İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 06/11/2025 YAZIM TARİHİ : 06/11/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tarihli ve 2024/827 esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, istirdat davası olup, istinafa konu uyuşmazlık, mahkemece verilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması talebine ilişkindir. Davacı tarafından, bedelleri çek ile ödenen malların da…
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/2714 KARAR NO : 2025/2300 KARAR TARİHİ : 06/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 18/07/2025 NUMARASI : 2024/827 ESAS DAVACI :... VEKİLİ : Av. ... DAVALI :... -...- ... VEKİLİ : Av. ...- DAVANIN KONUSU : İstirdat İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 06/11/2025 YAZIM TARİHİ : 06/11/2025 .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin tarihli ve 2024/827 esas sayılı ara kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, istirdat davası olup, istinafa konu uyuşmazlık, mahkemece verilen ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararın kaldırılması talebine ilişkindir. Davacı tarafından, bedelleri çek ile ödenen malların davalı tarafından teslim edilmediği, bu nedenle, davalı tarafından tahsil edilen çek bedelinin iadesi gerektiği iddia edilerek, ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş, mahkemece verilen ara karar ile ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Ara karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır. İİK’nun 257. maddesinde, hem vadesi gelmiş hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Muaccel alacaklar için alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olması, müeccel (vadesi gelmemiş) alacaklar yönünden ise, borçlunun belli bir adresinin bulunmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla hileli işlemlerde bulunması koşullarının varlığı halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği öngörülmüştür. Anılan maddede başkaca her hangi bir koşul öngörülmemiştir. İcra ve İflâs Kanunu’nun 258 maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin “alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması” yeterlidir. Mahkemenin “alacağın varlığına kanaat getirmesinden” anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bununla birlikte, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda, alacağın varlığının ve muaccel olduğunun yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması tercih edilmesi gereken bir seçenektir. Diğer hukukî himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin bir yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasanın 2’nci maddesinde yer alan “hukuk devleti” ilkesinin bir gereği olarak, bireylere etkin hukukî himaye sağlamaktır. İhtiyati haciz yargılamasında, etkin hukukî himaye sağlamak, bunu sağlarken mümkün olduğunca çabuk ve seri hareket etme gerekliliği, usul kurallarına göre maddi hukuka dayanan hakkın araştırılmasından önce gelir. Maddi hukuka göre kimin haklı kimin haksız olduğu, İİK.'nun 264. maddesi çerçevesinde itirazın kaldırılması veya itirazın iptali davası çerçevesinde ya da açılacak bir menfi tespit veya istirdat davası sırasında incelenerek sonuçlandırılacaktır. Somut olayda, davacı tarafından, bedelleri çek ile ödenen malların davalı tarafından teslim edilmediği iddia edilerek, davalı tarafından tahsil edilen çek bedelinin istirdatına yönelik davada ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, ilk derece mahkemesi tarafından, ihtiyati haciz koşulları oluşmadığından bahisle talebin reddine karar verildiği, alacağın varlığının yargılamayı gerektirmesi tek başına ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen bir sebep olmasa da, İİK'nun 258.maddesi gereğince, davacının, alacağı ve ihtiyati haciz sebepleri konusunda mahkemeye kanaat getirici delilleri ibraz etmek zorunda olduğu, davacının iddiaları ve bu amaçla ibraz ettiği belgelerin, İİK'nın 258. Maddesi kapsamında alacağın varlığı ve miktarını yaklaşık olarak ispatlayacak düzeyde bir delil olarak nitelendirilemeyeceği, 2004 Sayılı İİK'nın 257. maddesinde belirtilen yaklaşık ispat şartının sağlanamadığı, bu nedenle, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, İlk derece mahkemesi'nin ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara kararı usul ve yasaya uygun olup, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli istinaf karar harcının peşin yatırılmış olduğu anlaşıldığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve 6100 Sayılı HMK'nin 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. 06/11/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır