Başvurucu, hakkındaki hapis cezasının infazı sürecinde yasal dayanak olmaksızın koşullu salıverme kararının geri alınması ve mahsubu gereken tutukluluk süresinin dikkate alınmayarak ceza infaz kurumunda kalacağı sürenin uzamasına neden olunması nedeniyle eşitlik, kişi özgürlüğü ve güvenliği, adil yargılanma hakları ile suç ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüş, infazın durdurulması ve tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, hakkındaki hapis cezasının infazı sürecinde yasal dayanak olmaksızın koşullu salıverme kararının geri alınması ve mahsubu gereken tutukluluk süresinin dikkate alınmayarak ceza infaz kurumunda kalacağı sürenin uzamasına neden olunması nedeniyle eşitlik, kişi özgürlüğü ve güvenliği, adil yargılanma hakları ile suç ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiğini ileri sürmüş, infazın durdurulması ve tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 9/9/2013 tarihinde Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtasıyla yapılmıştır. Dilekçe ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde Komisyona sunulmasına engel bir eksikliğin bulunmadığı tespit edilmiştir. 2013/7890 başvuru numaralı bireysel başvurunun aralarındaki hukuki ve fiili irtibat nedeniyle 2013/7764 başvuru numaralı dosya kapsamında birleştirilmesine karar verilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca 24/7/2014 tarihinde, kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 15/9/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular 17/9/2014 tarihinde Bakanlığa bildirilmiştir. Bakanlık, görüşünü 14/10/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Bakanlık tarafından Mahkemeye sunulan görüş, başvurucuya 27/10/2014 tarihinde tebliğ edilmiş ve başvurucu, 9/12/2014 tarihinde Bakanlık görüşüne karşı beyanlarını Anayasa Mahkemesine sunmuştur. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, başvuru tarihinde Nevşehir E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda hükümlü olarak bulunmaktadır. Başvurucunun 1979 ila 1991 yılları arasında işlediği muhtelif suçlardan aldığı hapis cezaları Dinar Ağır Ceza Mahkemesinin 13/4/1991 tarih ve 1991/60 Müteferrik sayılı kararıyla 36 yıl ağır hapis cezası olarak içtima edilmiştir. Daha sonra aynı Mahkemenin 13/4/1991 tarih ve 1991/61 Müteferrik sayılı kararıyla başvurucunun koşullu salıverilmesine karar verilmiştir. Başvurucu, deneme süresi içinde 30/10/1991 tarihinde işlediği kasten öldürme suçundan Aksaray Ağır Ceza Mahkemesinin 22/4/1991 tarih ve E.1991/220, K.1993/83 sayılı kararı ile 20 yıl ağır hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Bunun üzerine Dinar Ağır Ceza Mahkemesi koşullu salıverme kararının geri alınmasına ve bakiye kalan 25 yıl 23 gün hapis cezasının aynen infazına karar vermiştir. Anılan her iki cezanın toplamları üzerinden başvurucunun cezaevinde kaldığı süre hesaplanarak 21/10/2000 tarih ve 4616 sayılı 23 Nisan 1999 Tarihine Kadar İşlenen Suçlardan Dolayı Şartla Salıverilmeye, Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun gereğince Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin 16/7/2002 tarih ve 2002/147 Müteferrik sayılı kararıyla başvurucunun tekrar koşullu salıverilmesine karar verilmiştir. İkinci koşullu salıvermeden sonra başvurucu deneme süresi içinde 10/10/2002 tarihinde tekrar işlediği kasten öldürme suçundan Aksaray Ağır Ceza Mahkemesinin 2/12/2008 tarih ve E.2007/241, K.2008/333 sayılı kararıyla 18 yıl hapis cezasına