bu a şamadan sonra yap ılacak inceleme alternatif ifa araçlar ının denenip denenmedi ğinin tespitine yönelik olacakt ır. 53. Dan ıştay karar ında da i şaret edildi ği üzere ta şınmaz ın aynen tesliminin alternatifi ba şvuruculara tazminat ödenmesidir. Nitekim Asliye Hukuk Mahkemesi Dan ıştay karar ındaki tespitin aksinin tart ışmaya aç ık olmad ığına vurgu yaparak bilirki şi marifetiyle tespit etti ği tazminat tutar ının başvuruculara ödenmesine hükmetmi ştir. Gelgelelim Yarg ıtay başvurucular ın tazminat talebinin zamana şımına uğrad ığını kabul ederek tazminat talebi yönünden de davan ın reddedilmesi gerekti ğine karar vermi ştir. Yarg ıtay başvurucular ın dedesine iskânen tahsis edilen 5 dönümlük ta şınmaz ın mülkiyetinin ba şvurucular ın dedesince kazan ıldığını kabul etmi ş fakat müstehiklerin ta şınmaz ın tapu sicilinde tescil edilmesi için hiçbir giri şimde bulunmad ığına vurgu yapm ıştır. Yarg ıtaya göre ta şınmaz ın daval ılar ad ına tescil edilmemi ş olmas ı sebebiyle daval ılar ın sebepsiz zenginle şmesi söz konusu de ğildir. Ayr ıca taşınmaz ın tahsis tarihinden sonra kadastroya ili şkin olarak yürürlü ğe giren dört kanunda da hak dü şürücü süreler yer alm ış ve önceki tapu kay ıtlar ının hepsi an ılan kanunlardaki hak dü şürücü sürelerin dolmas ıyla tasfiye edilmi ştir. Bu kanunlardan sonuncusu olan 3402 say ılı Kanun'da öngörülen hak dü şürücü sürenin geçmesinden sonra Hazine aleyhine dava aç ılmas ı hukuken mümkün bulunmamaktad ır. Yarg ıtay ayr ıca borçlar hukukundaki haks ız fiil, sebepsiz zenginle şme ve genel zamana şımı sürelerinin de geçti ğini belirterek davan ın zamana şımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekti ğini ifade etmi ştir. 54. Öncelikle bireysel ba şvuruya konu uyu şmazl ığın kadastroda yap ılan bir tespite yönelik olmad ığının alt ı çizilmelidir. Ba şvurucular 1771 say ılı Kanun'dan do ğan ve Dan ıştay ın 1969 tarihli karar ıyla da varl ığı tespit edilen hakk ın teslimini talep etmi ştir. Ayr ıca gelinen nokta itibar ıyla tescil talebi uyu şmazl ık konusu olmaktan ç ıkm ış, uyuşmazl ık tazminat istemiyle s ınırlı hâle gelmi ştir. Dolay ısıyla kadastro tespitlerinden kaynakl ı uyuşmazl ıklara özgü hükümler içeren 3402 say ılı Kanun'daki hak dü şürücü sürelerin tatbik edilerek tazminat uyu şmazl ığının çözümlenmesinin öngörülebilir bir yorum olmad ığı değerlendirilmi ştir. 55. Öte yandan ba şvurucular ın tazminat talebinin borçlar hukukundaki haks ız fiil, sebepsiz zenginle şme veya genel borç ili şkisi hükümleri çerçevesinde de ğerlendirilmesi de başvurucular lehine verilen mahkeme karar ının icras ını önlemiştir. Kuşkusuz başvurucular ın talep ettiği tazminat ın dayanağı olan ilişkinin niteli ğini tespit etmek Anayasa Mahkemesinin görevi de ğildir ve uyu şmazl ıkta uygulanacak hukuk kurallar ını yorumlamak derece mahkemelerinin ve Yarg ıtay ın yetkisindedir. Ancak derece mahkemelerinin ve Yarg ıtay ın Başvuru Numaras ı: 2019/2236 Karar Tarihi : 21/9/2022 12yorumlar ının idarenin mahkeme karar ını icra yükümlülü ğünü ortadan kald ırıp kald ırmad ığını denetlemek Anayasa Mahkemesinin görevidir. 