4. Hukuk Dairesi 2022/261 E. , 2024/10241 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1212 E., 2021/1679 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/160 E., 2020/351 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından …
**4. Hukuk Dairesi 2022/261 E. , 2024/10241 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1212 E., 2021/1679 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/160 E., 2020/351 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan ...'ın Derince Vergi Dairesinin mükellefi olduğunu, adı geçen davalının 19.06.2015 tarihi itibariyle vadesi geçmiş toplam 4.753.443,16 TL muhtelif vergi borcu bulunduğunu, mükellef hakkında yapılan malvarlığı araştırmasında bir kısım gayrimenkulleri 31.01.2013-01.02.2013 tarihlerinde veraset yoluyla hisseli olarak edindiğini, bilahare 01.02.2013 tarihinde kardeşi ...'a Niğde ili, Altunhisar ilçesi, ... köyü, 56, 258, 263, 939, 943, 2059, 2089 parsel sayılı taşınmazlarını, kardeşi ...'e de Niğde ili, Altunhisar ilçesi, ... köyü 3225 parsel, Niğde ili, Merkez ilçesi, Aşağıkayabaşı M. 676 ada 41 parsel sayılı taşınmazlarını sattığını, 6183 S.K.'nun 30. maddesine göre bu satış işlemlerinin hükümsüz olduğunu, borçlunun diğer mal varlıklarının müvekkiline olan borçlarını karşılamaya yetmediğini, davalı borçlunun amme alacaklarının tahsilini imkansız ... getirmek için işbu işlemleri yaptığını, gayrimenkulleri satın alan diğer davalıların ise davalı ...'ın dairelerine vergi borcu olduğunu bilebilecek durumda olduklarını, bu nedenlerle işbu davayı açmak zorunda kaldıklarını belirterek, davanın kabulü ile söz konusu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; asıl vergi borçlusu ...'ın kağıt ve hurda toplayıcısı/satıcısı olduğunu, müvekkilinin vergi borçlarından diğer müvekkillerinin bilgi sahibi olmasının mümkün olmadığını, kaldı ki davacı kuruma olan borcun bu kadar yüksek miktarlara ulaşırken davacı kurumun ses çıkarmayıp müvekkilinin bakımı için çocuklarının ihtiyacı olması sebebiyle dava konusu gayrimenkulleri satması sonrası işbu davanın açılmasının kabul edilemez olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı borçlu ... ile temlik alıcısı davalı kardeşleri arasında üçüncü dereceyi geçmeyen kan bağı akrabalığı mevcut olduğu gibi, yapılan talimat yoluyla temin edilen rapor karşısında davaya konu taşınmazların temlik anındaki gerçek değerleri ile temlikte gösterilen bedeller arasında fahiş fark bulunduğu, bu suretle davacı idarenin icra takibinin semeresiz kaldığı, alınan bilirkişi raporunda 01.02.2013 tasarruf tarihi itbariyle vergi aslı 856.291,53 TL, gecikme zammı 259.379,20 TL olmak üzere toplam 1.115.670,73 TL borç bulunduğuna dair tespitler doğrultusunda davanın kabulüne, davaya konu Niğde ili, Altunhisar ilçesi, ... köyü 56, 258, 263, 939, 943, 2059, 2089 ve 3225 parsel sayılı taşınmazlar ile Niğde ili, Merkez ilçesi, Aşağıkayabaşı Mahallesi, 676 ada, 41 parsel sayılı taşınmazların davalılar adına olan kısmı üzerinden davaya konu 1.115.670,73 TL vergi borcu alacağıyla sınırlı olmak üzere tahsili için davacıya cebri icra yoluyla tahsil yetkisi verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; tasarrufa konu taşınmazların satışının vergi takibinden kurtulmak için değil ihtiyaçtan doğduğunu, vergi borçlusunun öncelikle işlerini yürütmek için bankalardan 2011 yılından itibaren değişik zamanlarda kredi çektiğini, bu kredileri ödemek ve kızı...'