mahkûm edilmiştir. Bunun üzerine Manisa Ağır Ceza Mahkemesi 24/3/2011 tarih ve E.2011/26 sayılı kararıyla koşullu salıverme kararının geri alınmasına ve başvurucunun 10/10/2002 ila 30/9/2039 tarihleri arasındaki sürenin bihakkın infazına karar vermiştir. Başvurucu yukarıda belirtilen bakiye cezanın infazının başladığı 22/12/2010 tarihinden itibaren cezaevinde tutulurken 2/5/2013 tarihli dilekçe ile İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine başvurarak koşullu salıverme kararının geri alınmasına dair kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Diğer taraftan İstanbul Başsavcılığı da 9/5/2013 tarih ve 2012/1-2423 ilamat no.lu yazısıyla 11/4/2013 tarih ve 6459 sayılı İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Bağlamında Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un maddesiyle 13/12/2004 tarih ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'a eklenen geçici madde kapsamında 7/11/1982 tarihinden önce işlenen suçlardan içtimaen 36 yıl hapis cezasına hükümlü başvurucunun koşullu salıverilmesinden sonra deneme süresi içinde işlediği suçtan dolayı koşullu salıverme kararının geri alınmasına ilişkin olarak İstanbul Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24/3/2011 tarih ve eski E.1979/301, yeni E.2011/26 sayılı kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkeme, 10/5/2013 tarih ve E.1979/301 sayılı müteferrik karar ile 24/3/2011 tarih ve E.1979/301, yeni E.2011/26 sayılı kararın kaldırılmasına, halen ceza infaz kurumunda bulunan başvurucunun başka suçtan hükümlü veya tutuklu değilse derhal serbest bırakılmasına karar vermiştir. Bunun üzerine başvurucu, 20/5/2013 tarihli dilekçesi ile Aksaray Ağır Ceza Mahkemesinden tutuklulukta ve hükümlülükte geçirdiği sürelerin Mahkemece hakkında verilmiş olan 18 yıllık hükme mahsup edilerek tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. Daha sonra başvurucu, 21/5/2013 ve 12/6/2013 tarihli dilekçelerinde de Aksaray Ağır Ceza Mahkemesinden "6459 Sayılı Kanun'un maddesi ile 5275 Sayılı Kanun'a eklenen geçici madde ile 7 Kasım 1982 tarihinden önce işlemiş olduğu bir suç nedeniyle hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûm olan kişi hakkında mahkûm olduğu cezanın infazı süresince koşullu salıverildikten sonra deneme süresi içinde işlediği yeni bir suç sebebiyle koşullu salıverilme kararı geri alınamaz düzenlemesi gereğince İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 10/5/2013 tarih ve E.1979/301 sayılı dosyasından 24/3/2011 tarihinde verdiği şartlı tahliyenin geri alınması kararının kaldırılmasına karar verilmiş olduğundan kararla birlikte başka suçtan tutuklu veya hükümlü değil ise derhal salıverilmesine karar verilmiş olduğunu ve hükümlünün 16/7/2002 tarihinde 21/12/2000 tarih ve 4616 sayılı Kanun gereğince tahliye edildikten sonra işlemiş olduğu yeni suçtan dolayı 2002 tarihinden önceki cezaların şartla tahliyesi geri alınamaz, 2002 yılında işlemiş olduğu suçun cezasının büyük bir kısmını tutuklu olarak geçirmiş ve 2008 yılında 5271 sayılı CMK'nun maddesi gereğince tahliye edilmiş olduğundan 2010 yılından bu yana hükümlülükte geçen süre ile Adana Ağır Ceza Mahkemesinin beraat ile sonuçlanan dosyasından yattığı süreler hesap edildiğinde hükümlünün hakkında fazladan ceza infaz edilmekte olduğu" gerekçesi ile tahliyesini talep etmiştir. Diğer taraftan, Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı, 4/6/2013 tarih ve 2012/824 sayılı yazıları ile başvurucuya