56. Somut olayda Dan ıştay karar ı gereğince ödenmesi gereken tazminat ın hukuki dayanağının yeniden tart ışmaya aç ılmas ı ve bunun haks ız fiil, sebepsiz zenginle şme veya genel borç ili şkisi hükümleriyle ili şkilendirilmesi kamu otoritelerinin mahkeme kararlar ını icra etme anayasal ödevinin gözard ı edilmesine sebebiyet vermi ştir. Vurgulanmal ıdır ki idare aleyhine ifa emri içeren mahkeme kararlar ının icra edilmesi kamu otoritelerinin anayasal yükümlülü ğüdür. İdare, mahkeme karar ının gereğini, karar ın lehine verdi ği kişiyi başka bir merciye ba şvurmaya mecbur b ırakmadan ve gecikmeksizin yerine getirme zorunlulu ğu altındad ır. Bu ba ğlamda idarenin Dan ıştay karar ının icras ı için herhangi bir giri şimde bulunmam ış olmas ı Anayasa'n ın 138. maddesiyle ba ğdaşmad ığının alt ı çizilmelidir. 57. Bununla birlikte idarenin karar ı icra etmedi ğini gözeten ba şvurucular ın, idarenin bu anayasal yükümlülü ğünün ifas ını sağlamaya yönelik olarak somut olaydaki davay ı açt ıklar ının hat ırdan ç ıkar ılmamas ı gerekir. Dolay ısıyla bu davada, ta şınmaz ın aynen tesliminin alternatifi bir icra arac ı olarak tespit edilen tazminat ın hukuki dayana ğının tart ışılmas ı kesin hüküm hâlini alm ış Dan ıştay karar ının sorgulanmas ı sonucunu do ğurur. Söz konusu Dan ıştay karar ının icra edilememesi sebebiyle aç ıldığı anlaşılan tazminat davas ında mahkemeye dü şen görev; idarenin ifa yükümlülü ğünü yerine getirip getirmedi ğini incelemek, yerine getirmemi şse ifa yükümlülü ğünü ortadan kald ıran bir hâlin mevcut olup olmad ığını irdelemek, böyle bir hâl yoksa tazminat miktar ını hesaplayarak buna hükmetmekten ibarettir. 58. Yarg ıtay karar ı incelendi ğinde idarenin Dan ıştay karar ını icra yükümlülü ğünü ortadan kald ıran bir olgunun varl ığından söz edilmedi ği görülmektedir. Yarg ıtay karar ında esas itibar ıyla Dan ıştay ın bu meseleyi karara ba ğlama yetkisinin bulunmad ığından bahsedilerek Dan ıştay karar ıyla çözüme kavu şturulan meselenin yeniden tart ışmaya aç ıldığı görülmektedir. Yukar ıda belirtildi ği üzere bireysel ba şvuruya konu yarg ılamada yarg ı merciinin görevi Dan ıştay karar ının doğruluğunu tart ışmak değil bu karar ın icras ı yükümlülü ğünü ortadan kald ıran bir hâlin mevcut olup olmad ığını incelemektir. Bu itibarla yarg ı mercilerinin ba şvurucular ın tazminat hakk ının doğup doğmad ığını yeniden tart ışmaya açmas ı Anayasa'n ın 138. maddesiyle uyumlu bulunmam ıştır. 59. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Yarg ıtay karar ında bahsedilmese de Bakanl ık görüşünde mahkeme ilamlar ının on y ıllık zamana şımına tabi oldu ğu belirtilmi ştir. Bu durumda Bakanl ık görüşünde sözü edilen 6098 say ılı Kanun'un 156. maddesinin ikinci fıkras ındaki on y ıllık zamana şımı süresinin Dan ıştay karar ının icras ı zorunlulu ğunu ortadan kald ırıp kald ırmad ığının da incelenmesi gerekir. 