T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2024/1138 Esas KARAR NO : 2026/32 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/04/2024 NUMARASI : 2020/586 Esas, 2024/216 Karar KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görü…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO : 2024/1138 Esas KARAR NO : 2026/32 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 02/04/2024 NUMARASI : 2020/586 Esas, 2024/216 Karar KARAR TARİHİ: 15/01/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasında, takip dayanağının 30/09/2020 vade tarihli 25.000-TL bedelli ... nolu çek olduğunu, çeki düzenleyen keşideci müvekkili davacının ...de inşaat malzemesi faaliyeti gösterdiğini, çekin düzenlendiği zamanki lehtarı olan diğer borçlu ...A.Ş' de... marka boyalarının ... Bölge dağıtıcı olduğunu, müvekkili ile ...A.Ş arasında o dönemde ticari ilişki söz konusu olduğunu, taraflar arasındaki ticari ilişki ve ticari hayattaki fiyat hareketlerinden etkilenmemek için ...A.Ş' den sipariş edilen mallara karşılık müvekkili tarafından bağlantı çekleri verildiğini, müvekkili tarafından ...A.Ş' ye rutin bir şekilde toplu mal siparişi verildiğinde karşılığında 31/07/2020 vade tarihli 25.000-TL bedelli ... nolu, 31/08/2020 vade tarihli 25.000-TL ... nolu, 30/09/2020 vade tarihli 25.000-TL bedelli ... nolu, 31/10/2020 vade tarihli 25.000-TL bedelli ... nolu, 30/11/2020 vade tarihli 25.000-TL bedelli ... nolu, 31/12/2020 vade tarihli 25.000-TL bedelli ... nolu çeklerin ...A.Ş'ne teslim edildiğini, icra takibine dayanak çekin bu çeklerden birisi olduğunu, toplam 150.000-TL değerinde çek teslim edildiğini, ancak ...A.Ş tarafından sadece 50.000-TL'sini karşılayan mal teslimi yapıldığını, geriye kalan 100.000-TL' sinin karşılığı mal teslimi yapılmadığını, davacıya söz konusu malların gönderilmediğini, müvekkilinin bu sebeple piyasadaki müşterilerine karşı mağdur olduğunu, çekler nedeni ile Dikili 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/272 Esas sayılı davasının derdest olduğunu, mahkemece 228040 - 228041 - 228042 - 228043 nolu çekler için ödeme yasağı kararı verildiğini ileri sürerek mahkeme kararına ek olarak tedbiren de dava sonuna kadar İstanbul 28. İcra Müdürlüğü'nün ... takip sayılı takibinin davacı yönünden teminatsız aksi halde teminatlı şekilde durdurulmasını, davanın kabulünü, takibin davacı yönünden iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Takip konusu borcun ihtirazı kayıt ileri sürülmeden icra dosyasına ödendiğini, davacının dava dilekçesindeki ikrarlarının açılan davanın haksızlığını ve faktoring işleminin yapıldığı tarih itibari ile temlik alınan çekin bedelsiz sayılmasının mümkün olmadığını açıkça ortaya koyduğunu, müvekkilinin faktoring işlemini yaptığı ve çeki teslim aldığı tarihin 15/01/2020 tarihi olduğunu, dolayısı ile davacı ikrarından ve iddialarından hareket edildiğinde davacının dava dışı ...A.Ş'den 50.000-TL'lik mal teslim aldığı ve 50.000-TL'lik çek miktarı açısından ...A.Ş'ye borçlu olduğu, müvekkilinin temlik aldığı çekin miktarının 25.000-TL olduğunu ve davacının borçlu olduğu miktarı karşıladığını, faktoring işleminin yapıldığı tarih 15/01/2020 tarihi itibari ile temlik alan çekin bedelsiz sayılmasının mümkün olmadığını, müvekkilinin yaptığı faktoring işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, benzer iddialarla müvekkiline karşı açılan davada Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/1043 esas sayılı dosyadan davanın reddi kararı verildiğini, davacı basiretli bir tacir olarak avans çeki keşide ediyor ise çeki usulüne uygun keşide etmesi gerektiğini, çekin ciro ve devir kabiliyetinin bulunduğunu bildiği halde kesin borç doğuracak kayıtsız şartsız çek keşide eden ve bu çeklerin piyasada kullanılacağını bilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstanbul 16.