ait anılan Aksaray Ağır Ceza Mahkemesinin 11/12/1995 gün ve 1995/136 Müteferrik sayılı içtima kararıyla verilen toplam 23 yıl 10 ay 20 gün hapis cezasından dolayı hükümlü hakkında verilen koşullu salıverme kararının, deneme süresi içinde 10/10/2002 tarihinde işlediği kasten öldürmek suçundan, Mahkemenin E.2007/241, K.2008/333 sayılı kararıyla verilen 18 yıl ağır hapis cezasına mahkûm edilmiş olması sebebiyle başvurucu hakkında 1/3/1926 tarih ve mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun maddesi ve 5275 sayılı Kanun'un maddesinin (12) ve (13) numaralı fıkraları gereğince geri alınmasına karar verilip verilmeyeceği hususunda değerlendirme yapılması talep etmiştir. Aksaray Ağır Ceza Mahkemesi, 17/6/2013 tarih ve 2013/670 Değişik İş sayılı kararı ile başvurucu hakkındaki aşağıda belirtilen hükümleri değerlendirerek başvurucunun ceza infaz kurumunda kalacağı süreyi belirlemiştir:a. 1982 tarihinden önce işlemiş olduğu cezalar Dinar Ağır Ceza Mahkemesinin 13/4/1991 tarih ve 1991/60 sayılı kararı ile 36 yıl ağır hapis cezası olarak içtima edilmiş, yine Dinar Ağır Ceza Mahkemesinin 1991 tarih 1991/61 sayılı kararı ile hükümlünün 12/4/1991 tarih ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun Geçici maddesinin (b) bendi uyarınca bu cezadan dolayı 13/4/1991 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere koşullu salıverilmiştir.b. Koşullu salıverilmeden sonra deneme süresi içerisinde 30/10/1991 tarihinde kasten adam öldürmek suçunu işlediği ve Aksaray Ağır Ceza Mahkemesinin 22/4/1993 tarih ve E.1991/220, K.1993/83 sayılı ilamı ile kasten öldürme suçundan 20 yıl ağır hapis ve müessir fiil suçundan 2 yıl 2 ay 20 gün hapis ile cezalandırılmış ve bunun üzerine İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 15/12/1994 tarih, 1979/301 sayılı ek kararı ile Dinar Ağır Ceza Mahkemesinin anılan kararı ile verilen koşullu salıverme kararının geri alınmasına karar verilerek ikinci suç işleme tarihi olan 30/10/1991 ile bihakkın tahliye tarihi olan 22/11/2016 arasındaki sürenin aynen infazına karar verilmiştir.c. Aksaray Ağır Ceza Mahkemesince hükümlünün yukarıda belirtilen 20 yıl ağır hapis ile 2 yıl 2 ay 20 gün hapis ve 15/10/1994 tarihinde işlemiş olduğu firar suçu nedeniyle Kayseri Ağır Ceza Mahkemesinin 18/5/1995 tarih ve E.1994/167, K.1995/40 karar sayılı ilamı ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezalarının 23 yıl 10 ay 20 gün hapis cezası olarak içtimasına karar verilmiştir.d. Kayseri Ağır Ceza Mahkemesinin 16/9/2005 tarih ve aynı sayılı ek kararı ile firar suçu nedeniyle aldığı 1 yıl 8 ay hapis cezasının 5 ay hapse indirilmesi üzerine Aksaray Ağır Ceza Mahkemesinin 31/3/2010 tarih ve 2010/245 sayılı içtima kararı ile cezaları 22 yıl 7 ay 20 gün hapis cezası olarak yeniden içtima edilmiştir.e. Başvurucunun koşullu salıverme kararı geri alınan 30/10/1991 - 22/11/2016 tarihleri arasındaki 25 yıl 23 günlük süre ile Aksaray Ağır Ceza Mahkemesince içtima edilen 22 yıl 7 ay 20 gün hapis cezalarının infazına Manisa Başsavcılığınca 4/1/1995 tarihinde başlanmıştır.f. Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin 16/7/2002 tarih ve 2002/147 Müteferrik sayılı kararı ile başvurucunun 16/7/2002 tarihinden geçerli olmak üzere koşullu salıverilmesine karar verilmiştir.g. Başvurucu tahliye edildikten sonra deneme süresi içerisinde 10/10/2002 tarihinde kasten öldürme suçunu işleyerek Aksaray Ağır Ceza Mahkemesinin 2/12/2008 tarih ve E.2007/241, K.2008/333 sayılı ilamı ile 18 yıl hapis cezası ile cezalandırılmıştır.h. Başvurucunun, yeniden suç işlemiş olması nedeniyle İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 8/11/2010 tarih ve E.1979/301 sayılı kararı ile başvurucunun Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin anılan kararı ile verilen koşullu salıverme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.