5. Hukuk Dairesi 2025/10748 E. , 2026/5513 K. "" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4251 Esas, 2025/2269 Karar DAVA TARİHİ : 03.10.2021 KARAR : Yeniden esas hakkında verilen hüküm İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/634 Esas, 2024/328 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahk…
5. Hukuk Dairesi 2025/10748 E. , 2026/5513 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4251 Esas, 2025/2269 Karar DAVA TARİHİ : 03.10.2021 KARAR : Yeniden esas hakkında verilen hüküm İLK DERECE MAHKEMESİ : Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/634 Esas, 2024/328 Karar Taraflar arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsili istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın davalı ... yönünden usulden reddine, davalı ... Başkanlığı yönünden kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı ... Başkanlığı vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... Başkanlığı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmek suretiyle yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... Başkanlığı vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ankara ili, ..., Mahallesi 1141 parsel sayılı taşınmazda hissesi oranında malik olduğunu, taşınmaza davalı idare tarafından fiilen el atıldığını, taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırma işlemleri yapılmadan Hazine adına tescil edilmiş olduğunu, buna rağmen herhangi bir bedel ödenmediğini ve müvekkilinin mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek kamulaştırmasız el atma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikli davanın görev, husumet ,zamanaşımı ve dava ön şartı yokluğu nedeniyle reddine, Mahkemenin esasa girmesi durumunda ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkilleri idare yönünden husmetten reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın ... yönünden usulden reddine, ... Başkanlığı yönünden kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... Başkanlığı vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacılar vekili vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı mirasçılarının davacı sıfatıyla gerekçeli karara eklenmesi gerektiğini, gerekçeli kararın gerekçe bölümünde farklı bir dava hakkında değerlendirme bulunduğunu ve bu bölümün düzeltilmesi gerektiğini, davalı vekilinin itirazlarının yerinde olmadığını ileri sürmüştür. 2. Davalı ... Başkanlığı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın vasfının hatalı değerlendirildiğini, dava konusu taşınmazın 1980 yılındaki bedelinin güncellenmesi gerekirken yapılan işlemin hatalı olduğunu ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihi itibarıyla yürürlükteki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanun'nun Ek Madde 3'üne göre arsa niteliğindeki dava konusu taşınmaza emsal mukayesesi yapılarak tescil tarihi olan Şubat 1980 itibarıyla değer biçilmesi doğru olduğu gibi bu bedelin Yurt İçi Tüketici Fiyat Endeksi oranlarına göre güncelleme yapılarak belirlenmesinde de yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülemediği, ancak her ne kadar hükme esas alınan raporda dava konusu taşınmazların bedelleri Anayasa Mahkemesi son iptal kararları da dikkate alınarak karar tarihine yakın olarak Nisan 2024 itibarıyla güncelleme yapılarak bedel hesaplandığı, Mahkemece gerekçeli kararda ise Mayıs 2024 itibarıyla güncelleme yapılarak hesaplanan değer üzerinden ve taleple bağlı olarak hükmedilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin 04.05.2023 tarihli ve 2019/93 Esas, 2023/87 Karar sayılı kararında“ …Anayasa’nın 46. maddesinde öngörülen gerçek karşılığın ödenmesine yönelik güvence taşınmazın tespit edilen bedelinin herhangi bir değer kaybına uğratılmadan eski malike ödenmesini de gerektirmektedir. Bu nedenle taşınmazın bedelinin eski malike ödenme tarihine kadar değerini kaybetmesini engelleyecek güvencelerin öngörülmesi gerekir. 182. Taşınmazın 2942 sayılı Kanun’un ek 3. maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinin dava konusu bölümüne göre tespit edilen bedeli ikinci cümlesinde yer alan dava konusu ibare uyarınca dava tarihine kadar güncelleneceğinden davanın karara bağlanmasına kadar geçecek sürede meydana gelebilecek değer kaybı taşınmazın gerçek karşılığının ödenmemesine neden olabilecektir. Bu itibarla anılan fıkranın ikinci cümlesinde yer alan dava konusu “…dava tarihi itibarıyla…” ibaresi gerçek karşılığın ödenmesine yönelik güvenceyi işlevsiz hâle getirdiğinden Anayasa’nın 46. maddesindeki güvenceyle bağdaşmamaktadır. 183. Açıklanan nedenlerle 2942 sayılı Kanun’un ek 3. maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan “…dava tarihi itibarıyla…” ibaresi Anayasa’nın 35. ve 46. maddelerine aykırıdır.” gerekçesi ile “dava tarihi itibarıyla” ibaresinin iptaline karar verildiği, Anayasa’nın 153. maddesi “Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. … İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.” hükmünü içermekte olup, Anayasa Mahkemesi’nce bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği gibi Anayasa'ya aykırılığı hükmen saptanmış olan bir yasa kuralının uygulanmasının hukuken korunması gibi bir sonuca da neden olacağı açık olup, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararında Anayasa'nın 153 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince iptal hükmünün belirli bir süre erteleneceği yönünde de bir hüküm bulunmadığı gibi Anayasa'nın 153 üncü maddesinde “iptal kararları geriye yürümez.” hükmü iptal kararlarının kesinleşen işlemlere etki etmeyeceği anlamında olup, elde bulunan uyuşmazlığın sürdüğü davalarda “geriye yürümeme” kuralı uygulanamadığı, bu durumda, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1 inci maddesi gereğince Anayasa Mahkemesinin iptal karının gereğinin yerine getirilmesi açısından yapılması gereken, bu hususta herhangi bir yasal düzenleme yapılmadığı da gözetilerek, Anayasa Mahkemesi kararındaki gerekçe doğrultusunda tescil tarihine göre biçilen değerin İlk Derece Mahkemesi karar tarihi olan Mayıs 2024’e güncellenmesi gerektiği hususu Dairelerince kabul edildiğinden, resen hükmen tescil tarihi itibarıyla raporda belirlenen 0,0015 TL/m² değerin Mayıs 2024’e güncellenmesi sonucunda metrekare değerinin 1.472,55 TL/m² olduğu (1980 Şubat endeks oranı: 0,0035, Mayıs 2024 endeks oranı :3435,96 ) buna göre davacıların paylarına düşen bedelin 8.734.710,11 TL olduğu anlaşıldığından 08.03.2022 tarihli ıslah dilekçesi de dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği hâlde, Mahkemece ilk ıslah dilekçesi dikkate alınmadan sonradan sunulan artırım dilekçesinin dikkate alınması nedeniyle davanın taleple bağlı kabulüne karar verilmesi doğru bulunmadığı gibi davacı ... dava sırasında vefat ettiği ve mirasçıları davacı sıfatıyla davaya devam ettiğinden isimlerinin davacı olarak gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi gerektiğinin düşünülmemesinin doğru bulunmadığı gerekçeleri ile taraf vekillerinin istinaf itirazlarının açıklanan yönlerden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın davalı ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı ... Başkanlığı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ve davalı ... Başkanlığı vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili vekili temyiz dilekçesinde özetle; tazminat bedeline kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir 2. Davalı ... Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini ileri sürmüş, ayrıca davalı idareleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı tapu malikleri ile davalı idareler arasındaki kamulaştırmasız el atılan taşınmazın değerinin biçilmesi ve bedelinin sorumlu idareden tahsili istemine ilişkindir. 2. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve istinafta ileri sürülmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği kuralına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar ve davalı ... Başkanlığı vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası ONANMASINA, Davacılardan ve davalı ... Başkanlığından peşin alınan temyiz harçlarının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,01.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.