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 02/04/2024 tarih ve 2020/586 Esas, 2024/216 Karar sayılı kararıyla;"... Her ne kadar dava dilekçesinde, menfi tespit istemi ile birlikte takibin iptali talebinde bulunulmuş ise de icra takibinin iptaline yalnızca icra mahkemelerince karar verilebileceğinden, bu talep yönünden ayrıca bir inceleme yapılmaksızın davaya menfi tespit davası olarak devam edilmiştir. Yargılama kapsamında toplanan tüm delillerin değerlendirilmesi sonucunda; Davacının, davaya konu senedi dava dışı lehtara bağlantı çeki olarak verdiğini ve dava dışı lehtardan mal alamadığını iddia ederek davalıya borçlu olunmadığının tespiti istemi ile eldeki davayı ikame ettiği, davalının ise senedi mevzuata uygun olarak ve iyiniyetle iktisap ettiklerini, avans çeklerinin usulüne uygun düzenlenmesi gerektiğini savunduğu, Dikili 1.ASHM'nin 2022/64 esas, 2022/113 karar sayılı dosyasında dosyamız davacısının lehtara açtığı davada, davacının söz konusu çekleri avans olarak verdiği, davalı lehtarın bu çekler karşılığında mal teslimini ispat edemediği hususları belirtilerek 228040 nolu senet yönünden davacının lehtara borçlu olmadığının tespitine karar verildiği ve kararın 08.09.2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. 6361 Sayılı Kanunu'nun 9. maddesinin 2. fıkrasındaki "Faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez" düzenlemesi karşısında yerleşmiş Yargıtay uygulamaları uyarınca, faktoring sözleşmeleri alacağın devri hükmünde olup, Borçlar Kanunu'nda sayılmış sözleşmeler arasında yer almayan ve birden fazla sözleşme unsurunu kapsamına alan karma sözleşmelerdendir. Bu niteliği itibariyle faktoring sözleşmelerinde üçlü ilişki mevcut olup, işlemlerin taraflarını alacağı temlik alan faktoring şirketi, temlik eden önceki alacaklı (faktoring şirketinin müşterisi) ve önceki alacaklıyla arasında temel hukuki ilişki bulunan borçlu oluşturmaktadır. Faktoring sözleşmesinin alacağın devri hükmünü ihtiva etme niteliği gereği TBK md. 188/1 maddesi uyarınca kural olarak borçlu, önceki alacaklısına karşı ileri sürebileceği şahsi defileri temlik alan durumundaki faktoring şirketine karşı da ileri sürebilir. 6361 Sayılı Kanunu'nun 9. maddesinin 3. fıkrasında"Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoring şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." hükmü yer almaktadır. Türk Ticaret Kanunu'nun "Defiler" başlıklı 687/1. maddesindeki "Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." şeklindeki düzenleme 6361 sayılı Kanunun 9/3. maddesi ile paralel bir hüküm taşımaktadır. 6361 Sayılı yasanın 9/3 maddesi hükmü faktoring işleminin tarafları olan borçlu önceki alacaklı ve temlik alan faktoring şirketi dışındaki, kambiyo senedinde ciro silsilesinde yer alan diğer kambiyo borçluları bakımından getirilmiş bir hüküm olup, kanunun 9/3 maddesi hükmünün faktoring işleminin tarafları arasında yer almayan kambiyo borçlularını ilgilendirdiği gerekçenin son cümlesinde yer alan "Bu bağlamda 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun defiler başlıklı 687. maddesi ile paralellik sağlanması hedeflenmiştir" sözlerinden anlaşılmaktadır. 6102 Sayılı TTK'nun 687/2 maddesinde "Alacağın temliki hükümleri saklıdır" hükmü yer aldığından, 6361 Sayılı Kanun'un 9/2. maddesi hükmünden hareketle faktoring sözleşmelerinde alacağın temliki hükümleri uygulanacağından, 6102 Sayılı TTKnun 687/2. maddesi ve 6361 Sayılı Kanun'un 9/2 maddesi karşısında faktoring işleminin taraflarından olan kambiyo borçluları hakkında alacağın temliki hükümlerinin uygulanacağı aynı kanunun 9/3 maddesi hükmünün ise faktoring işleminin tarafı olmayan ve ciro silsilesinde yer alan diğer kambiyo borçluları bakımından uygulanabileceği tespit edilmektedir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/1159 Esas - 2015/12752 Karar sayılı sayılı ilamı). Somut olay bakımından dosyada mübrez faktoring sözleşmesinde görüldüğü üzere davalı ... A.