ı. Daha sonra İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi, 24/3/2011 tarih ve eski E.1979/30, yeni E.2011/26 sayılı kararının kaldırılmasına karar vermiştir (§ 14).i. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin koşullu salıverme kararının kaldırılmasına karar verdiği 8/11/2010 tarihli karar, 7/11/1982 tarihinden önce verilmiş olan içtimalı 36 yıl hapis cezası ve 7/11/1982 tarihinden sonra işlenen Aksaray Ağır Ceza Mahkemesince ve Kayseri Ağır Ceza Mahkemelerince verilen içtimaen 22 yıl 7 ay 20 gün hapis cezası ilamlarının da bulunduğu belirtilmiştir. Diğer taraftan Aksaray Ağır Ceza Mahkemesi anılan kararında, başvurucunun 4616 sayılı Kanun uyarınca 2002 tarihinden önceki koşullu salıverilme kararının geri alınamayacağı iddiasını değerlendirerek "Yargıtay Ceza Dairesinin 12/4/2005 tarih ve E.2005/869, K.2005/795 sayılı kararında da belirtildiği üzere 4616 sayılı Yasa, 3713 sayılı yasanın geçici infaz hükümlerinin aksine koşullu salıverilmenin geri alınmasına ilişkin hükümleri askıya almamıştır, bir başka anlatımla 4616 sayılı yasa koşullu salıverilme kararının geri alınmasına engel bir hüküm içermemektedir" gerekçesi ile talebini reddetmiştir. Başvurucunun Adana Ağır Ceza Mahkemesinin beraat kararına ilişkin aynı dosyadan tutuklu kaldığı sürenin mahsup edilmesi talebi de "hükümlünün tutuklu kaldığı suçlardan dolayı beraat etmediği, hükümlünün Adana Ağır Ceza Mahkemesinin görev alanına giren bir kısım suçlar nedeniyle beraatina karar verilerek dosyanın tefrik edilerek görevsizlikle Aksaray Ağır Ceza Mahkemesine gönderildiği, hükümlünün Aksaray Ağır Ceza Mahkemesi'nin E.2011/9 sayılı dosyası üzerinden tutuklu olarak yargılamasının yapıldığı ve neticeten mahkûm edildiği, dolayısıyla tutuklu olarak kaldığını iddia ettiği suçlar nedeniyle beraat etmediğinden ve hükümlünün infaz edilmekte olan cezasının kesinleşmesi sonrasında Adana Ağır Ceza Mahkemesinin dosyasındaki suçların işlendiği" gerekçesi ile reddedilmiştir. Başvurucunun karara yaptığı itiraz, Niğde Ağır Ceza Mahkemesinin 10/9/2013 tarih ve 2013/725 Değişik İş sayılı kararı ile reddedilmiş ve karar, başvurucuya 8/10/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 9/9/2013 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Yukarıda belirtilen süreçler dışında başvurucunun 1/8/2012 tarihli kanun yararına bozma talebi Adalet Bakanlığının 31/12/2013 tarih ve 2011/16457/74531 sayılı yazıları ile reddedilmiştir. Başvurucunun, Aksaray Ağır Ceza Mahkemesi, Manisa Ağır Ceza Mahkemesi ve İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin başkan ve üyeleri hakkında Hâkim ve Savcılar Yüksek Kuruluna yaptığı şikayetlerin işleme konulmamasına yönelik kararlarına itirazları Kurulun 19/6/2013 tarih ve 2013/527 sayılı ile 18/9/2013 tarih ve 2013/667 sayılı kararları ile reddedilmiştir. Başvurucunun 2/12/2013 havale tarihli Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yaptığı kanun yararına bozma başvurusu Adalet Bakanlığına yapılması gerektiği gerekçesi ile 24/2/2014 tarih ve KYB-2014/3102 sayılı kararı ile reddedilmiş ve dilekçe Adalet