60. 6098 say ılı Kanun'un 156. maddesinin ikinci f ıkras ı özel hukuktan do ğan borç ilişkilerini düzenlemekte olup sözü edilen Kanun'da geçen zamana şımı kavram ının yine anılan Kanun'un kapsam ına giren özel borç ili şkilerine ili şkin olduğuna dikkat çekilmelidir. Özel borç ili şkilerinde zamana şımı süresinin geçmi ş bulunmas ı, alacağı kendiliğinden sona erdirmemekte, sadece borçluya bir defi hakk ı vermektedir. Borçlunun zamana şımı defini öne sürmesi durumunda borç sona ermeyip eksik borç hâline dönü şmektedir. Zamana şımı definin ileri sürülmesi, zamana şımına uğram ış borcun borçlusuna, borcu ifadan kaç ınma hakk ı tan ımaktad ır. Borçlunun zamana şımı defini ileri sürmesi durumunda hâkim davay ı reddetmek zorunda kalmakta, alacak varl ığını sürdürse de takip edilebilir olmaktan ç ıkmaktad ır (AYM, E. 2014/85, K. 2014/103, 6/4/2014). Başvuru Numaras ı: 2019/2236 Karar Tarihi : 21/9/2022 1361. Özel borç ili şkisinin taraflar ı resen icra yetkisi bulunmayan ve cebir kullanarak hakk ını elde etmesi yasaklanan e şit düzeydeki ki şilerden olu şmaktad ır. Hukuk devletinde bir özel hukuk borcunun r ızaen ödenmemesi hâlinde alacakl ının alacağını zorla tahsil etmesi yasaklanm ış, bunun yerine devletin olu şturduğu cebri icra mekanizmas ına başvurmas ı zorunlulu ğu getirilmi ştir. Devletin cebri icra mekanizmas ı kapsam ında kanunlar çerçevesinde tan ınan yetkilerini kullanarak alacakl ının alacağını borçludan tahsil etmesi öngörülmü ştür. Bununla birlikte borcun ödenmesi yükümlülü ğünün doğmas ının üzerinden belli bir zaman geçtikten sonra art ık bunun tahsili için devletin cebri icra mekanizmas ının harekete geçirilmesindeki kamu yarar ı önemini yitirmektedir. Bu nedenle kanunlarla belirlenen zamanaşımı süresinin dolmas ından sonra borçlunun zamana şımı defini ileri sürmesi hâlinde -borç ortadan kalkmasa bile- devletin cebri icra mekanizmas ının art ık harekete geçirilmemesi gerektiği kabul edilmektedir. 62. Özel ki şiler aras ındaki borçlar yönünden alaca ğın belli bir süreden sonra takip edilebilir olmaktan ç ıkmas ı anayasal yönden hakl ı temellere dayansa da ayn ı durumun kam u otoritelerinin anayasal yükümlülüklerinin ihlalinden do ğan borçlar ı yönünden kabulü mümkün de ğildir. Kamu otoritelerinin borçlar ını ifa etmesi, bu ba ğlamda yarg ı karar ıyla devlet aleyhine hükmedilen tazminat ı ödemesi devlet olma olgusundan kaynaklanan bir yükümlülüktür. Kamu otoriteleri egemen güç olan devlet in organlar ı mahiyetindedir. Vatandaşlar ı ve sahip oldu ğu toprak parças ı üzerinde ya şayan diğer kişiler üzerinde egemenlik yetkisine sahip olan devlet in borçlar ını ödememesi dü şünülemez. Devletten alacağı olan kişinin kendi imkânlar ıyla bu alaca ğını tahsil etmesi mümkün olmad ığı gibi özel kişiler aras ındaki borç ili şkilerinden farkl ı olarak alaca ğının tahsili için borçlu (devlet) dışında başvurabilece ği bir