ın tahsillerinde kullanmak üzere taşınmazları satmak zorunda kaldığını, davalı ...'in kızına 04.02.2013 tarihinde 27.000,00 TL EFT gönderdiğini, borçlu Memduh'un işyerini 2011'de kapattığını, borç miktarının artmasında alacaklının ihmali olduğunu, delillerin tamamının toplanmadığını, taşınmazların değerinin kıymet bakımından yanlış olduğunu, para ve borcun zamanaşımına uğradığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taşınmazların rayiç değeri ile (davalı borçlunun payı) tapudaki satış bedeli arasında bedel farkının gerçekleşmiş olmasına, davalı borçlunun taşınmazları birinci derecede kan bağı bulunan kardeşleri olan davalılara devretmiş olmaları nedeniyle davalıların mal kaçırma kastını bilebilecek kişilerden olmalarına göre, davalılar vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 6183 sayılı Yasa’nın 24 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 24 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.6183 sayılı AATUHK'nın 25 inci maddesinde, iptal hükmünün borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimselerle bunların mirasçılarına veya kötüniyet sahibi diğer kişilere karşı istenebileceği; aynı Yasanın 30 uncu maddesinde borçlunun malı bulunmadığı veya borca yetmediği takdirde amme alacağının bir kısmının veya tamamının tahsiline imkan bırakmamak maksadıyla borçlu tarafından yapılan bir taraflı muamelelerle borçlunun maksadını bilen veya bilmesi lazım gelen kimselerle yapılan bütün muamelelerin tarihleri ne olursa olsun hükümsüz olduğu; 31 inci maddede de 27, 28, 29 ve 30 uncu maddelerde sözü edilen tasarruf ve muamelelerden faydalananların, elde ettiklerini elden çıkarmışlarsa takdir edilecek bedelini bu kanun hükümleri dairesinde vermeye mecbur oldukları hüküm altına alınmıştır. Somut olayda, dava konusu Niğde ili, Altunhisar ilçesi, ... köyü 3225 parselin 1/5 hissesi davalı borçlu ...tarafından 01.02.2013 tarihinde davalı 3.kişi ...'e devredilmiş, onun tarafından da 18.04.2013 tarihinde dava dışı 4.kişi ...'a devredilmiş olup sözü edilen parselin dava dışı 4.kişi ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, Mahkemece bu taşınmaz yönünden davacıya, 4. kişi konumundaki ...'ın kötü niyetli olduğunun ileri sürülmesi halinde adı geçenin davaya dahil edilip edilmeyeceği hususunda seçimlik hakkının hatırlatılması, davaya dahil ettiği takdirde 4.kişiye tebligat yapılarak ve davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, aksi halde üçüncü kişi ... yönünden davanın bu taşınmaz hissesi yönünden tazminata dönüştüğü kabul edilerek iptal koşullarının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3. Bu tür davalarda dava kabul edildiği takdirde tasarruf tarihine kadar olan vergi borcu ferileriyle hesaplanarak bu miktar üzerinden tasarrufun iptaline karar verilmesi gerekir. Somut olayda, Vergi Dairesinden gelen 17.09.2020 tarihli yazı ve ekleri incelendiğinde davalı borçlunun 01.02.2013 tarihi itibariyle vergi aslı 856.291,53 TL, gecikme zammı 259.379,20 TL olmak üzere, davalının davacı ... daiesine tasarruf tarihi itibariyle toplam 1.115.670,73 TL borcu olduğu görülmekte ise de, dosya kapsamında davalı borçlu Memduh Yılmaz'a tebliğ edilen ödeme emirlerinin bir kısmının iptaline ilişkin vergi mahkemesi kararlarının bulunduğu görülmektedir. Bu durumda uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak,ödeme emirlerinin bir kısmının iptaline ilişkin bu vergi mahkemesi kararlarının da dikkate alınması ile davalı borçlunun tasarruf tarihine kadar olan ve kesinleşen vergi borçlarının ferileriyle birlikte belirlenerek bu miktar üzerinden davacının alacak ve ferileriyle sınırlı olarak dava konusu taşınmazın satışına ilişkin tasarrufun iptali ile davacı alacaklıya bu miktar üzerinden taşınmaz üzerinde haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi de doğru değildir. 4. Dava konusu taşınmazların yalnızca belli miktardaki hisseleri davalı borçluya ait olup, tasarrufların da bu hisseler üzerinden yapıldığı görülmekte olup, mahkemece yalnızca bu hisseler üzerinden davanın kabulü gerekirken infazda tereddüt uyandıracak şekilde parsellerin tamamı üzerinden davanın kabulü de isabetli değildir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.