Bakanlığına gönderilmiştir.B. İlgili Hukuk 6459 sayılı Kanun'un maddesiyle 5275 sayılı Kanun'a eklenen geçici maddesi şöyledir:"7 Kasım 1982 tarihinden önce işlemiş olduğu bir suç dolayısıyla hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkum olan kişi hakkında, mahkum olduğu cezanın infazı sürecinde koşullu salıverildikten sonra deneme süresi içinde işlediği yeni bir suç sebebiyle koşullu salıverilme kararı geri alınmaz." Anayasa Mahkemesinin 18/7/2001 tarih ve E.2001/4, K.2001/332 sayılı kararı ile iptal edilen 4616 sayılı Kanun'un maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir: "Müebbet ağır hapis cezasına hükümlü olanların çekmeleri gereken toplam cezalarından; şahsî hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûm edilenler ile aldıkları ceza herhangi bir nedenle şahsî hürriyeti bağlayıcı cezaya dönüştürülenlerin toplam hükümlülük süresinden on yıl indirilir. İndirim, verilen her bir ceza için ayrı ayrı değil, toplam ceza üzerinden bir defaya mahsus yapılır. Ancak bir kişinin muhtelif suçlarından dolayı cezaları ayrı ayrı tarihlerde verilmiş olsa bile, bu cezalarının toplamı üzerinden yapılacak indirim on yılı geçemez.Tâbi oldukları infaz hükümlerine göre çekmeleri gereken toplam cezalarından veya toplam hükümlülük sürelerinden on yıllık indirim yapıldıktan sonra ceza süresi veya hükümlülük süresi dolmuş olanlar, iyi hâlli olup olmadıklarına bakılmaksızın ve istemleri olmaksızın derhal; toplam cezaları on yıldan fazla olanlar ise tâbi oldukları infaz hükümlerine göre fazla olan cezalarını çektikten sonra şartla salıverilirler." Anayasa Mahkemesinin 28/5/2002 tarih ve E. 2002/99, K. 2002/51 kararı ile iptal edilen 21/5/2002 tarih ve 4758 sayılı Kanun ile değişik 4616 sayılı Kanun'un maddesinin (2) numaralı fıkrası şöyledir: "Müebbet ağır hapis cezasına hükümlü olanların veya şahsî hürriyeti bağlayıcı cezaya mahkûm edilenlerin ya da aldıkları ceza herhangi bir nedenle şahsî hürriyeti bağlayıcı cezaya dönüştürülenlerin tâbi oldukları infaz hükümlerine göre çekmeleri gereken toplam cezalarından on yıl indirilir. İndirim, verilen her bir ceza için ayrı ayrı değil, toplam ceza üzerinden bir defaya mahsus yapılır. Ancak bir kişinin muhtelif suçlarından dolayı cezaları ayrı ayrı tarihlerde verilmiş olsa bile, bu cezaların toplamı üzerinden yapılacak indirim on yılı geçemez.Birinci paragraf hükümlerine göre çekmeleri gereken toplam cezalarından on yıllık indirim yapıldıktan sonra ceza süresi dolmuş olanlar, iyi halli olup olmadıklarına bakılmaksızın ve istemleri olmaksızın derhal; toplam cezaları on yıldan fazla olanlar kalan cezalarını çektikten sonra şartla salıverilirler." 26/9/2004 tarih ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun maddesi şöyledir:“(1) İşlendiği zaman yürürlükte bulunan kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. İşlendikten sonra yürürlüğe giren kanuna göre suç sayılmayan bir fiilden dolayı da kimse cezalandırılamaz ve hakkında güvenlik tedbiri uygulanamaz. Böyle bir ceza veya güvenlik tedbiri hükmolunmuşsa infazı ve kanunî neticeleri kendiliğinden kalkar. (2) Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.(3) (Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./mad) Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.(4) Geçici veya süreli kanunların, yürürlükte bulundukları süre içinde işlenmiş olan suçlar hakkında uygulanmasına devam edilir.” 5275 sayılı Kanun’un maddesi, 765 sayılı mülga Kanunu'nun maddesi.