merci de bulunmamaktad ır. Diğer bir ifadeyle borçlunun siyasi birliğin kurucusu niteli ğindeki devlet olduğu hâllerde alacakl ı alacağının tahsili konusunda bir ölçüde çaresiz bir pozisyondad ır. Borçlunun bu çaresizli ğinin fark ında olan devletin, iradesinin ürünü olan kanuni düzenlemelere uymas ı ve borcunu, alacakl ıyı herhangi bir merciye ba şvurmak zorunda b ırakmadan ödemesi gerekir. Devletin anayasal ve kanuni yükümlülüklerine uymamas ından lehine haklar ç ıkarmas ı sayg ınlığına gölge dü şürür. 63.Şu hâlde 6098 say ılı Kanun'un 156. maddesinin ikinci f ıkras ının Dan ıştay karar ının icras ı yükümlülü ğünü ortadan kald ırdığı kabul edilmez. Mahkeme karar ıyla tespit edilen tazminat ödeme yükümlülü ğünün yerine getirilmemesi Anayasa'n ın 138. maddesinin yan ında 35. maddesini a ğır biçimde ihlal etmektedir. İdarenin anayasal yükümlülükleri a ğır bir biçimde ihlal eden tazminat ın ödenmesinin geciktirilmesi fiilinden lehine haklar ç ıkarmas ı hukuk devleti ilkesiyle ba ğdaştırılamam ıştır. Belirtilmelidir ki idarenin mahkeme karar ını icra etme yükümlülü ğü belli bir sürenin geçmesiyle ortadan kalkmaz. Özel ki şiler aras ındaki borç ilişkilerinden do ğan ve ilama ba ğlanm ış borçlar ın takip hakk ının belli bir süreyle sınırlanmas ı yukar ıda aç ıklanan gerekçelerle makul görülse de üstün kamu gücü yetkileriyle donat ılan kamu otoritelerinin mahkeme ilam ına bağlanm ış borçlar ını zamana şımı gerekçesiyle ödemeyi reddetmesi kabul edilebilir de ğildir. 64. Sonuç olarak ba şvurucular ın 1771 say ılı Kanun'dan do ğan ve varl ığı Dan ıştay karar ıyla tespit edilen 5 dönümlük ta şınmaz ın tapusunu edinme hakk ının aynen teslimin sağlanamamas ının alternatifi olarak tazminata hükmedilmesi isteminin zamana şımı gerekçesiyle reddedilmesi Anayasa'n ın 35. maddesiyle ba ğdaşmamaktad ır. 65. Aç ıklanan gerekçelerle Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine karar verilmesi gerekir. Başvuru Numaras ı: 2019/2236 Karar Tarihi : 21/9/2022 14C. Giderim Yönünden 66. Başvurucular, ihlalin tespit edilmesini ve ta şınmaz ın rayiç de ğerince tazminat a hükmedilmesini talep etmi ştir. 67. Tespit edilen ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına ilişkin usul ve esaslar 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinde yer almaktad ır. 68. Anayasa Mahkemesinin Mehmet Do ğan ([GK], B. No: 2014/8875, 7/6/2018) karar ında ihlal sonucuna var ıldığında ihlalin nas ıl ortadan kald ırılacağı hususunda genel ilkeler belirlenmi ştir. Anayasa Mahkemesi di ğer bir karar ında ise bu ilkelerle birlikte ihlal karar ının yerine getirilmemesinin sonuçlar ına da değinmiş ve bu durumun ihlalin devam ı anlam ına gelece ği gibi ilgili hakk ın ikinci kez ihlal edilmesiyle sonuçlanaca ğına işaret etmiştir (Aligül Alkaya ve di ğerleri (2) , B. No: 2016/12506, 7/11/2019). 