Ş nin faktoring işlemini dava dışı lehtar ile yaptığı, yani dosyamız davacısının dava dışı lehtara verdiği dava konusu senedin faktoring işlemine konu olduğu ve böylece davacı, dava dışı lehtar ve davalının yapılan faktoring işlemlerinin tarafları oldukları, bu sebeple yukarıda açıklandığı üzere davacının, dava dışı lehtara karşı ileri sürebileceği şahsi defileri davalı şirkete karşı da ileri sürülebileceği, Dikili 1.ASHM'nin kesinleşen 2022/64 esas, 2022/113 karar sayılı dosyasında davaya konu senedin avans çeki olduğunun ve davacının bu senetler karşılığında hizmet almadığının sabit olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine ve davacı tarafça yapılan ödemenin davacıya iadesine karar verilmiştir.( Benzer gerekçelerle verilen ilk derece mahkemesi kararınına yapılan İstinaf başvurusunu reddeden emsal karar İstanbul BAM 44. H.D 2023/583 esas, 2023/368 karar) H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, Davacının, davaya konu 25.000,00-TL bedelli senet ve bu senede dayalı olarak başlatılan İstanbul 28. İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, Davacı tarafça ödenen 36.601,11 TL nin ödeme tarihi olan 27.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,..." karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde; Alınan bilirkişi raporunun dikkate alınmadığını, tarafların farklı olduğu başka bir mahkeme kararı gerekçe gösterilerek işbu davanın kabulüne karar verildiğini, bilirkişi raporunda davaya konu olan ... seri nolu faturanın davacı tarafından sunulan cari hesap ekstresi'nde kayıtlı olduğunun görüldüğünün belirtildiğini, bu hususun davacının kötü niyetli şekilde hareket ettiğini, cari hesap kaydına yer alan faturayı bilinçli olarak ticari defterlerine işlemediğini ortaya koyduğunu, taraflarının iyi niyetli 3.şahıs konumunda olduğunu, faktoring işlemine konu olan faturadaki malların davacıya teslim edildiği ve buna dair faturanın kesildiği, ancak davacının faturayı ticari defterlerine işlemeyerek kötü niyetli hareket ettiğinin açık olduğunu, davacının iddialarına ve ticari defter ve kayıtlarına itibar edilemeyeceğini, davacının dava dilekçesinde dava dışı ....A.Ş.'nin 50.000-TL'lik mal telsim ettiğini ikrar ettiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan tüm işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığını, çekin; faktoring sözleşmesine istinaden alacak bildirim formu ve faturalar ile temlik alındığını beyanla ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava; Menfi tespit istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı, davalı vekilince yasal süre içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, uyuşmazlığa konu 30/09/2020 keşide tarihli 25.000 bedelli çek keşidecisinin davacı, lehtar cirantanın ...A.Ş, sonraki cirantanın ise davalı olduğu, çekin dava dışı lehtar ciranta tarafından faktoring işlemine konu edildiği ve davalıya devir ve temlik edildiği, Dikili1. Asliye Hukuk Mahkemesi (ATM sıfatıyla) 2022/64 Esas 2022/113 Karar sayılı ilamıyla huzurdaki davaya konu çekin, çek keşidecisi davacı tarafından çek lehtarına "avans çeki" olarak verdiğinin ve ancak çek karşılığı malın teslim edilmediği gerekçesiyle davacının çek lehtarına borcu olmadığının tespit edilerek çekin iptaline karar verildiği, kararın kesinleştiği, kesinleşen ilam ile çekin bedelsiz kaldığı sabit olduğu, davacının, dava dışı lehtara karşı ileri sürebileceği şahsi def'ileri davalı şirkete karşı da ileri sürülebileceğine dair ilk derece mahkeme gerekçesi yerinde olduğundan davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf isteminin HMK'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 2.500,22TL harçtan, peşin alınan 625,05TL harcın mahsubu ile bakiye 1.875,17TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, -Davacının gider avansından kullanıldığı anlaşılan 97,50TL istinaf masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.15/01/2026