69. Bireysel ba şvuru kapsam ında bir temel hakk ın ihlal edildi ğine karar verildi ği takdirde ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırıldığından söz edilebilmesi için temel kural, mümkün oldu ğunca eski hâle getirmenin yani ihlalden önceki duruma dönülmesinin sağlanmas ıdır. Bunun için ise öncelikle ihlalin kayna ğı belirlenerek devam eden ihlali n durdurulmas ı, ihlale neden olan karar veya i şlemin ve bunlar ın yol açt ığı sonuçlar ın ortadan kald ırılmas ı, varsa ihlalin sebep oldu ğu maddi ve manevi zararlar ın giderilmesi, ayr ıca bu bağlamda uygun görülen di ğer tedbirlerin al ınmas ı gerekmektedir ( Mehmet Do ğan, 55, 57). 70.İncelenen ba şvuruda, aynen ifaya alternatif olarak ba şvuruculara tazminat ödenmemesi nedeniyle mülkiyet hakk ının ihlal edildi ği sonucuna ula şılm ıştır. Dolay ısıyla ihlal idarenin eylemsizli ğinden kaynaklanm ıştır. Bununla birlikte mahkemeler de ihlali giderememi ştir. 71. Bu durumda mülkiyet hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmas ında hukuki yarar bulunmaktad ır. Yap ılacak yeniden yarg ılama ise bireysel ba şvuruya özgü düzenleme içeren 6216 say ılı Kanun'un 50. maddesinin (2) numaral ı f ıkras ına göre ihlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ına yöneliktir. Bu kapsamda yap ılmas ı gereken i ş, yeniden yarg ılama karar ı verilerek Anayasa Mahkemesini ihlal sonucuna ula ştıran nedenleri gideren, ihlal karar ında belirtilen ilkelere uygun yeni bir karar verilmesinden ibarettir. Bu sebeple karar ın bir örne ğinin yeniden yarg ılama yap ılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmektedir. 72.İhlalin ve sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılamaya hükmedilmesinin yeterli bir giderim sa ğlayacağı anlaşıldığından başvurucular ın maddi tazminat talebi reddedilmi ştir. 73. Dosyadaki belgelerden tespit edilen 364,60 TL harç ve 9.900 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 10.264,60 TL yarg ılama giderinin ba şvuruculara mü ştereken ödenmesine karar verilmesi gerekir. VI. HÜKÜM Aç ıklanan gerekçelerle; Başvuru Numaras ı: 2019/2236 Karar Tarihi : 21/9/2022 15A. Mülkiyet hakk ının ihlal edildi ğine ilişkin iddian ın KABUL EDELEB İLİR OLDUĞUNA, B. Anayasa'n ın 35. maddesinde güvence alt ına al ınan mülkiyet hakk ının İHLAL EDİLDİĞİNE, C. Karar ın bir örne ğinin mülkiyet hakk ının ihlalinin sonuçlar ının ortadan kald ırılmas ı için yeniden yarg ılama yap ılmak üzere Bursa 5. Asliye Hukuk Mahkemesine (E.2017/80, K.2017/161) GÖNDER İLMESİNE, D. Başvurucular ın tazminat talebinin REDD İNE, E. 364,60 TL harç ve 9.900 TL vekâlet ücretinden olu şan toplam 10.264,60 TL yarg ılama giderinin ba şvuruculara MÜ ŞTEREKEN ÖDENMES İNE, F. Ödemenin karar ın tebliğini takiben ba şvurucular ın Hazine ve Maliye Bakanl ığına başvuru tarihinden itibaren dört ay içinde yap ılmas ına, ödemede gecikme olmas ı hâlinde bu sürenin sona erdi ği tarihten ödeme tarihine kadar geçen süre için yasal FA İZ UYGULANMASINA, G. Karar ın bir örne ğinin Adalet Bakanl ığına GÖNDER İLMESİNE 21/9/2022 tarihinde OYB İRLİĞİYLE karar verildi.